Talat: Çözüm için çalışacağım
<P>Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Kıbrıs'ta bugün başlayan müzakere sürecini, çözümün, Kıbrıs Türk halkı ve dünya barışı için neler ifade ettiğinin bilincinde tam bir sorumlulukla sürdüreceğini vurguladı.</P>
Talat, bugün yeni bir döneme adım atıldığını; Kıbrıs sorununa adil, kalıcı ve kapsamlı bir çözüm bulmak için çalışmanın başladığını belirterek "Çözüm istiyoruz. Kıbrıs'taki haklarımızı kalıcı hale getirecek bir anlaşma için çalışmaya başladık. Bizim hazırlığımız tamamdır. Bu süreçte çözüm vizyonuna bağlı kalınarak yapılacak tüm katkılardan yararlanacağız. Hedefimiz; bizim için, bütün dünya için yararlı sonuçlar ortaya çıkaracak iyi bir anlaşma yapmaktır. Bu hedef doğrultusunda çalışmaya devam edeceğiz" dedi.
Talat'ın konuşmasının tam metni şöyle
Sevgili yurttaşlarım,
Bugün, Kıbrıs sorununa çözüm bulmak için yeni bir süreci başlatmış bulunuyoruz.
Bu süreci, çözümün, Kıbrıs Türk halkı ve dünya barışı için neler ifade ettiğinin bilincinde olarak tam bir sorumlulukla sürdüreceğim.
Kıbrıs Türk halkı, yıllardan beri sürüp gelen Kıbrıs sorunu nedeniyle çok acılar çekti; yoksulluğa ve yoksunluklara katlanmak zorunda kaldı; ekonomik olarak daha rahat yaşama olanağı bulduğumuz son yıllarda bile dünyadan soyutlanmış olarak yaşamak zorunda bırakıldık.
Kıbrıs sorununa çözüm bulmak istiyoruz ve bunun için çalışacağız. Ne var ki bu çözüm, Kıbrıs Türk halkının hak ve kazanımlarını koruyabilecek bir çözüm olmalıdır. Bu yeni süreçte, hak ve çıkarlarımızı koruyup geliştirmemize yardımcı olacak "iyi bir çözüm planı" üretmek için çalışacağım.
Kıbrıs sorununa bulunacak çözümün, Kıbrıs Türk halkı ile Kıbrıs Rum halkının eşzamanlı ve ayrı referandumları ile oylanacağı kararlaştırılmış bulunuyor. Bu nedenle halkımın karşısına gönül rahatlığı ile onaylayacağı iyi bir anlaşma ile gelmek bu süreçteki başlıca amacım olacaktır.
Sevgili halkım;
Kıbrıslı Rum lider Dimitris Hristofias ile bugün başlattığımız bu süreç boyunca ele alacağımız konuların neler olduğunu hepimiz ve hatta bütün dünya biliyor. Kırk yıldır devam eden müzakerelerde ele alınmayan ve detaylı olarak müzakere edilmeyen konu yoktur. Bu nedenle konulara yaklaşımımız herkes tarafından biliniyor.
Bugün başlayan süreci olumlu bir sonuca ulaştırabilmemiz için yapıcı bir ruhla, iki halkın haklarına saygılı olarak çalışmak gerekiyor.
Kıbrıs Türk halkının, Kıbrıs adası üzerindeki haklarından vazgeçmeye niyeti olmadığını herkesin bilmesi gerekiyor. Bu haklarımızın, "iki halkın siyasi eşitliği ve iki kurucu devletin eşit statüsü" ile korunabileceğini biliyoruz.
Siyasi eşitliğimiz ile Kurucu Kıbrıs Türk Devleti ile Kurucu Kıbrıs Rum Devleti'nin eşit statüsü, 1950'lerden beri devam edegelen mücadele ile elde ettiğimiz kendi kaderini belirleme hakkımızın yeni ortaklık devletine taşınmasnın somut biçimleri olacaktır.
Sevgili Kıbrıs Türk halkı;
Kıbrıs sorununun ortaya çıkışından beri, Kıbrıs Türklerinin en büyük destekçisi, başlıca dayanağı Türkiye Cumhuriyeti olagelmiştir.
Yıllar içerisinde koşullar ve zorluklar değişmiş; Türkiye'nin desteğinin şekilleri değişmiştir ama Türkiye'nin desteği değişmeden kalmıştır.
