Sonay Adem'in açıklaması
<P>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sonay Adem, Kıbrıs Türkü'nün kendi kendiyle yüzleşme zamanının geldiğine inandıklarını belirterek, "Eğer bir zenginlik yaratacaksak birlikte yaratmalıyız ve bu yaratılan zenginlik de eşit şekilde, sosyal adalet ölçüleri içinde buluşabilme yeteneğine kavuşmalıyız. O zaman birbirimize karşı saygı ve hoşgörü geliştirebileceği ortamlar yaratabiliriz" dedi.<BR> </P>
Adem, önümüzdeki günlerde yabancı işgücünün sorunlarına yönelik olarak alınacak yeni tedbirlerin açıklanacağını söyledi.
--TARTIŞMA KÜLTÜRÜ--
TAK muhabirine açıklamalarda bulunan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sonay Adem, önemli sayıda birçok sendikanın bir araya gelerek genel grevle ilgili bazı açıklamalarda bulunduğunu belirterek, bunları değerlendirdi.
Artık toplumda yeni bir tartışma sürecinin açılmasında yarar gördüğünü belirten Sonay Adem, "Bazı söylenen sözlerin küfür gibi addedilerek kullanılması ne yazık ki Kıbrıs Türkü olarak tartışma kültüründen uzaklaştığımızın açık göstergesi" dedi.
"Sendikaların, Kıbrıs Türk halkının yüzde 65 destekle Kıbrıs sorununda Birleşik Kıbrıs hedefi ve AB hedefini kabul ettiğini gözetmeden, sanki Sosyalist bir birliğe girilecekmiş gibi karşıt görüşleri küçültücü, önemsizleştirici göstermek gayretiyle neo-liberal politikalara karşı mücadele ettikleri söylemlerinde bulunduğunu" belirten Adem, "Hâlbuki Kıbrıs Türkünün önündeki esas mesele, belirlediği hedefi gözeterek kendi demokratik yapısı içerisinde ürettiği kadar bölüşebilmek ve bu hedefe ulaşmak için kararlı bir şekilde mücadele etmektir" şeklinde konuştu.
--SAĞLIKLI TARTIŞMA ORTAMI YARATMAK--
Adem, kararlılıkla karşıtlık yaratma yerine uzlaşma ve geleceği birlikte kurabilme yeteneğini gözeterek sağlıklı bir tartışma ortamı yaratmanın bilinmesi gerektiğini söyledi. "Ancak ne yazık ki sağlıklı bir tartışma ortamı yaratmak yerine bazı çevreler kör dövüşünü yeğliyor ve altı üstünü tutmayan, birbirine karışmış göstergelerle siyaset yapmaya çalışıyor" diyen Adem, siyaset yapmanın herkesin hakkı olduğunu, ancak bu yapılırken iki temel üzerinde durulması gerektiğini belirtti.
--SARI SENDİKACILIK--
Adem üzerinde durulması gereken iki temel noktayı da şöyle sıraladı:
"Herkes kendi siyasetini öne sürerken bir başkasını aşağılamak yerine kendi görüşlerini kapsamlı bir şekilde öne sürebilme yeteneğini göstermeli; Yaratılan bir takım güzellikler ve ortak değerleri, tartışarak haklı çıkacak diye çamura atmanın kimseye faydası yok.
Son günlerde farklı ideolojik siyasi politik görüşlere sahip pek çok sendika bir araya geldi. Bu bir araya gelme, ilkesizlik yanı sıra inkârı da kendi içinde taşıyor. Bizi sarı sendika oluşturmakla suçlayan bu kesim birlikte imza atıp pazartesi günü ortak eyleme çıkacakları Kamu-İş'in bir gecede 3 bin 500 kişinin sendikaları olan Yön-Sen'den istifa ettirilip kurulduğunu halkın unuttuğunu sanıyorlar.
Hâlbuki günümüzde artık bu sarı sendikacılığın da tartışılması gerekir. 'Hükümetin yanında görülmeyelim sonra bize sarı sendika derler' söylemi geçmişte söylenen sözlerdi. Günümüzde sarı sendika tanımı yeniden değerlendirilmeli."
Sonay Adem, "hükümeti Türkiye'den para alarak kendilerine dağıtması için zorlayanların" "sarı sendika" olduğunu da belirtti.
--YABANCI İŞGÜCÜNE YAKLAŞIM--
"Bugün yaşanan sürece dar görüşlü bir bakış açısıyla bakan yaklaşım nedeniyle ekonominin en genelde ihtiyaç duyduğu ve ağırlıklı olarak Türkiye'den gelen yabancı işgücüne yönelik demagojik yaklaşımlarda bulunulduğunu" da kaydeden Adem, "Bu sorunu 'işgücünü kayıt altına alma bahanesiyle' gibi yavan bir görüşü öne sürmek ve bugün ekonominin büyümesinde önemli katkısı olan yabancı işgücü ve ona yönelik olarak hükümetin aldığı tedbirleri küçümsemek, en hafif deyimiyle bu memleketin gerçeklerini bilmemektir" dedi.
CTP-BG hükümetleri öncesinde on binlerce insanın kaçak olarak yaşadığının gerçek olduğunu söyleyen Adem, bunlara karşı önemli tedbirler alarak, sosyal güvenlik şemsiyesi dahil onları kayıt altına alma sürecinde önemli başarılar elde ettiklerini ve atılan adımlar çerçevesinde bir aşamadan başka aşamaya geçerken farklı sorunların ortaya çıkmasının doğal olduğunu belirtti.
Adem, bu sorunlarla ilgili alınacak olan yeni önlemlerin önümüzdeki günlerde açıklanacağını da söyledi.
