Ben ne dedim?

loading
30 Mayıs, Cumartesi
£

8.42

7.57

$

6.82

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Ben ne dedim?

Geçtiğimiz cumartesi günü YDÜ Kütüphanesi, 4. Salon'da, düzenlenen bir panelde, CTP'nin 40.Yıl Tezleri Taslağı'nda yer alan bir ifadenin anlamı konusunda tartıştık.

Panel CTP'nin TV kanalı tarafından filme de çekildi, her halde yayınlanacak da… Ama ertesi günkü Yeni Düzen'de, panelistlerin görüşlerinin aktarıldığı haberde, benim görüşlerimin bir kısmı doğru, bir kısmı yanlış aksettirildi. Günahına girmeyeyim, gazetenin genel yayın yönetmeni, haberi kaleme almadan önce bütün panelistler gibi beni de aramış ama "telefon engelli" olduğum için, Cenk'le konuşamadım. O da muhabirinin anladığı kadarını yazdırmak zorunda kaldı. Önce yanlıştan başlayalım:

Ben o konuşmada, "ekonomi Marxist ilkelere göre yönetilmelidir", demedim… Marx'tan bahsettim, evet… Ama şunu dedim: " Sovyet deneyiminin çökmesi, Marx'ın kapitalizm eleştirisinin hiçbir ögesini yalanlamış değildir. Ne Değer Teorisi, Ne Ücret Teorisi, ne Artı Değer Teorisi, ne kapitalizmin dönemsel kaçınılmaz bunalımları ile ilgili tespiti, yalanlanmış değildir. Hepsi de gerçek olarak ortada duruyor. Bu bakımdan Marx'ın yanlış anlaşılmasına dayalı olan Sovyet ekonomisinin çöküşü, Marx'ın karşıtı olan Adam Smith'in haklı çıkması olarak ele alınıp, tek yol liberalizm diye algılanamaz!" O gün tartışılmakta olan şey, "Kapitalizm koşullarında bir sosyalist parti hükümete geldiğinde, nasıl bir ekonomi politikası uygulamalıdır? Sosyal Pazar Ekonomisi nedir?" olduğu için, "ekonomiyi marxist kurallara göre yönetmeyi" önermek, ya bir dinazor aklı olurdu, yahut da Müslüman mahallesinde salyangoz satmak… İlgisi yok! Ama böyle bir teorik konuyu belki de hiç dinlememiş olan muhabir arkadaşımız, söylediklerimden o anlamı çıkarmış, biz de telefonu açmayarak, haberin o şekilde çıkmasına vesile olmuşuz.

Doğruya gelince:

Sektörel Asgari Ücret önerisine şiddetle karşı çıktığım doğrudur. Neden?

Önce asgari geçim koşullarını tespit edip, her çalışmaya başlayana o ücreti vermek ve ondan sonra da çalışanın üretkenliğine, işinin gerektirdiği kalifikasyona, işin gerektirdiği emeğin yoğunluğuna bağlı olarak, bunun üzerinde her sektör için ayrı ayrı kriterler saptayıp, ücretleri yukarı doğru düzenlemek diye de ifade edilebilecek bir "sektörel asgari ücret"e karşı çıkmak için akıldan yoksun olmak gerekir. Ama "gizli gündem", bu değil! Bu lâftan, yabancı işçileri, daha doğrusu "göçmen işçileri" murat eden, geniş bir çevre var ve bunun kulisini yapanlar da onlar. Deniliyor ki:

" Adamın asgari geçim düzeyi, bizim yerli işçimiz kadar değil ki! Bizimki 1200 lira ile geçinemezken, o 600 lira ile geçinip, geriye kalan 1200 lirayı da memleketine gönderip, orada ev yaptırıyor! Hem 600 lira yurt dışına kaçırılmış oluyor ve hem de daha çok göçmen işçinin gelmesi özendirilmiş oluyor! Herkesin kendi memleketinde asgari ücret neyse, biz de burada ona bunu verelim!"

Bu softa şaşırtmacası, o gün kürsüden inince bana bile söylendi! Asıl niyet de budur…

Vietnamlı'ya başka, Pakistanlı'ya başka, Nijeryalı'ya başka, Türkiyeli'ye başka, KKTC'liye de başka asgari ücret! Bunu açıkça söylenmesinin ne anlama geleceği bilindiğinden de "sektörel" diye bir kılıf uydurmak! Nasılsa Vietnamlılar'ın evlerde, Türkiyeliler'in inşaatlarda, Afrikalılar'ın lokantalarda çalıştığını herkes biliyor ama dışarıdan bilmeyenlere, yuttururuz. Hele AB'ye… Çünkü bunu söyleyenler, bir yandan da AB'ci… Bilindiği gibi "Şükran Sektörü" şimdilik gücünü yitirdi, şimdi herkes "AB Sektörü"nden ekmek yemekte. Onları da ürkütmemek lâzım.

Bu istek, her şeyden önce ırkçılıktır… Ondan sonra, yüz yıllık eşit işe eşit ücret ilkesinin ortadan kaldırılmasıdır. Daha sonra, emekçilerin ulusal kimliklerine göre bölünmesidir. Daha daha sonra, 18. Yy vahşi kapitalizmi'nin hortlatılması girişimidir. İnsanlığa bile aykırıdır.

Evet, buna karşıyım ve karşı olmaya da devam edeceğim…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.