Alevilik bir din midir? II

loading
7 Temmuz, Salı
£

8.56

7.73

$

6.87

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Alevilik bir din midir? II

Alevilikle ilgili yazı geniş ilgi gördü. O yazının sonunda kullandığım, "Bu bir din değildir ve hatta mezhep de değil, bir inanç sistemidir, bu iddianın ayrıntılarını bir başka yazıda ele alırız." Biçimindeki cümle tamamlanmazsa, konu eksik kalırdı.

Günümüzde Alevilik diye tanımlanan, Osmanlı döneminde yaygın olarak Rafızilik (resmi söylemde) veya Kızılbaşlık (halk ağzında) diye geçen inanç sisteminin, İslâmın Türk yorumu olduğunu, Anadolu'da Mazdekçilik, eski Yunan antikitesi ve başka antik inanç sistemlerinin de İslâm ile harman oldukça, kendilerini Türkmen Aleviliği ile özdeşleştirerek, bir tür resmiyet arayarak çağımıza geldiklerini, o yazıda kısaca anlatmıştım. Anadolu Aleviliği dediğimiz, İslâmın Türkmen yorumunun da aslında islâm kılıfı gerçirilmiş eski Türk inancı şamanizmin bir başka düzeyde sürdürülmesi olduğundan, dem vurmuştuk.

X.yy'da, İran sınırındaki Türkleri müslümanlaştırmakla görevli olan İbn-i Fadlan, üçyüz yıldan beridir bu amaçla uğraşan amirlerine yazdığı yazılarda, "bunların müslümanlığı, şamanizmle karışık özel bir müslümanlıktır" der. Yazıyı dipnotlarla donatıp, üniversite yayınına çevirmemek üzere kaynak yazmıyorum. Meraklısı, mail atsın, kaynakları vereyim. XIX. Yy'da, 1856'da Çukurova'da Türkmenleri zorla iskân etme görevini yerine getiren Osmanlı paşası da yazdığı kitapta, "bunları zorla köylere iskân ettik, namaz kılmayı da zorunlu kıldık ama bir köy bana bir dilekçe ile baş vurarak, 'bizim köy 100 hane, yanımızdaki köy, 500 hane! Siz, onlara da bize de günde beş defa namaz mecburiyeti koydunuz. Bu adalet mi?' dediler." Diye yazar... Yani aradan 900 yıl geçmiştir ama Türkmen'in müslümanlığı halâ kendine göredir! Şamanizm etkileri halâ devam etmektir... Aslına bakarsanız, sünni olduğu ileri sürülen, Osmanlı'nın müslümanlığı da kendine göredir ama o da başka bir konu...

Peki, şamanizm bir din midir? Hayır... Max Weber, toplumların gelişiminde büyü, din ve bilim gibi bir yol izlendiğini, ileri sürer! En eski inanç sistemi, büyüdür. Büyü, Weber'e göre, rasyonel bir amaca varmak için; irrasyonel araçlar kullanma girişimidir. Yani somut birşey elde etmek için, akıl dışı bazı yollara başvurmaktır büyü. Din ise, irrasyonel bir amaca varmak için, (cennet, öteki dünya); rasyonel yollara başvurmadır! Birbirlerinin tam tersidirler. Ve Prof. Oğuz Adanır, şamanizmin büyüden başka hiçbirşey olmadığını ileri sürer. Günümüzde bile yaşayan şamanist geleneklerimize bakarsanız, yaınız Alevilik'te değil; ama resmi Türk islâmında bile, büyünün rolünü görürsünüz. Öte yandan, şamanizm ile islâmın bir harmanı olan bir inanç sistemini, ayrı bir din gibi yorumlamanın olanaksızlığını da görürsünüz.

Peki, inanç sistemi ile dinin farkı nedir?

Weber, bir inançlar siteminin, din olarak tanımlanabilmesi için, üç özellik içermesini öngörür: 1) Dünya ve evrenle ile ilgili kapsamlı ve bütünlüklü bir keramet iddiasına dayanmalı, 2) Akla dayanan bir metafiziği ve etiği olmalı, 3) Din dışı bir mümin kitlesi bulunmalı!

Yani yerel bir inanç biçimi, din olarak yorumlanamaz. Bütün evrenle ilgili keramete dayalı bir iddiası olmayan bir inanç sistemi, din olarak yorumlanamaz. Kendi metafiziğini akla dayalı olarak izah edemeyen ve büyüsel yöntemler, ritüeller ve akıl dışı yöntemlerle "kurtuluş"a varmayı bekleyen bir inanç, din olarak yorumlanamaz. Ve kendi dinsel kadrolarından başka, dinsel pratiği yerine getirmeden, inanları olmayan (yani, mürüdü olup da mümini olmayan) bir inanç,din diye yorumlanamaz. Ve Weber'e bir katkı olmak üzere bir ek de ben yapayım: İktidar ilişkileri, yani öznesi ile nesnesi olmayan bir inanç sistemi de din diye yorumlanamaz. Sonuc itibarıyla bütün dünyasal dinler,bir biçimde siyasi iktidarı da ele geçirmekle, din haline gelmişlerdir. Bu bakımdan, Şiilik bir mezhep olabilmiştir. (İran'da iktidarı ele geçirebildiği için.)

Alevilik, İslâmın Türk yorumunu içeren bir inanç sistemidir. Ayrı bir din ve hatta sosyolojik anlamda mezhep de değildir. Türk islâmıdır... Bu bakımdan Aleviler de bir azınlık değiller, hem Osmanlı'nın hem de Türkiye Cumhuriyeti'nin asli kurucularıdırlar. Ortada bir Alevilik sorunu varsa, bu Türkiye devlet paradigmasının, laiklik ile laikpersetliği bir birine karıştırması, laisizm ile sekülerleşmeyi birbirinden ayıramaması, demokrasiyi bir türlü hazmedememesi ve ulusal bütünlüğün, devlet eliyle yaratılan homojen bir insan tipi ile gerçekleşebileceğini sanmasındandır. Demokrasi geliştikçe de bu sorun çözülecektir. Bunun için yapılması gereken tek şey, büyük sosyolog ve tarihçi, hemşehrimiz Niyazi Berkes'in laiklik tanımın kavramaktır:

"Laisizm ve sekülerleşme, kutsiyetin, kutsal alan dışındaki bütün alanların dışına atılmasıdır." Yani camii'nin ve cem evinin(ve tabii ki kilisenin ve havranın) dışında, hiçbirşey kutsal değildir!

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.