Küçük: "DP-UG, Kıbrıs Türk halkının ve yüce yargının zekasıyla alay ediyor"

loading
7 Haziran, Pazar
£

8.57

7.64

$

6.77

Küçük: "DP-UG, Kıbrıs Türk halkının ve yüce yargının zekasıyla alay ediyor"

Küçük: "DP-UG, Kıbrıs Türk halkının ve yüce yargının zekasıyla alay ediyor"

Ulusal Birlik Partisi Genel Başkanı irsen Küçük, DP-UG'nin yaptığı açıklamayı sert bir dille eleştirdi.

Küçük: "DP-UG, Kıbrıs Türk halkının ve yüce yargının zekasıyla alay ediyor"
banner
A- A A+
Demokrat Parti-UG'nin bugün yaptığı 'rüşvet' açıklaması, aklı başında her vatandaşın görebileceği çelişkiler ve açıklarla doludur.

DP-UG, tüm ülkeyi sarsan rüşvet skandalını örtbas edebilmek için rüşvet alan taraf olan Ejder Aslanbaba'nın yargıya 'rüşvet almadığını' açıkladığını belirtmiş, skandalın ise şahsım tarafından tertip edildiğini söyleyecek kadar ileri gitmiştir.

Halk arasında 'hem suçlu hem güçlü' diye bir tabir vardır ve bu tabir DP-UG'ye çok yakışmaktadır. Olayları inceleyen, ses kayıtlarını dinleyen, Sn. Aslanbaba'nın meclisteki konuşmasından haberdar olan herkes bunun yorumun yapabilmektedir.

Sn. Serdar Denktaş'ın aylar önce televizyon ekranlarından kendisinin oy satın aldığı itirafı henüz kamuoyunun hafızasında tazeyken bugün bir Milletvekilini parayla satın almaya kalkışması siyasi ahlak unsuruna verdiği önemi ve temsil ettiği etik değerleri yansıtmaktadır. Mesele 7,700 dolar aldım-verdim meselesi değildir, mesele siyasi ahlak ve etik değerler meselesidir. Mesele toplumu temsil edecek siyasetçinin ahlağı, dürüstlüğü meselesidir.

Olayın özü çok açıktır. İstifa eden 7 milletvekili arkadaşı Sn. Aslanbaba'ya vaatlerde bulunmuş, ancak seçim vakti yaklaştığında hem istifa ettiği arkadaşları hem de DP Genel Başkanı Sn. Serdar Denktaş tarafından kelimenin tam anlamıyla 'harcanmaya' çalışılmıştır. DP-UG öncesi kendisi ile yıllarca kader birliği yapmış partili arkadaşlarını bile harcamaktan kaçınmayan Sn. Serdar Denktaş'ın, Aslanbaba'yla ilgili aldığı kin ve intikam tüten kararlar karşısında şaşırmamak lazımdır. Kendisine verilen sözlerin tutulmaması ve yok sayılması Sn. Aslanbaba'da büyük tepki doğurmuş ve bütün kirli süreci kamuoyuna deşifre edeceğini söylemiştir. Yapılan kirli siyasi hesapların, bireysel rant projelerinin kamuoyuna duyurulması durumunda önemli bir oy ve itibar kaybına uğrayacaklarını anlayan bu ekip de Sn. Aslanbaba'yı borçlarını kapatabilmesi konusunda maddi yardımda bulunmak ve milletvekili olmaması karşılığında düzenli para vermek kisvesi altında rüşvetle susturmaya çalışmıştır.

Bir olayın rüşvet kapsamına girip girmemesi için yapılan konuşmalarda 'al sana rüşvet-ver bana rüşvet' şeklinde çok açık ve net ifadelerin kullanılması gerekmez. Meselenin özünde yatan niyete bakıldığında yaşananların tek kelimeyle bir rüşvet skandalı olduğu açıktır. Ses kayıtları incelendiğinde verilen ve daha da verilmesi vaad edilen paraların iddia edildiği gibi 'maddi yardım' değil rüşvet olduğu görülmektedir. Para hesaplarının ortaya konduğu konuşmaları 'arkadaşımıza maddi yardımda bulunduk' diye başka yerlere çekmenin çocuk kandırmak olduğunu düşünmekteyiz. Mesele çok basittir. Sn. Aslanbaba'nın tepkisinden çekinen kesimler kendisine sus payı vermiş, bu ortaya çıktığında da panik halinde hem 'maddi yardım' kisvesine büründürmüş hem de olayın şahsım tarafından bir tertip olduğunu ileri sürecek cüreti göstermişlerdir.

Ancak görünen köy kılavuz istemez. İçinde yer aldıkları siyasi ve ahlaki rezilliği suçu başkalarına yüklemek gibi gayrıahlaki yöntemler gizleyemez. Hiçbir şey gizli kalmaz. Er ya da geç tarih ve kamuoyu vicdanı, siyasi ve ahlaki rezilliği açığa çıkaracaktır.

Bugün yaptığı açıklamayla olayın rüşvet ilişkisi olmadığını iddia eden DP-UG, ne Kıbrıs Türk halkının ne de yüce yargının zekasıyla alay etmeyi bir kenara bırakmalıdır. Bir oyun oynamaya çalıştılar, ellerine yüzlerine bulaştırdılar. Birlikte yola çıktıkları arkadaşlarını ezip geçmek istediler, tepki görünce de rüşvetle susturmak istediler. Olay patlak verdiğinde de çamur at izi kalsın mantığıyla hareket edip olayı şahsımın üzerine yıkmaya çalıştılar. Bunlara çocuklar bile kanmaz. Ülke demokrasisi ve istikrarına bir komplo düzenlediniz. Devletin değil, bireysel çıkarlar için bir araya geldiniz ve çıkarlarınız çatıştığında da her prensipsiz birliktelikte olduğu gibi birbirinizin kuyusunu kazdınız, ülkeyi rüşvet skandalına boğdunuz. Bu gerçeklerin üzerini ne iki günde değiştirdiğiniz ifadeleriniz ne de suçu başkalarına yükleme çabalarınız değiştiremeyecektir. Yüce yargının ve Kıbrıs Türk halkının en doğru kararı vereceğine inancımız tamdır.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer İÇ HABERLER