DOĞA ve ÇEVRE
okuma süresi: 9 dak.

Prof. Dr. Gündüz: Gerçek liderlik, yarının yaşam koşullarını bugünden koruyabilmektir

Prof. Dr. Gündüz: Gerçek liderlik, yarının yaşam koşullarını bugünden koruyabilmektir

Uluslararası Final Üniversitesi Çevre Araştırmaları Merkezi Müdürü Prof. Dr. Şerife Gündüz, iklim krizinin yalnızca çevresel değil, aynı zamanda bir liderlik ve yönetişim sorunu olduğuna dikkat çekerek, KKTC’de yeni bir liderlik anlayışına ihtiyaç bulunduğunu vurguladı. Ekolojik liderliğin “bir çevre projesi değil, bir yönetim kültürü” olduğunu belirten Gündüz, seçim dönemlerinde adayların ekonomik ve siyasi vaatlarının yanı sıra iklim, su, enerji, kentleşme, kıyılar, tarım ve doğal kaynaklara ilişkin yaklaşımlarının da sorgulanması gerektiğini kaydetti.

Yayın Tarihi: 08/09/26 12:25
okuma süresi: 9 dak.
Prof. Dr. Gündüz: Gerçek liderlik, yarının yaşam koşullarını bugünden koruyabilmektir
Özel Haber

Uluslararası Final Üniversitesi Çevre Araştırmaları Merkezi Müdürü Prof. Dr. Şerife Gündüz, seçim dönemlerinde adayların çoğunlukla ekonomi, yollar, maaşlar, yatırımlar ve projeler üzerinden değerlendirildiğini belirterek, iklim krizinin derinleştiği günümüzde artık farklı soruların da sorulması gerektiğine dikkat çekti.

“Bu ülkenin ekolojik geleceğini kim, nasıl koruyacak? Bugün alınan kararların on, yirmi, elli yıl sonraki sonuçlarını kim düşünecek?” diye soran Gündüz, liderliğin artık yalnızca ekonomiyi yönetmek, yatırım yapmak, hizmet üretmek ya da kriz ortaya çıktığında müdahale etmek üzerinden tanımlanamayacağını ifade etti.

Gündüz’e göre yeni liderlik anlayışı; geleceği öngörebilmeyi, riskleri ortaya çıkmadan görebilmeyi, bilimi karar süreçlerine taşıyabilmeyi ve bugünün tercihlerinin yarının yaşam koşullarına etkisini hesaba katabilmeyi gerektiriyor.

“EKOLOJİK LİDERLİK BİR ÇEVRE PROJESİ DEĞİL, YÖNETİM KÜLTÜRÜDÜR”

Ekolojik liderliğin yalnızca çevreye duyarlı olmak, ağaç dikmek, çevre temizliği yapmak veya birkaç “yeşil proje” geliştirmek anlamına gelmediğini vurgulayan Gündüz, kavramın insanı, toplumu, kurumları, ekonomiyi ve doğal çevreyi aynı sistemin birbirine bağlı parçaları olarak görmeye dayandığını belirtti.

Ekolojik liderliğin hiyerarşiden iş birliğine, kontrolden katılıma, bireysel güçten kolektif sorumluluğa ve günü kurtarmaktan geleceği korumaya geçiş anlamına geldiğini kaydeden Gündüz, “Ekolojik liderlik bir çevre projesi değil, bir yönetim kültürüdür” değerlendirmesinde bulundu.

Dünyadaki örneklere de işaret eden Gündüz, Kenya’da Green Belt Movement’ı kuran Wangari Maathai’nin çevrenin korunmasını kadınların güçlendirilmesi, toplumsal katılım, demokrasi, insan hakları ve sürdürülebilir kalkınmayla ilişkilendirdiğini anımsattı.

Costa Rica’nın ise çevre politikalarını enerji, ulaşım, ormanlar, tarım ve uzun vadeli kalkınma politikalarıyla birlikte ele almasının önemli bir örnek oluşturduğunu ifade etti.

