Seyirci kalınamaz

loading
3 Haziran, Çarşamba
£

8.46

7.54

$

6.72

TOROS

Rauf R. DENKTAŞ
rdenktas@kibrispostasi.com
Rauf R. DENKTAŞ
A- A A+

Seyirci kalınamaz

Rum tarafında yaşayan yüzlerce Kıbrıslı Türk, kime ve neye kandıkları belli değil, Rumların seçimlerinde Rum partilerinin listelerine oy verdi.

Yaptıkları işin 1960'da Türklere verilmiş olan "iki eşit halktan biri olma" statüsüne ve eşit siyasi ortaklığa ne kadar ters düştüğünü, hatta bunu kökten inkâr olduğunu bilenler herhalde pek azdı ancak bu, durumun vehametini hafifletecek bir şey değildir.

Bu nedenle Başbakan ile DP Başkanının konuya gösterdikleri ilgi ve duyarlılık desteklenmelidir.

Rum'a oy verenlerin bilerek veya bilmeyerek yaptıkları, 1960 Antlaşmalarının temelini teşkil eden "Kıbrıslı Rumlar ile Türklerin ortaklığını ve siyasi eşitliğini ortadan kaldırarak Rum siyasetinin temelini teşkil eden TEK HALK GÖRÜŞÜNE VE FELSEFESİNE YARDIM EDER Kİ, BU DA KIBRIS'TA TÜRKLÜĞÜN SONU OLUR.

Bu duruma nasıl gelindi?

Rum tarafında yaşayan, Rum'dan daha da Rumcu, bir Aziz efendimiz vardır.

Bu efendiler efendisi, demokratik haklarına o kadar düşkündür ki(!) Rumların seçimlerinde oyunu "Kıbrıslı" olarak kullanmak ister. Seçim memurları kendisine "Türk halkı olarak Rumların seçimine iştirak edemezsiniz. 1960 Anayasası buna engeldir" der.

Aziz efendi, vatandaşlık hakkını kullanmağa o kadar bir merak sarmıştır ki, bu kararı kabul etmez ve Güney'deki Rum Yüksek Mahkemesine müracaat eder. Mahkeme de ayni görüştedir.

Anayasaya göre Türklerle Rumların seçimleri ayrı ayrı yapılır, bir Rum Türklerin seçimlerinde oy kullanamayacağı gibi, bir Türk de Rumların seçimlerinde oy kullanamaz.

Efendiler efendisi, vatandaşlık haklarına düşkün(!), Türk-Rum ayırımı tanımayan Aziz efendi, bunun üzerine konuyu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine götürecek finansmanı bulur ve konuyu bu mahkemeye götürür.

Mahkemede ne olduğunu tahmin etmek zor değildir.

Aziz efendi adına hakimlere "Kıbrıs'ta yaşayan bir Kıbrıs vatandaşı olan Aziz efendinin oy kullanmasına engel olunduğu" söylenir.

"Kıbrıs Hükümeti" adına "canım, bizim itirazımız yok ama, bu ayırımcı, adaletsizlik kaynağı 1960 Antlaşmaları elimizi kolumuzu bağlamış; ne yapalım?" şeklinde bir müdafaa yapılır.

Ve Mahkeme vatandaşın oy kullanma hakkını teslim eder. Unutmayınız, AİHM'ne göre de Kıbrıs'ta tek devlet, tek hükümet, tek halk varmış!

Aziz efendinin bu "oyunu", ülkeyi, halkı, ekonomiyi ve kurumları birleştirme siyasetini güden Rum liderliğinin onayı ve desteği ile oynadığından şüphe edilemez.

O günden bu güne.

Aziz efendi ile arkadaşlarının bütün gayreti Güney'de yaşayan masum Türkleri, kendi işlerine gelen bir partinin lehine oy kullanmaya teşvik yönünde olmuştur.

Ve başarmışlardır.

Ayni zamanda Hristofyas ve partisi AKEL de Güney'de siyasi kurumları birleştirmekle övünebilirler.

Türk solculardan aldıkları yardım ve destek ile övündükleri gibi.

Oynanan oyun ciddidir.

Başbakan ile DP Başkanının reaksiyonları yerindedir ancak bu sadece beyanatta kalmamalıdır.

Rum tarafında oy kullanmış olan Türkler Kuzey'e geçmek için kapılarımızda KKTC Kimlik kartını kullanıyorlarsa, bu kartlar ellerinden alınmalıdır.

Ve düşünmeliyiz.

Aziz efendinin kimliği, kimlere hizmet ettiği bilinmekteydi. Aziz efendi" "alicengiz oyununu" başlatır başlatmaz uyanık davranılmalı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine müdahil olarak KKTC ve/veya Türkiye olarak iştirak etmeli, Kıbrıs meselesi bütün detayları ile mahkemeye anlatmalıydı.

Bu konulardaki hareketsizliğimizin cezası, gün gelecek, çok ağır olacaktır.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.