Lütfen hoş geliniz Cemil Bey...

loading
4 Haziran, Perşembe
£

8.47

7.57

$

6.75

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Lütfen hoş geliniz Cemil Bey...

"Cemil bey üstüne alınmasın" dedik ama alındı demek ki…

E tabii, "şükran"dan protestoya uzanırsanız, alınır adam…

Kendi açısından, haklı. İlgimi çeken, koskoca Türkiye Cumhuriyeti Başbakan Yardımcısı'nın, bula bula herhangi birinin de söyleyebileceği bir yanıt vermesi:

"Kendimi yeşil hattın güneyinde sandım…"

Buna asıl da "Vay yahuuuu!" denilir…

Çevresindeki bütün komşuları ile sıfır problem politikası uygulayan AKP hükümetinin başkan yardımcısı, illâ ki sadece bizimle "problem" yaşamaya uğraşıyor sanki de…

Buyrun işte yıllardır söylediğimizi, şimdi sektörün kendisi söylemeye başladı:

Senin, fiziksel olarak haftada kaç adet yolcu getirme kapasiten var da canım kardeşim, 20 bin turist yatağı oluşturmak için devletin kaynaklarını rüzgâra savurdun?

Şimdi ekonominin "karadeliği" diyorsun ama CYPFRUVEX'i, Telekomünikasyon Dairesi'ni, Elektrik Kurumu'nu, Toprak Mahsülleri'ni, ben mi kurdum, Ziya Müezzinoğlu mu?

Az kaldı bütün Omorfo bahçeleri de kooperatif yapılıp, KİT haline getirilecekti, unuttunuz mu?

"Sizi domatese boğarız" denildiği zaman, bu muhterem o hükümette de bakan değil miydi?

O zaman da "yapmayın tarım çökecek, köylü de devlet kapısında memur olacak" diyenler gene bu sendikalar değil miydi?

O zaman da bunlara adres olarak yeşil hattın güneyi gösterilmemiş miydi?

Elimizde kalan son üretim kalesi Yeşilırmak'ın da suyun altına gömülmesi için, sayın Türkiye Büyükelçisi'nin işi gücü bırakıp, köy yolarına düşerek orada istiskal edilmeyi bile göze aldığını, ne çabuk unuttuk?

Güzelyurt Derivasyon Projesi diye, Lefke'den Omorfo'ya kadar, tarım arazilerinin istimlâk edilmeden bölünüp tarımın içine edilmesi, benim mi marifetim idi?

Dünya finanas sisteminin dışında kalıp, "finans merkezi" olmayı; dünya iletişim sisteminin dışında kalıp "üniversite merkezi" olmayı; çifte gümrükle boğuşup, "ticaret merkezi" olmayı, ben mi aklettim?

Her "olmaz" denildiğinde, "açığınızı karşılarız, dayanın" diyen ben miydim?

Ben mi kurdum bu düzeni?

Ahmet Kaptan mı?

Benim hatırladığım her adımda akıl fikir Ankara'dan geldi dendi, bunlar da karşı çıkıp, adlarını Rumcu yazdırdılar…

Kırk senedir bol keseden vermişsiniz…

Oluşturduğunuz akla ziyan ekonomik sistemsizliğin çaresi olarak, herkesin memur yazılmasını siz önermişsiniz.

Her "yapmayın da üretim ölecek" diyeni de Rumcu ilân edivermişsiniz…

Şimdi diyorsunuz ki: "Bu böyle olmaz…"

Bizim Kıbrıslı Türk ağzıyla, "Eyya… Olmaz! Olmazdı… Kırk yıldır, söylerik…"

Ama her uygulama, toplumda karşılığını bulur.

Kırk yıldır devam eden yanlış da kendi toplumsal karşılığını buldu…

Ortalama insan, "madem ki parayı verir, susun" deyip, düzenini o düzensizliğe göre kurduğundan, şimdi paçası tutuştu…

Reaksiyon da mı göstermesin?

"Tepki bir kişiye, Türk insanına, Türkiye'ye ya da Türklüğe değil, bir anlayışadır" demiştik dün…

Meğer aynını Ercan Kavşağı'nda KTAMS başkanı da söylemiş.

"Bu anlayışa" diyerek, devam etmiş…

Karşılığı, " Rum bunlar…" gibi bir şey!

1970'li yıllarda Türkiye'de "komünizm yasak olmasın" demek de yasaktı…

Aynen…

İşin doğrusu, Kıbrıslı Türkler'in böyle bir kompleksi yok!

Hiç de olmadı…

Çünkü tarih o bakımdan kompleks duyacakları hiçbir kanıt sunmaz meraklısına.

Herkesin etnik kökeni ile ilgilenmeyi de ayıp kabul eder…

Yoksa!

Bu konuda belki de en rahat Türk topluluğudur, kayıtlı kuyutlu "Türktür" diye sürülen bir topluluk…

Bu halka, her ikide birde başka adresler gösterirseniz, o da size ayni tavrı geliştirir ve yazık olur.

Acaba diyorum, bu Kıbrıs'tan Sorumlu Bakanlık'ın iptal edilip, meselenin Davutoğlu'na bağlanmasını mı talep etsek?

Bu üslupla sayın Çiçek, 150 yıldır Rumlar'ın yapamadığını yapacak, Türkiye ile Kıbrıs insanını kavga ettirecek…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.