“İKLİM KRİZİ AYNI ZAMANDA KÜRESEL BİR LİDERLİK KRİZİDİR”

İklim krizinin yalnızca sanayileşme, fosil yakıtlar veya aşırı tüketimin sonucu olarak okunmasının eksik kalacağını belirten Gündüz, sorunun aynı zamanda liderlik ve yönetişim boyutu bulunduğunu kaydetti.

Devletlerin küresel ekolojik sorumluluk yerine çoğu zaman ekonomik büyümeyi, enerji güvenliğini, rekabet güçlerini ve ulusal çıkarlarını öncelediğine dikkat çeken Gündüz, “İklim krizinin pasaportu yoktur. Atmosferin siyasi sınırı yoktur. Deniz kirliliği sınır kapısında durmaz” ifadelerini kullandı.

Gündüz, ülkelerin kısa vadeli ekonomik ve siyasi çıkarlarıyla dünyanın uzun vadeli ekolojik çıkarlarının çatıştığı durumlarda kısa vadeli çıkarların öne çıktığını belirterek, iklim krizinin aynı zamanda “küresel bir liderlik krizi” olduğunu vurguladı.

“BU COĞRAFYA NE KADARINI TAŞIYABİLİR?”

Konuyu KKTC açısından da değerlendiren Gündüz, ada yapısı, sınırlı doğal kaynaklar ve Doğu Akdeniz’in iklim krizine karşı kırılganlığının ekolojik liderliği bir tercih olmaktan çıkardığına işaret etti.

Artan sıcaklıklar, azalan ve düzensizleşen yağışlar, uzun kurak dönemler, su kaynakları üzerindeki baskı, yangın riski, kıyı ekosistemlerinin hassasiyeti, biyolojik çeşitlilik kaybı ve çölleşme baskısının bölgenin geleceğini doğrudan ilgilendirdiğini belirten Gündüz, ada ekosistemlerinde kaynakların sınırlı olduğunu hatırlattı.

“Suyumuz sınırlı. Toprağımız sınırlı. Kıyılarımız sınırlı. Tarım alanlarımız sınırlı. Doğal yaşam alanlarımız sınırlı” diyen Gündüz, kalkınma tartışmalarında artık yalnızca “Ne kadar büyüyeceğiz?” sorusunun değil, “Bu coğrafya ne kadarını taşıyabilir?” sorusunun da sorulması gerektiğini vurguladı.

Gündüz, turizmden nüfus artışına, yeni konutlardan yollara ve yatırımlara kadar alınacak kararların suya, toprağa, enerjiye, kıyılara, tarım alanlarına ve ekosistemlere getireceği yükün hesaplanması gerektiğini belirterek, ekolojik liderliğin KKTC açısından bir “çevre hassasiyeti” değil, “coğrafyanın bize dayattığı bir yönetim zorunluluğu” olduğunu ifade etti.

“İKLİM KRİZİ SU, TARIM, ENERJİ VE EKONOMİ KRİZİDİR”

İklim krizinin artık yalnızca çevre meselesi olarak değerlendirilemeyeceğine dikkat çeken Gündüz, iklim krizinin aynı zamanda su, tarım, enerji, sağlık, kentleşme, gıda güvenliği, turizm ve ekonomi krizi olduğunu belirtti.

Bu nedenle bütçeden şehir planlamasına, enerji yatırımlarından tarım politikalarına ve sağlık sistemine kadar bütün karar süreçlerinde iklimin hesaba katılması gerektiğini kaydeden Gündüz, “Her kararın aynı zamanda ekolojik bir karar olduğunu” vurguladı.

Bir yolun nereden geçeceğinin yalnızca ulaşım, bir alanın imara açılmasının yalnızca ekonomi, bir otel yatırımının yalnızca turizm, bir enerji santralinin ise yalnızca maliyet meselesi olmadığını ifade eden Gündüz, bütün bu kararların suyu, toprağı, havayı, ekosistemleri ve gelecek kuşakların yaşam alanlarını etkilediğine dikkat çekti.