Bugün de başlıca gücümüz Türkiye'nin siyasi ve ekonomik desteğidir.
Kıbrıs sorununa adil ve kalıcı bir çözüm bulma yolundaki en büyük destekçimiz de yine Türkiye Cumhuriyeti'dir.
Kıbrıs Türk halkının kendi iradesine sahip olmadığı ve Türkiye tarafından yönlendirildiğimiz iddiaları bizi bu dayanışmadan vazgeçiremeyecek veya bu dayanışma ve işbirliğini geri plana itmemizi getirmeyecektir.
Türkiye Cumhuriyeti'nin desteğinin öneminin bilincinde olarak, bütün hazırlık süreci boyunca Türkiye ile tam bir işbirliği içinde çalıştık. Görüşme sürecinde de ayni işbirliğini ve dayanışmayı devam ettireceğiz.
Türkiye Cumhuriyeti ile ilişkilerimiz en sıkı şekilde çözümden sonra da sürdürülecektir. Türkiye Cumhuriyeti'nin garantörlüğünün çözümün temel ilkelerinden birisi olduğunu zaten defalarca açıklamış bulunuyoruz.
Türkiye'nin desteği siyasi ve ekonomik alanlarda devam edecektir.
Değerli yurttaşlarım;
Kıbrıs sorununa bulacağımız çözüm, kalıcı ve çalışabilir olmalıdır.
Bu çözümün Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum halklarını yeniden çatışır duruma getirmemesi için gerekli tüm önlemler alınmalı ve uzun yıllara yayılacak bir geleceğe ışık tutmalıdır.
Bunun temel şartı, çözümün, iki halkın kendi kendini yönetme olanaklarını bizlere sunması; Kıbrıs adasının bu iki halkın ortak vatanı olması için gerekli koşulları sağlamasıdır.
Bütün dikkatimi ve çabalarımı, bu koşulların sağlanması için harcayacağım.
Kıbrıs sorunu ile ilgili bütün sorunlar, çözümün hayata geçmesini kolaylaştırıcı bir şekilde çözümlenmelidir. Çözümün insancıl bir karekter taşıyabilmesi ve iki halkın ayrı referandumlarında huzurla onaylanabilmesi için somut sorunlara somut çözümler önermesi kadar, bu çözümlerin uygulanabilir olması da gerekmektedir.
Kolaylıkla uygulanabilir, pratik ve hayatın gerçeklerine uygun çözümler bulmak, bu süreçteki başlıca görevimiz olacaktır.
Sevgili halkım;
Kıbrıs sorununa ilişkin geçmişteki tutumumuz ne olursa olsun, hergün için yaşanan gelişmelerden dersler çıkarmamız, dünyayı bu dersler ışığında yeniden ve daha iyi anlamaya çalışmamız ve çözüm çabalarımızı bu bilgilere dayandırmamız gerekmektedir.
Bu bilgileri sadece Kıbrıs'taki iki halkın ilişkilerinden edinemeyiz; dünyanın çeşitli yerlerindeki farklı insanlar arasındaki ilişkilerde yaşanan gelişmeler de bizlere ders olmalıdır.
Açıkça bellidir ki, farklı karakterler taşıdıkları halde birlikte yaşamaya zorlanan halklar, daha sonra, tarihin daha farklı bir evresinde, belki de ilk fırsat buldukları dönemde ayrı idarelerini kurmak için çatışmak durumunda kalmışlar ve kalmaktadırlar.
Kıbrıs sorununa bulacağımız çözüm, bu gelişmelerden alınacak dersler ışığında, Kıbrıs Türk halkı ile Kıbrıs Rum halkını yeniden çatışmaya itmeyecek; bu iki halktan herhangi birinin tahakküm altına alınmasının yolunu açmayacak bir nitelikte olmalıdır.
Sevgili Kıbrıslı Türkler,
Kıbrıs sorununa adil, kalıcı ve kapsamlı bir çözüm bulma çabalarının yeniden yoğunlaştığı bu dönemde, sizleri sürece aktif bir şekilde katkı koymaya çağırıyorum.
İsteğim, bana körü körüne destek olmanız değildir. Bana en büyük desteği, duygu ve düşüncelerinizi, gerçekçi ve yapıcı değerlendirmelerle açıkça ifade ederek vereceksiniz.
Hedefim, Kıbrıs Türk halkının gönül rahatlığıyla onaylayacağı bir çözüm bulmaktır. Bunun için ne düşündüğünüzü, geleceğe dair planlarınızın ne olduğunu bütün sadeliği ile öğrenmek istiyorum.
