Öyken: "Yaşanan olaylar iklim değişikliğinin önemini bir kez daha gözler önüne seriyor"

loading
10 Temmuz, Cuma
£

8.68

7.76

$

6.87

Uzman Biyolog Öyken: "Yaşanan olaylar bizlere iklim değişikliğinin önemini bir kez daha gözler önüne seriyor”

Öyken: "Yaşanan olaylar iklim değişikliğinin önemini bir kez daha gözler önüne seriyor”

22 Mayıs Uluslararası Biyolojik Çeşitlilik Günü dolayısıyla Kıbrıs Postası’na konuşan Uzman Biyolog Türkay Öyken, “Her bir tür, ülkemizde ve gezegende yaşamın devam edebilmesi için vazgeçilmez öneme sahiptir” dedi.

Öyken: "Yaşanan olaylar iklim değişikliğinin önemini bir kez daha gözler önüne seriyor”
A- A A+

Kıbrıs Postası - ÖZEL HABER

Bu durumu ancak bu çeşitliliği koruyarak sağlanabileceğini ifade eden Öyken, böylesi önem taşıyan bir günde, içinde yaşadığımız bu adaya karşı sorumluluklarımızın olduğunu bir kez daha hatırlatmak istediğini belirtti.

Ülkemizde son günlerde yaşanan yangınların kendileri için çok ciddi bir önem arz ettiğini vurgulayan Öyken, en hızlı şekilde gerekli mercilerle birlikte önlemler alınması gerektiğini söyledi.

Öyken, “Yaşanan bu doğa olayları bizlere ‘İklim Değişikliği’ hususunun önemini bir kez daha gözler önüne seriyor” dedi.
İklimde görülen küresel çaplı değişikliklerin insan faaliyetlerinin bir sonucu olduğu genel kabul gördüğünü söyleyen Öyken, “Küresel hava veya deniz sıcaklıklarında 1 veya 2 derecelik bir değişiklik bile türlerin içinde yaşadığı doğal yaşam alanlarını değiştirebilir, hatta bazı türler için yaşanamaz hale getirebilir” dedi.

"YOK OLMAZ NOKTASINA HER GEÇEN GÜN DAHA FAZLA YAKLAŞIYOR"

Dünyamızın şimdiye kadar hiç bu kadar tehdit altında olmadığını söyleyen Öyken, şu şekilde devam etti:

“İnsan kaynaklı olduğu bilim insanlarınca kanıtlanan küresel ısınma ve beraberinde yaşanmakta olan iklim değişikliği ile erozyon, çölleşme, kuraklık, seller, toprak kaymaları, biyolojik çeşitlilik kayıpları, ormansızlaşma, tarım alanlarının tahribi, artan nüfus ve kontrol edilemeyen tüketim arzusunun doğal varlıklar üzerinde yarattığı baskı, kendi türümüzü ve gezegenimizi, yok olma noktasına her geçen gün daha fazla yaklaştırıyor.”

Bu nedenle insanların başta gıda olmak üzere temel ihtiyaçlarını karşılamasında vazgeçilmez bir yeri olan gen kaynaklarının temeli biyolojik çeşitliliğin korunmasının öneminin artık daha fazla bilindiğini ifade eden Öyken, artık söz konusu durumun daha çok önemsendiğini kaydetti.

Avrupa, Türkiye ve ülkemizde bulunan birçok üniversite için çocuklarınızın sınav telaşı belki de çoktan başlamış durumda olduğunu söyleyen Öyken, “Birçoğu Doktor, Eczacı, Öğretmen...  gibi birçok saygın meslek için sınavlarda ve hayatları boyunca ter dökecekler. Onca azmin sonunda bu yerlere geldiklerini düşünelim… Çok yoğun bir iş temposuna sahip bir kişiyi ele alalım…” dedi.