Bu nedenle temel sorunun “Bugün ne kazanacağız?” değil, “Bugün aldığımız bu kararın yirmi yıl sonra bu ülkeye maliyeti ne olacak?” olması gerektiğini belirtti.

“SORUN, ÇEVRE POLİTİKASI ÜRETME KAPASİTESİNDE”

KKTC’de çevreyle ilgili sorunların çoğunlukla birbirinden bağımsız başlıklar olarak ele alındığını ifade eden Gündüz, atık sorunu ortaya çıktığında atığın, kuraklık yaşandığında suyun, yangın çıktığında ormanların, aşırı sıcaklarda ise kentlerin konuşulduğuna dikkat çekti.

Oysa bu sorunların birbirinden bağımsız olmadığını vurgulayan Gündüz, “Su politikası olmadan tarım politikası kurulamaz. Kentleşme politikası olmadan ısı adaları çözülemez. Enerji politikası iklim politikasından ayrı düşünülemez. Kıyı politikası turizm ve biyolojik çeşitlilikten bağımsız olamaz” ifadelerini kullandı.

Gündüz’e göre KKTC’nin ihtiyacı yalnızca daha fazla çevre projesi değil, çevre ve iklim politikası üretme kapasitesinin geliştirilmesi.

“EKOLOJİK LİDER SORUNU DEĞİL, SİSTEMİ GÖRÜR”

Ekolojik liderliğin sorunlara bütüncül yaklaşması gerektiğini vurgulayan Gündüz, su sorununda yalnızca yeni kaynak aramanın yeterli olmadığını; ne kadar su tüketildiğinin ve kaybedildiğinin, yağmur suyunun neden toplanmadığının, arıtılmış suyun nasıl yeniden kullanılabileceğinin ve tarımdaki sulama yöntemlerinin de sorgulanması gerektiğini belirtti.

Benzer yaklaşımın aşırı sıcaklar, yangınlar ve biyolojik çeşitlilik için de geçerli olduğuna dikkat çeken Gündüz, yangınlarda yalnızca yangın çıktıktan sonra kaç araçla müdahale edildiğinin değil; orman yönetimi, erken uyarı, önleyici çalışmalar, eğitim ve toplumun hazırlığının da sorgulanması gerektiğini kaydetti.

“Ekolojik lider sorunu tek başına değil, sistemi görür” diyen Gündüz, bilim insanlarının, üniversitelerin, yerel yönetimlerin, gençlerin ve toplumun karar süreçlerine katılmasının önemine işaret etti.

SEÇİM DÖNEMİNDE ADAYLARA “EKOLOJİK LİDERLİK” ÖLÇÜTÜ

Gündüz, seçim dönemlerinde adayların yalnızca ekonomik vaatları, parti kimlikleri, siyasi söylemleri veya geçmiş yönetim deneyimleri üzerinden değerlendirilmesinin artık yeterli olmadığını belirtti.

Adayların iklim krizini gerçek bir yönetim meselesi olarak görüp görmediğinin, bilimsel veriye kulak verip vermediğinin, su konusunda uzun vadeli yaklaşımlarının bulunup bulunmadığının, plansız yapılaşma ve kıyıların korunması karşısındaki tutumlarının da sorgulanması gerektiğini kaydetti.

Tarım topraklarının geleceği, enerji ve iklim politikalarının birlikte ele alınması, biyolojik çeşitlilik, ülkenin ekolojik taşıma kapasitesi ve gelecek kuşakların haklarının da liderlik tartışmasının parçası olması gerektiğini vurgulayan Gündüz, seçim dönemlerinde adaylara artık yalnızca “Nasıl yöneteceksiniz?” sorusunun sorulmasının yeterli olmadığını ifade etti.

Gündüz, sorulması gereken bir başka soruyu şöyle ortaya koydu:

“KKTC’nin ekolojik geleceğini nasıl koruyacaksınız?”

Gündüz değerlendirmesini, “Gerçek liderlik yalnızca bugünü yönetebilmek değildir. Gerçek liderlik, yarının yaşam koşullarını bugünden koruyabilmektir” sözleriyle tamamladı.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.