Kıbrıs Türk halkı, bu süreçte bir bütün olarak yer almalıdır. Farklılarımız bütünlüğümüze zarar veremez; vermemelidir.
Demokratik kuralları sonuna kadar kullanınız. Demokrasi en büyük gücümüzdür. Demokratik kurallara uygun bir katılım süreci, düşüncelerimizdeki farklıkları zenginliğimiz haline getirecek ve bu süreçteki başlıca gücümüz olacaktır.
Sevgili halkım,
Kıbrıs sorununa bulunacak adil ve kalıcı bir çözümün, bu güzel adada daha mutlu ve huzurlu yaşamamıza katkıda bulunacağını biliyoruz.
Ne var ki, çözüm gibi, çözümden önce veya sonra, daha gelişmiş ve adaletli bir düzen içinde yaşamak da bize bağlıdır.
Kıbrıs sorununa bulunacak olan çözüm, bütün sorunlarımıza nihai çare olmayacaktır. Sorunların çaresi, sürdürülebilir, verimli ve adil bir düzen yaratmaktır.
Dünyanın rekabete açık bir ekonomik düzene sahip olduğunu biliyoruz. Bu rekabetçi düzen içinde varolmaya devam edebilmek için daha çok ve daha verimli çalışmak zorundayız.
Bu nedenle, Kıbrıs Türk halkının ekonomik ve sosyal kalkınmasının yol haritasını oluşturacak, çözümden önce ve sonra, çalışmalarımızı verimli olarak sürdürmemizi sağlayacak bir ekonomik düzen oluşturmak zorundayız.
Bu düzeni oluşturacak kararların bütün toplum kesimleriyle paylaşılması, özellikle iş dünyası ve sivil toplum örgütlerince benimsenmesinin sağlanması gerekiyor.
Sivil toplum örgütlerimiz, bu kararlara önyargılı yaklaşmamalı, kararları ekonomik akılla ve sürdürülebilir bir ekonomik yapı yaratmak vizyonu ile değerlendirmelidirler.
Bütün sorunların çözümü kamu sektöründe değildir. Tam tersine, sorunların çoğu, verimsiz kamu sektöründen ve bürokrasiden kaynaklanmaktadır. Hükümet, kararları ile; sivil toplum örgütleri de talepleri ile bu verimsiz sektörün büyümesine yol açmaktan kaçınmalıdırlar.
Dünyamızda rekabetçi bir ekonomik düzenin hüküm sürdüğünü biliyoruz. Bu düzeni yalnız başımıza değiştiremeyiz. Tam tersine, bu düzenin gerektirdiği düzenlemeleri yapmaktan kaçındıkça, daha büyük sorunların içine yuvarlanıyoruz. Böyle bir düzen içinde yaşamaya devam etmek zorunda olduğumuzun bilinciyle, mukayeseli avantajlarımızı iyi değerlendirmeli, rekabet gücümüzün nisbeten daha yüksek olduğu alanlara yönelmeli; küresel veya bölgesel işbirliğinin gereklerine uymakta tereddüt etmemeliyiz.
Kıbrıs'ın çözümden sonra bir bütün olarak Avrupa Birliği içinde yer alacağı biliniyor. Hedefimiz bu olduğuna göre, Avrupa Birliği'nin bütün kurallarını değilse bile, temel ilkelerini yani rekabetçi bir ekonomi ortamında yaşabilmenin yollarını şimdiden öğrenmeli; kendimizi yarışmacı bir ortam içinde varolmaya hazırlamalıyız.
Sevgili halkım;
Bu yönde atılacak adımların, çözüm sürecindeki gücümüzü de artıracağından emin olmanızı istiyorum.
Siz de biliyorsunuz ki, kendi kendine yeten veya bu yönde adımlar atan bir halkın anlaşma yapma gücü ile, dış yardımlarla yaşamaya muhtaç bir halkın anlaşma yapma gücü eşit değildir.
Kıbrıs sorunu konusunda varılacak anlaşmanın bizim gücümüzle yakından ilişkili olacağını anlatmaya ise gerek bile yoktur.
Saygıdeğer Kıbrıs Rum halkı;
Kıbrıs Türk halkı çözüm istediğini daha önce de kanıtlamış bir halktır. Biz çözüm istiyoruz.
