DOĞA ve ÇEVRE
okuma süresi: 7 dak.

Biyologlar Derneği’nden Karpaz’daki heykel projesine tepki: Karpaz’a heykel değil, koruma gerekiyor

Biyologlar Derneği’nden Karpaz’daki heykel projesine tepki: Karpaz’a heykel değil, koruma gerekiyor

Biyologlar Derneği Genel Sekreteri Hatice Benan Biçentürk, Karpaz’a yapılması planlanan “Asil Köylü” heykelinin bölgenin hassas ekosistemi üzerinde baskı oluşturacağını belirterek projeye tepki gösterdi. Biçentürk, Karpaz’ın büyük ölçekli projeler ve plansız yapılaşma yerine bütüncül bir planlama anlayışıyla korunması gerektiğini vurguladı.

Yayın Tarihi: 09/08/26 13:45
okuma süresi: 7 dak.
Biyologlar Derneği’nden Karpaz’daki heykel projesine tepki: Karpaz’a heykel değil, koruma gerekiyor

Biyologlar Derneği Genel Sekreteri Hatice Benan Biçentürk, Karpaz Yarımadası’na yapılması planlanan 43 metrelik “Asil Köylü” heykeline tepki göstererek, Karpaz’ın doğal ekosisteminin büyük ölçekli projeler ve plansız yapılaşma faaliyetleriyle tehdit edilmemesi gerektiğini belirtti. Biçentürk, “Karpaz, üzerinde her türlü projenin uygulanabileceği boş bir arazi değildir. Karpaz, korunması gereken canlı bir ekosistemdir” dedi.

Biyologlar Derneği Genel Sekreteri Hatice Benan Biçentürk, dernek adına yaptığı açıklamada, geçtiğimiz yıllarda Beşparmak Dağları’nın tepesine dikilmek istenen ve 50’den fazla sivil toplum örgütünün oluşturduğu Heykele Hayır Platformu ile halkın tepkisi sonucunda gerçekleştirilemeyen “Asil Köylü” heykeli projesinin bu kez Karpaz gündemine taşınmasına tepki gösterdi.

Biçentürk, Erbil Arkın’ın 43 metre yüksekliğinde ve maliyetinin 24 milyon dolar olduğu belirtilen “Asil Köylü” heykeli projesinden vazgeçmediğini savunarak, Karpaz Gate Marina’nın kiralanmasının ardından Karpaz’ın da proje için gündeme getirildiğini belirtti.

Biyologlar Derneği’nin doğanın sesi olmaya devam edeceğini vurgulayan Biçentürk, Karpaz’ın doğasını, ekosistemini ve gelecek nesillerin yaşam hakkını tehdit edecek hiçbir girişime sessiz kalmayacaklarını ifade etti.

“KARPAZ PAHA BİÇİLEMEZ BİR EKOSİSTEM”

Karpaz Yarımadası’nın tarihi, doğal ekosistemi, kumulları ve bölgeye özgü canlıları bakımından Kıbrıs coğrafyasının önemli bölgelerinden biri olduğunu belirten Biçentürk, bölgenin yaklaşık 300 bitkiye, özgür eşeklere, Caretta caretta ve yeşil kaplumbağalara, nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan Akdeniz fokuna, 350’den fazla hayvan türüne ve iki Özel Çevre Koruma Bölgesi’ne ev sahipliği yaptığını kaydetti.

Karpaz’ın bitki çeşitliliği ve endemik türleri açısından paha biçilmez bir ekosistem örneği olduğunu belirten Biçentürk, “Kısacası Karpaz, üzerinde her türlü projenin uygulanabileceği boş bir arazi değildir. Karpaz, korunması gereken canlı bir ekosistemdir” ifadelerini kullandı.

Bölgenin değerinin yalnızca ekonomik hesaplarla ölçülemeyeceğini vurgulayan Biçentürk, Karpaz’ın doğal zenginliğinin bugün yaşayan insanların yanı sıra gelecek nesillerin de hakkı olduğunu belirtti.

“RANT UĞRUNA YAPILAŞMAYA AÇMAK EKOSİSTEMİ YOK ETMEKTİR”

Karpaz’ın geçmişte ağırlıklı olarak tarım, hayvancılık ve balıkçılıkla anılan, doğayla bütünleşmek isteyenlerin tercih ettiği bölgelerden biri olduğunu belirten Biçentürk, son dönemde ise turizm ve ekonomik kalkınma vaatleriyle ormanların yapılaşmaya açıldığı ve plansız yapılaşma faaliyetlerinin arttığını savundu.