"HER ŞEYİN BAŞINDA ÇEVRE GELİR"

Türkay Öyken şu şekilde devam etti: “Hafta içi tüm gün çalışıyor bu yüzden ailesi ile gezip kafasını dağıtmak için geriye tek bir hafta sonu kalıyor. Çocuklarını alıp bir deniz kenarında oturup balık yemek, bir parkta dolaşmak veya bisiklet sürmek en doğal hakkı. Bunu yapabilmesi için doktor olması, çocuk sahibi olması veya yüksek tahsil alması yetmiyor maalesef. Yaş ve statü fark etmeden bu hakkımızdan faydalanabilmemiz için Biyolojik Zenginliğimizin bilincinde olup onları korumaya çalışmalıyız. Bu herkesin hakkı.”

Her şeyin başında çevrenin geldiğini ifade eden Öyken, “Sevdiklerimiz ile bu güzel Adamızda temiz düşünebilmemiz için çevremize saygı gösterip temiz tutmayı bir görev olarak görmek yerine alışkanlık haline dönüştürmek şart. Çevre bilinci başta çocuklar olmak üzere insana erken yaşlarda verilmesi gereken bir konu aslında. Belki de büyüklerimiz bizlere bunu vermeyi unutmuş…” dedi. 

“Biyolojik çeşitlilik kapsam olarak biyosferde yaşayan farklı âlemlerdeki canlıları; bu canlıların sahip olduğu DNA çeşitliliğinden kaynaklı farklı genleri ve bu canlıların yaşadıkları karasal ve sulak alan gibi farklı ekosistemleri içermektedir” diyen Öyken, Kıbrıs Adasının Sicilya ve Sardunya adalarından sonra Akdeniz’deki üçüncü büyük ada olduğunu kaydetti.

"EŞSİZ DOĞAL GÜZELLİKLERE SAHİP BİR ÜLKEMİZ VAR"

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti gerek konumu gerekse yapısı itibariyle eşsiz doğal güzelliklere sahip olduğunu dile getiren Öyken, “Bundan dolayı barındırdığı gerek sucul gerekse de karasal canlılar bakımından oldukça ilgi çekici bir özelliğe sahiptir” dedi.  

Kuzey Kıbrıs’ta birçok özel çevre koruma bölgesinin bulunduğuna dikkat çeken Öyken, “Bu bölgeler KKTC’nin önemli biyoçeşitlilik bölgelerini oluşturmakta. Literatürde yapılan çalışmalar kapsamında KKTC’de karasal tür biyoçeşitliliği; 1287 tür bitki, 21 uğur böceği, 26 kelebek, 8 peygamberdevesi, 170 balık, 3 kuyruksuz kurbağa, 22 sürüngen, 394 kuş ve 39 memeli türüyle temsil edilmektedir” dedi.

Kuzey Kıbrıs’ta denizel türlerden, Caretta caretta (Sini Kaplumbağası) ve Chelonia mydas (Yeşil Kaplumbağa) kaplumbağalarının oldukça önemli yumurtlama alanlarının bulunduğunu söyleyen Öyken, “Şunu da belirtmekte fayda var ki; Kuzey Kıbrıs kıyılarında ve iç sularında biyoçeşitlilikle ilgili yapılan çalışmalar oldukça sınırlı” dedi.

"BİZLERE BIRAKILAN MİRAS DEĞİL EMANETTİR"

Kuzey Kıbrıs’ın eşsiz bir dağ ekosistemi olan Girne Dağları sahip olduğu eşsiz biyoçeşitlilik ile ülkemiz açısından oldukça önemli olduğunu ifade eden Öyken, “Taş Ocakları ise ayrı bir dava!...” dedi.

Öyken sözlerini şu şekilde noktaladı: “Adanın eşsiz güzelliklerini yazmaya devam edecek olsam sanırım satırlar yetmez. Unutmamız gereken şu ki bu güzellikler bizlere bırakılan bir miras değil bir emanettir!

Biyoçeşitlilik, dünyadaki tüm yaşam formlarının çeşitliliğini ifade ediyor ve bir ülkede biyoçeşitlilik ne kadar zenginse dünyadaki yaşam o kadar güvende demektir. Tabii ki biz de…”

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer DOĞA ve ÇEVRE Haberleri