Babacan:Türkiye Kıbrıs'taki yeni sürece katkı sağlayacak
<P>Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, Türkiye'nin Kıbrıs'ta (yeni başlayan sürece) katkıda bulunma konusunda kararlılığını sürdüreceğini ve ilgili tüm tarafların da yapıcı bir anlayışla süreci desteklemelerini beklediklerini kaydetti. Babacan, Ankara'da bulunan KKTC Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Turgay Avcı ile Dışişleri Bakanlığı'nda bir araya geldi. </P>
Görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında Babacan, Kıbrıs'ın Türkiye için milli bir dava olduğunu, bu çerçevede hükümetlerinin Kıbrıs'la ilgili tüm gelişmeleri yakından takip ettiğini kaydetti.
Kıbrıs sorununun BM çerçevesinde müzakerelerle kapsamlı bir çözüme ulaşmasını istediklerinin altını çizen Babacan, şunları söyledi:
"Çözümün adresi, yeri BM'dir. Kapsamlı çözüm, iki halkın irade ve rızasına dayanacaktır. Türk tarafı, Kıbrıs'ta yerleşmiş BM parametreleri çerçevesinde siyasi eşitliğe, iki kesimliliğe, iki kurucu devletin eşit statüsüne dayanan yeni bir ortaklığa hazırdır."
Babacan, bu çerçevede garanti ve ittifak anlaşmalarının yürürlükte kalmaya devam edeceğini söyleyerek, 21 martta başlayan yeni sürece desteklerinin tam olduğunu belirtti. Babacan, bu çerçevede çalışma grupları ve teknik komitelerin oluşturulduğun belirterek, üç aylık sürecin sonunda, 21 hazirandan sonra başlayacak olan kapsamlı çözüm görüşmelerinin de bu işin asıl önemli kısmını oluşturacağını bildirdi.
KKTC'nin bu konuda yapıcı bir tutum içinde olduğunu ve olumlu bir tavırla çalışmalarını sürdürdüğünü vurgulayan Babacan, 2008 yılında ortaya çıkan fırsat penceresinin tüm taraflarca iyi değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Annan planı referandumlarının ertesinde tüm dünyanın Türk tarafının çözüm yanlısı olduğunu anladığını kaydeden Babacan, "Çözümsüzlüğü isteyenlerin ve çözümsüzlüklerden nemalananların hangi taraf olduğu bu dönemde bir bakıma test edilmiştir" dedi.
Konuk Bakan Avcı ile yararlı bir görüş alışverişinde bulunduklarını kaydeden Babacan, "Türkiye, bu sürece (Kıbrıs'ta yeni başlayan sürece) katkıda bulunma konusundaki kararlılığını sürdürecektir. İlgili tüm tarafların da yapıcı bir anlayışla süreci desteklemelerini beklemekteyiz" dedi.
Bu bağlamda, AB'nin Kıbrıs'ta varılacak çözüme kendini uyarlama yönünde vermiş olduğu taahhüdün de altını çizen Babacan, "Kapsamlı bir çözüme ulaşılırsa bu çözümü alıp AB'nin müktesebatının bir parçası yapmak, AB'nin zaten daha önce de kabul ettiği yaklaşımdır" diye konuştu.
Babacan, "Müzakere sürecinin yeniden canlandırılması konusunda kaydedilecek gelişmelerin, Kıbrıs Türk halkı üzerindeki haksız izolasyonların kaldırılması yönünde atılacak adımları geciktirmek için bahane olarak kullanılamayacağı da açıktır. Uluslararası toplumun bu bağlamda sorumluluğunu yerine getirmesini bekliyoruz" dedi.
KKTC'de gerçekleşmiş olan ekonomik kalkınma ve refah artışına da dikkati çeken Babacan, bu noktada kayda değer bir gelişme söz konusu olduğunu kaydetti. Babacan, "Bu anlayış temelinde güç ve görev birliğiyle biz azimle çalışmaya devam edeceğiz. Türkiye Cumhuriyeti ile KKTC arasındaki ortak çaba ve fedakarlıklar olumlu sonuçları da beraberinde getirmiştir" diye konuştu.
Kıbrıs Türk halkını hak ettiği hayat şartlarına kavuşturmanın ortak bir hedef olduğunun altını çizen Babacan, şunları söyledi:
"Türkiye de Kıbrıs Türkü de bu hedefe ulaşmak ve Doğu Akdeniz'i refah ve istikrar üreten bir çekim merkezine dönüştürmek konusunda kararlıdır. Türkiye, Kıbrıs Türkünün huzur ve güvenliğinin sağlanması, hak ve hukukunun korunması için üzerine düşeni yapmayı bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sürdürecektir."
Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Turgay Avcı, Kıbrıs'ta bir çözüm için "bir 40 yıl daha beklemek istemediklerini ve beklemeyeceklerini" söyledi.