Karpaz’ın ekosistemini rant uğruna yapılaşmaya açmanın habitatların parçalanması, canlı türleri üzerindeki baskının artması, su ve toprak kaynaklarının kirlenmesi, doğal peyzajın bozulması ve bölgenin taşıma kapasitesinin aşılması anlamına geleceğini kaydetti.

“43 METRELİK HEYKEL YENİ PROJELERİN ÖNÜNÜ AÇABİLİR”

43 metrelik bir heykelin yapım aşamasında yaratacağı ekolojik tahribatın ve oluşacak atıkların yanı sıra hava, su ve toprak kirliliğinin de göz ardı edilemeyeceğini belirten Biçentürk, proje tamamlandıktan sonra bölgede insan faaliyetlerinin ve kirliliğin artmasının türler, çevre ve iklim üzerindeki baskıyı artıracağını savundu.

Biçentürk, projenin yeni yolların açılması, yeni ticari izinlerin verilmesi ve yeni yapılaşma faaliyetlerinin önünü açabileceğini belirterek, “Bir proje, başka projelerin önünü açıyorsa artık yalnızca tek bir yapıdan söz etmiyoruz; bir bölgenin geleceğinin nasıl şekillendirileceğinden söz ediyoruz” dedi.

Karpaz gibi hassas bir doğal alan açısından bunun ciddi bir tehdit oluşturduğunu ifade eden Biçentürk, bu nedenle bazı soruların yanıtlanması gerektiğini belirtti.

“NEDEN HASSAS BÖLGELER GÜNDEME GETİRİLİYOR?”

Biçentürk, böylesine büyük bir yapı için Girne Dağları veya Karpaz gibi doğal açıdan hassas bölgelerin neden gündeme getirildiğini sordu.

Projenin amacının ülkeye gelen insanları karşılayacak sembolik bir eser ortaya koymak olması halinde, Ercan Havalimanı’ndan ülkeye giriş yapan insanların ilk karşılaşacağı bölgelerden biri olan Mesarya’nın neden değerlendirme dışı bırakıldığının açıklanması gerektiğini belirtti.

Ülkenin her bölgesinin kendine özgü değerleri bulunduğunu ifade eden Biçentürk, ancak bu durumun hassas flora ve fauna alanlarının büyük ölçekli projeler için öncelikli hedef haline getirilmesini haklı çıkarmayacağını kaydetti.

Biçentürk, “Bugün Karpaz’a 43 metrelik bir heykel dikilmesine izin verilmesi, yarın bölgede hangi projelerin önünü açacaktır? Bugün açılacak yolun ardından yarın ne inşa edilecektir? Bugün verilecek bir ticari iznin ardından başka hangi izinlerin talep edilmesinin önü açılacaktır?” sorularını yöneltti.

“KARPAZ’IN GELECEĞİ BÜTÜNCÜL PLANLAMAYLA ELE ALINMALI”

Karpaz’ın geleceğinin tek tek projeler üzerinden değil, bütüncül bir planlama anlayışıyla ele alınması gerektiğini belirten Biçentürk, doğal alanların kaderinin kişisel yatırım ve rant beklentileri doğrultusunda belirlenemeyeceğini vurguladı.

Karpaz’ın geleceğine karar verirken sorulması gereken sorunun “Buradan ne kadar ekonomik kazanç elde edebiliriz?” değil, “Bu ekosistemi gelecek nesillere nasıl aktarabiliriz?” olması gerektiğini ifade etti.

Biyologlar Derneği’nin daha önce Beşparmak Dağları’nın tepesine heykel yapılmasına karşı yürütülen mücadelenin bir parçası olduğunu hatırlatan Biçentürk, Karpaz’ın doğasına ve yeşiline zarar verecek girişimin hayata geçirilmesine karşı da gereken örgütlenmenin parçası olmaya hazır olduklarını belirtti.

Biçentürk, tüm halkı Karpaz’ın doğasına sahip çıkmaya ve bölgenin gelecek nesillere aktarılması için mücadele etmeye çağırdı.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.