Reşat Akar: "Mecbur kalmadıkça bu ülkeden ekmek bile yemem, yenmesini de tavsiye etmem"

loading
5 Haziran, Cuma
£

8.58

7.65

$

6.78

Reşat Akar: "Mecbur kalmadıkça bu ülkeden ekmek bile yemem, yenmesini de tavsiye etmem"

Reşat Akar: "Mecbur kalmadıkça bu ülkeden ekmek bile yemem, yenmesini de tavsiye etmem"

Kıbrıs Gazetesi'nin 9 Eylül 2009'da gündeme getirdiği gübrelerde CMC madeni olduğuyla ilgili Biokim şirketi tarafından açılan hukuk davasında tanık olarak dinlenen Reşat Akar sert konuştu.

Reşat Akar: "Mecbur kalmadıkça bu ülkeden ekmek bile yemem, yenmesini de tavsiye etmem"
banner
A- A A+

Abbas ELMAS

Kıbrıs Gazetesi eski Genel Yayın Yönetmeni Reşat Akar, Biokim şirketinin ürettiği gübrelerde kemik tozu ve CMC madeni olduğu iddialarıyla ilgili Lefkoşa Kaza Mahkemesi'nde görüşülen duruşmada tanık kürsüsüne çıktı.

Reşat Akar, davacı ve savunma avukatlarının sorularını yanıtlamasının ardından Biokim şirketi avukatı Hasan Esendağlı'ya "Ben elimdeki raporları gördükten sonra mecbur kalmadıkça bu ülkede ekmek bile yemem, yemenizi de tavsiye etmem" şeklinde konuşarak, Biokim şirketinin şaibeli icraatları ve üretim yapılan gübrelerde CMC madeni olduğuyla ilgili iddialarını yeniledi.

Kıbrıs Gazetesi eski Genel Yayın Yönetmeni Reşat Akar, Biokim şirketinin ürettiği gübrelerde kemik tozu ve CMC madeni olduğu iddialarıyla ilgili Lefkoşa Kaza Mahkemesi'nde görüşülen duruşmada tanık kürsüsüne çıktı.

Lefkoşa Kaza Mahkemesi Başkanı Kıdemli Yargıç Emine Dizdarlı'nın baktığı davada, Davacı Biokim şirketi adına Avukat Hasan Esendağlı hazır bulunurken, davalı Kıbrıs Gazetesi adına Avukat Derviş Aroğlu ve Avukat Levent Kızılduman, Kıbrıs Gazetesi eski Genel Yayın Yönetmeni Gazeteci Reşat Akar'ı tanık olarak dinletti.

İlk etapta Savunma avukatı Levent Kızılduman'ın sorularını yanıtlayan Reşat Akar,39 yıldır Gazetecilik yaptığını KKTC'de ve Türkiye'de bir çok önde gelen gazetelerde temsilci veya yönetici olarak çalıştığını, dünyanın bir çok ülkesinde de gazetecilik mesleğini icra ettiğini söyledi.

Reşat Akar, "Doğru ses, doğru söz, doğru haber" ilkesiyle bugüne kadar mesleğini icra ettiğini dile getirerek, 9 Eylül 2009 tarihli Kıbrıs gazetesinin manşetten yayınladığı 'Hesabı Sorulacak' başlıklı haberin tamamen dönemin başbakanı olan Dr. Derviş Eroğlu'nun 8 Eylül 2009 tarihinde yaptığı basın açıklamasının içeriğinin olduğunu ve haberde yer verilen iarelerin Derviş Eroğlu'nun kendi ağzından çıktığını kaydetti.

Ayni dönemde konuyla ilgili kendi araştırmalarında ise Biokim şirketine bakanlar kurulu kararıyla üretim yapılması için 500 bin TL meblağlı Kooperatif Bankası keşideli çek ile bir ödeme yapıldığını ve bu çekin Vakıflar Bankasından, Biokim şirketinin sahibinin şahsi hesabına yatırıldığını ve bu hesapla ilgili ellerine geçen hesap dökümünde, bu meblağın gübre üretimi için değil, tamamen şirket sahibinin kişisel harcamaları için kullanıldığını tespit ettiklerini dile getirdi. Reşat Akar, ilgili çek yaprağının fotokopisini ve Vakıflar Bankasına ait hesap dökümünü emare olarak mahkemeye sundu.

Biokim şirketinin gübre olarak imal ettiği maddeyi Türkiye'de ve KKTC'de devlet laboratuarlarında analiz ettirdiğini de ifade eden Reşat Akar, söz konusu analiz raporlarında da çelişkilerin açıkça görülmekte olduğunu iddia ederek, 9 Eylül'de dönemin Başbakanı Dr. Derviş Eroğlu'nun "Gübre değil toprak" açıklamasının ardından ülkede tek gübre üreticisi Biokim olması nedeniyle haberlerini o yönde hazırladıklarını aktardı.

"Bir haberde eksik bilgi varsa insanların haber alma özgürlüklerini kısıtlarsınız" şeklinde konuşan Reşat Akar, 9 Eylül'de gazete manşetinde yayınlanan haberden önce de "500 milyarlık gübre skandalı" başlıklı bir haberin daha yayınlandığını anımsatarak, KKTC'deki üreticilerin sağlıklı üretim yapabilmeleri için bu yönde haberler yaptıklarını söyledi.

Söz konusu Biokim şirketinin Aslanköy'deki fabrikasına defalarca muhabir görevlendirdiğini ifade eden Akar, haber yapmak için bölgeye giden muhabirlerin bir fabrikadan çok mandırayı andıran bir imalathaneyle karşılaştırdıklarını ve kendileriyle muhatap bir sorumluya ulaşılamadığını dile getirdi.

Konuyla ilgili belgelerin ve analiz raporlarının eline ulaşmasının ardından Biokim şirketi sahiplerinin kendini ziyaret ederek yaptıklarından çok pişman olduklarını, bilmede böyle bir işe giriştiklerini ifade ettiklerini, hatta karşısında ağlayarak üzüntülerini ifade etmeye çalıştıklarını iddia eden Reşat Akar, söz konusu şirketin Lefke bölgesindeki CMC madeninden alınan madenlerin toprakla karıştırılarak insanlara gübre diye satıldığını, elinde konuyla ilgi somut kanıtların olduğunu ve talep edilmesi durumunda mahkemeye sunabileceğini belirtti.

Biokim şirketi adına davacı Avukatı Hasan Esendağlı ise, Reşat Akar'ın mahkemeye sunduğu belgelerin gerçek olmadığını ve sahte olduğunu iddia etti ve yayınlanan haberlerin şirket sahiplerini maddi ve manevi zarara uğratmak maksadı ile yapıldığını kaydetti.

Avukat Hasan Esendağlı'nın sorularına da yanıt veren Gazeteci Reşat Akar, kanser hastalığının ülkede bu kadar yaygınlaşmasındaki en büyük etkenin bunlar olduğuna değinerek, Avukat Hasan Esendağlı'ya hitaben, "Ben bu raporları okuduktan sonra mecbur kalmadıkça bu ülkeden ekmek bile yemiyorum. Sizin de yemenizi tavsiye etmem. Ülkede üretilen sebzelerde de ayni kuşku vardır. Şu anda Rum tarafından alışverişi destekler durumdayım." ibarelerini kullandı.

Huzurundaki şahadetleri değerlendiren Lefkoşa Kaza Mahkemesi Başkanı Kıdemli Yargıç Emine Dizdarlı ise her iki tarafın hitaplarının dinlenmesi için davayı 2 Temmuz 2013 tarihine erteledi.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer İÇ HABERLER