Ne var ki, Kıbrıslı Türkler sizin idarenizde yaşamak istemiyorlar. Kıbrıs sorununu, 1974 Barış Harekatı ile başlamış bir sorun olarak dünyaya tanıtmak için uğraşıyor olsanız bile, en azından siz, gerçeği tam olarak biliyorsunuz.
Kıbrıs sorunu, Kıbrıslı Türklerin siyasi kimliğini kabullenmek istemediğiniz için başlamıştır ve yıllardan beri devam etmektedir.
Kıbrıs Türk halkı, kendi kendinin efendisi olmak istiyor.
Kıbrıs sorunu ile ilgili pek çok konuyu sizinle tartışabiliriz. Tartışamayacağımız en önemli şey; Kıbrıs Türk halkının kendi kendini yönetme arzusu ve bunun için yaptığı mücadeledir.
Bu gerçeği kabul etmelisiniz.
Kıbrıs Türk halkının yaşadığı sorunlar ne olursa olsun, bir başka halkın idaresini kabul etmeyeceğini başkaları bilemese bile siz biliyorsunuz.
Kıbrıs'ı ortak vatan yapabilmek için bu adanın egemenliğini bizimle paylaşmaya hazır olmalısınız.
Dünyamız oldukça hareketli günler yaşıyor. Balkanlar'da ve Kafkaslar'da yaşanan gelişmelerin sizi tedirgin ettiğini biliyorum. Bu gelişmeleri "kötü örnekler" olarak algılıyorsunuz. Kıbrıs sorununa adil, yaşayabilir ve kapsamlı bir çözüm bulamazsak, bu "kötü örnekleri" ürküntü ile izlemeye devam edeceksiniz.
Kötü örneklerden korkacağımıza, başka halklara "iyi örnek" olalım.
Farklı kültürlerden insanların, birarada nasıl yaşayabileceğine dair güzel bir örnek oluşturarak, insanlık tarihindeki olumlu yerimizi alalım...
Bizim çabamız ve hedefimiz budur. Bizden kormayın, bu hedefe ulaşabilmek için bizimle birlikte yaşamaya ve çalışmaya hazır olun.
Dünyanın önde gelen devletlerine ve uluslararası kuruluşlarının liderlerine de seslenmek istiyorum.
Çözüm arayışında olanlara destek olunuz.
Dünyanın çıkarına olan şey, istikrarlı, huzurlu ve barış içinde bir Kıbrıs'tır.
Kıbrıs adasını bir barış cenneti yapmamız için bize destek olunuz.
Kıbrıs Türk halkı, çözüm ve barış için çalışıyor. Dünya ile bütünleşmek çabasında olan bu halkı, izole etme gayretlerine prim vermeyiniz.
Bilmelisiniz ki, Kıbrıs Rum tarafından kaynaklanan izolasyon çabalarına verdiğiniz destek; barış ve çözüm umutlarını söndürmek için kullanılmaktadır.
Kıbrıs Rum tarafındaki kimi unsurlar, izolasyon altında yaşatılan Kıbrıs Türk halkının, adada Kıbrıs Rum egemenliğini kabul edebileceği hayali ile avunmakta ve çözüm çabalarını sonuçsuz bırakmak için uğraşmaktadırlar.
Onları cesaretlendirmekten vazgeçiniz.
Kıbrıs Türk halkı, en ağır izolasyonlar altında ezilse bile kendi kendini yönetme hakkından vazgeçmeyeceğini kanıtlamış bir halktır. Bu halkın kendi kaderini belirleme hakkına saygı duyun ve Kıbrıs Türk halkının bu hakkını dünya barışına katkı sağlayacak bir çözümden yana kullanacağına güvenin.
Sevgili yurttaşlarım;
Bugün yeni bir döneme adım attık.
Kıbrıs sorununa adil, kalıcı ve kapsamlı bir çözüm bulmak için çalışmaya başlıyoruz.
Çözüm istiyoruz. Kıbrıs'taki haklarımızı kalıcı hale getirecek bir anlaşma için çalışmaya başladık. Bizim hazırlığımız tamamdır. Bu süreçte çözüm vizyonuna bağlı kalınarak yapılacak tüm katkılardan yararlanacağız.
Hedefimiz; bizim için, bütün dünya için yararlı sonuçlar ortaya çıkaracak iyi bir anlaşma yapmaktır. Bu hedef doğrultusunda çalışmaya devam edeceğiz.
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.