Cenevre görüşmeleri

loading
29 Mayıs, Cuma
£

8.41

7.57

$

6.82

A- A A+

Cenevre görüşmeleri

Beklenen gün geldi, Cumhurbaşkanları yaklaşık 4 saat görüştü ve kritik olarak nitelendirilen gün geçti, gitti.

26 Ocak'ta Kıbrıs Türk ve Rum Cumhurbaşkanlarının Cenevre'deki görüşmelerinde gerçekte hiçbir ilerleme kaydedilmedi.

Genel Sekreter'in ortaya koyduğu, iki lider arasındaki müzakerelerde ilerleme olduğu değerlendirmesi çokta doğru değil.

Belli ki hem BM Genel Sekreteri, hem de Hristofyas akıllarını kendi seçimlerine takmışlar.

BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon'da ikinci dönem tekrar seçilmenin hayalleri ile tarafların ve Güvenlik Konseyi Daimi Üyelerinin tepkisini çekmemek için özellikle suya sabuna dokunmamaya gayret ediyor.

Buna rağmen Genel Sekreter Kıbrıs Türk tarafının sunduğu, konunun çözümlenmesi arzusu doğrultusunda ve müzakereleri ileriye götürücü nitelikteki yapıcı öneriler, yol haritası ve müzakereler boyunca takındığı olumlu tutumu nedeni ile duyduğu takdiri de gizleyemedi. Kendisi doğrudan değilse bile yardımcıları, BM'nin ekip olarak algıladıkları bu izlenimi, açık sözlülükle dile getirdiler.

Genel Sekreter Ban, Şubat ayı sonunda Kıbrıs görüşmelerinde gelinen noktaya ilişkin BM Güvenlik Konseyine rapor sunacak.

Şubat ayı sonunda sunacağı raporunu, zaman sınırı olarak ortaya koyarak müzakerelerin ilerlemesine bir ay süre verdi.

Büyük bir olasılıkla Cumhurbaşkanları arasında yeni bir görüşme Mart sonunda veya Nisan başlarında tekrar yapılacak ve Temmuz başına kadar da ara verilecek.

Cumhurbaşkanı Eroğlu'nun çözüme yönelik yaptığı önerilere karşılık, Hristofyas'ın tavrı tamamen çözümsüzlüğe ve özellikle de zaman kazanmaya yönelik oldu.

Zaten BM'nin ileri gelen diplomatlarının görüşleri, Kıbrıs Rum Cumhurbaşkanı Dimitris Hristofyas'ın "zamana oynayan bir tutum" sergilediği şeklinde.

Hristofyas Cenevre görüşmesinde 22 Mayıs'ta Rum tarafında yapılacak seçimlere yönelik yatırım peşinde davrandı ve tamamen iç tribünlere oynadı.

Niyeti adaya bir kahraman gibi dönmek ve seçimlere yatırım yapmak olduğundan Cumhurbaşkanı Eroğlu'nun ilerlemeye yönelik her yaptığı öneriye "Oxi" yani "Hayır" dedi.

Nedense Rumlar "Hayır" demeyi bir kahramanlık sayıyorlar.

Cenevre'ye giderken Hristofyas'ın cebinde Almanya Başbakanı Angela Merkel'in desteği ve verdiği gaz olunca, fütursuzca Eroğlu'nun her önerisine Hayır demeyi belli ki bir kahramanlık olarak görmüş.

Hristofyas'ın aşikar olan iki tane hedefi var ve onlardan da şaşmak istemiyor. Zaten istese de şaşamaz. II. Hrisosotomos iki dakikada aforoz eder kendisini.

Bunlardan birisi zamanı olabildiğince uzatmak, ikincisi de seçimlere yatırım yapmak.

Zaten Cenevre'de de görünür bir biçimde bunların her ikisini de sergiledi Hristofyas.

Mart zirvesinin nerede yapılacağı şimdilik daha belli değil ama Kıbrıs Sorunu bu güne değin çok müzakereler gördü.

Bundan sonra görecek de.

Bu gidişle ve BM'nin bu tutumu ile BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon'un Kıbrıs Sorunu'nu çözmek gibi şansı ve başarısı da olamayacak.

Belli ki Genel Sekreter, BM Güvenlik Konseyi Daimi Üyelerinin görüşü doğrultusunda hareket ediyor ve kendine ne söylenirse de onu yapıyor.

Birincil görevinin sorunları çözmek yerine BM Güvenlik Konseyi Daimi Üyelerinin çıkarlarını korumak olduğu gün gibi aşikâr.

Strateji olarak KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu'nun, Birinci Cumhurbaşkanı Rauf R. Denktaş'ı ve İkinci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ı saraya davet ederek Kıbrıs müzakereleri konusunda toplantı yapması ve durumu hep birlikte değerlendirmeleri de çok önemli bir gelişme.

Bu deneyimli kafalardan çıkacak fikirlerin ileriki aşamalarda önümüzün açılmasına yardımcı olacağı kesin.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.