--1987'DE İMZALANAN ANLAŞMA--
1987'de Türkiye Cumhuriyeti'yle imzalanan anlaşma gereği, karşılıklı olarak her iki ülkede çalışan insanların -aileleri yanlarında gelmemiş olsa bile- yaşadıkları yerlerde bakmakla mükellef oldukları kişilerin tüm sağlık ihtiyaçlarının karşılıklılık ilkesi çerçevesinde çalıştıkları ülkenin sosyal sigortaları tarafından ödenmesi yükümlülüğü olduğunu anlatan Adem, bu anlaşmaya imza atanlarla birlikte kendilerine yönelik eleştiri ve eylem gerçekleştirilmesini anlamanın mümkün olmadığını ifade etti.
--KENDİ KENDİ İLE YÜZLEŞME--
Kıbrıs Türkü'nün kendi kendiyle yüzleşme zamanının geldiğine inandıklarını da vurgulayan Sonay Adem, "Eğer bir zenginlik yaratacaksak birlikte yaratmalıyız ve bu yaratılan zenginlik de eşit şekilde sosyal adalet ölçüleri içinde buluşabilme yeteneğine kavuşmalıyız. O zaman birbirimize karşı saygı ve hoşgörü geliştirebileceği ortamlar yaratabiliriz" dedi.
--ELCİL İLE KAPTAN'A BELÇA ELEŞTİRİSİ--
"Birlikte hareket eden 35-36 sendikanın sözcülüğünü üstlenen KTÖS Genel Sekreteri Şener Elcil ile KTAMS Başkanı Ahmet Kaptan'a bir çift sözüm var" diyerek sözlerini sürdüren Sonay Adem, "Göründüğünüz gibi olunuz. Başkalarına çok ağır cümlelerle saldırırken en azından yaptıklarının da çok kısa süre içinde su yüzüne çıkacağını bilerek davranmalarını tavsiye ederim" dedi.
Bu iki sendikanın hükümete yönelik söylemlerinin "yalanı da aşıp kuyruklu yalana dönüştüğünü" belirten Adem, 13. maaşların kaldırılacağı, emeklilerden vergi alınacağı ve emekli ikramiyelerinin budanacağı, bunun için hazırlık yapıldığını söyleyenlerin, Belça'da çalışanların haklarına tecavüz etmeye çalıştıklarını gizlemeye çalıştıklarını söyledi.
KTÖS ve KTAMS'ın sahipleri olduğu Belça'da, yönetimin 22 Mayıs'ta çalışanların sendikasını çağırarak 1 Haziran-31 Aralık tarihleri arasında uygulayacakları önlemleri sendikaya bildirdiğini anlatan Adem, bu maddeleri şöyle sıraladı;
"HP dondurulacak; Bayram İkramiyesi kaldırılacak; 13. Maaş kaldırılacak; Brüt maaşı 2000 ile 2250 YTL arasında olanlardan yüzde 15, 2250 ile 2500 arasında olanlardan yüzde 20, 2500 ile 2750 arasında olanlardan yüzde 25, 2750 ile 3000 arasında olanlardan yüzde 27 ve 3000 üzeri olanlardan da yüzde 30 kesinti yapılacak. Bu önerileri Belça çalışanları kendi aralarında imza toplayıp reddettiler.
Ekonomide yaşanan tıkanıklık nedeniyle Eşel Mobil sisteminin yılsonuna kadar kısa bir süre ertelenmesi önerisine karşı hükümete söylemediğini bırakmayan bu sendikalar, başkalarına nasıl olur da emeğin temsilcisi olduğunu iddia ederek, nasıl emekçinin kazanılmış ve toplu sözleşmede uzun yıllar yer etmiş haklarını ortadan kaldırmak ister.
Çalışanlara pazartesi eyleme gitme çağrısı yapanlar önce Belça çalışanları, genelde de özel sektör çalışanlarına, Kıbrıs Türkü'ne bunu izah etmelidir."
--GÜLÜNÇ İDDİA--
Bir sendika başkanının, 2007 yılı içinde ülkeye giriş ve çıkışlar arasında bir hesaplama yapılarak, ülkede 41 bin 806 kişinin kaldığını iddia ettiğini de belirten Adem, bunun gülünç bir iddia olduğunu, KKTC'de zaten 40 bin civarında yabancı öğrenci bulunduğunu söyledi.
Bunun yanı sıra yabancı işgücünün ülkede kalmakta olduğunu da belirten Adem, "Bu insanlar mesela 2007 yılında girip çalışma izni alıp ülkede kalıyor. Belki ertesi, belki de daha sonra çıkış yapıyorlar. Böyle rakamları alt alta koyup çıkarmakla bazı şeyleri saptamak olamaz.
Her 31 Aralık'ta yurttaş olmayanların hepsini yurt dışına mı çıkaracağız? Böyle bir şey mümkün değil" dedi.
Bunların tartışılmasının da bir haklılık yaratılacak diye KKTC'ye gelerek alın teri dökenlere haksızlık yapıldığını, kendilerinin dini, dili ırkı ne olursa olsun ülkeye gelerek alın teri dökenlere saygıları olduğunu ifade eden Adem, "Çünkü bizim onlara ihtiyacımız var. İhtiyacımız olmadığında herkes bilecek ki ülkeden gidecekler.
Ancak bu insanlara bu ekonominin ihtiyacı var ve belki Türkiye'de bulamadığımız teknik insanları da başka ülkelerden getiriyoruz. 10 bine yakın 3. ülkelerden insan var çalışan
Ekonomimize büyük bir artı değerleri var" şeklinde konuştu.
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.