Ankara'da bulunan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Turgay Avcı, Ali Babacan'la TC Dışişleri Bakanlığı'nda yaptığı görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında, Kıbrıs konusunda gelinen son aşama ve iki ülke arasındaki ilişkilerin daha da çeşitlendirilmesi hakkında görüş alışverişinde bulunduklarını belirtti.
Avcı, Kıbrıs konusunda Türk tarafının inisiyatifi sonucu yeni bir süreç başlatıldığını, bu çerçevede başlayan yeni sürecin Türkiye ve KKTC Dışişleri Bakanlıkları arasında var olan örnek işbirliği ve temasın daha da derinleştirilmesi gerektirdiğini kaydetti.
Bu süreçte Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rum uzmanların ve bu uzmanlardan oluşan altı çalışma grubuyla yedi teknik komitenin kapsamlı görüşmeler için çalışmaya başladıklarını belirten Avcı, bu çalışmaların haftada iki kez devam ettiğini ve bu çalışmalarla iki liderin haziran ayı sonundaki kapsamlı ve kalıcı çözüme ulaşmak için yapacakları müzakere sürecine zemin hazırlanmasının amaçlandığını söyledi.
Lokmacı Kapısının açılması konusunda Kıbrıs Türk tarafının ortaya koyduğu iradenin tüm dünya tarafından olumlu karşılandığını belirten Avcı, "Türk tarafı Kıbrıs'ta iki halkın siyasi eşitliği kurucu devletlerin eşit statüsüne ve iki bölgeliliğe dayalı yeni ortaklık kurulmasını desteklemektedir. Kıbrıs Türk halkının Türkiye'nin etkin ve fiili garantisini ortadan kaldıracak veya sulandıracak hiçbir düzenlemeyi kabul etmeyeceğini tekrar vurgulamak istiyorum" dedi.
--"İHSANOĞLU PAZAR GÜNÜ KKTC'YE GELECEK"--
Kıbrıs konusunun yanında KKTC Dışişleri Bakanlığı'nın güçlendirilmesi konusunda da görüştüklerini vurgulayan Avcı, geliştirdikleri proaktif politikalar çerçevesinde başlattıkları yurt dışı temaslarının olumlu sonuçlarını verdiğini kaydetti. Avcı, KKTC'nin birçok ülkede temsilcilikler açmaya devam ettiğinin atını çizerek, özellikle İslam Konferansı Teşkilatı (İKT) ile ilişkilerinin son iki yılda çok ileri noktalara ulaştığını, KKTC'nin İKT'nin tüm organizasyonlarında temsil edilmeye başladığını kaydetti.
Avcı ayrıca, İslamabad'daki İKT toplantısında alınan karar uyarınca, İKT'nin resmi bir kurumu olan İslam Ticareti Geliştirme Merkezi ile Ortaklaşa Kobilerin Geliştirilmesi Konferansının geçen ay KKTC'de yapıldığını hatırlattı. İKT Genel Sekreteri Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu'nun desteğinin kendileri için vazgeçilmez öneme sahip olduğunu vurgulayan Avcı, İhsanoğlu'nun Pazar akşamı KKTC'ye bir ziyaret yapacağını duyurdu.
--"RUM TARAFININ ÇÖZÜME YÖNLENDİRİLMESİ GEREKİYOR"--
Avcı, artan dış temas ve uluslararası açılımlar çerçevesinde KKTC Dışişleri Bakanlığının geliştirilip, büyütülmesi ve alt yapı olarak dünyayla bütünleşecek seviyeye getirilmesi için çalışmalarının sürdüğünü kaydederek, 10 genç diplomatlarını Türkiye Dışişleri Bakanlığına eğitim için gönderileceğini vurguladı.
Kıbrıs Türk halkının dünyayla bütünleşmesini engellemeye çalışanlar olduğunu belirten Avcı, bir taraftan görüşme süreci devam ederken diğer taraftan da ekonomik, ticari, sosyal, kültürel ve eğitim alandaki çalışmaların durdurulması çalışmalarının bulunduğunu belirtti.
Avcı, "Türkiye'nin desteğiyle bu durdurma çalışmalarını bertaraf ederek, Kıbrıs Türk halkının hak ettiği açılımlara ilerliyoruz. Biz Kıbrıs'ta bir çözüm istiyoruz, adil bir çözüm istiyoruz ve bu çözüm için de çalışıyoruz. AB'nin BM şemsiyesi altında başlayan ve devam edecek olan görüşmelerde Rum tarafını bu çözüme doğru yönlendirmesi gerekiyor" dedi.
--"HAZİRAN ÖNCESİ TALAT-HRİSTOFYAS GÖRÜŞMESİ OLUMLU"--
Konuk Bakan Avcı, 23 mayısta yapılacak Talat-Hristofyas görüşmesinin gündeminin ne olduğuna ilişkin bir soru üzerine, Talat ve Hristofyas'ın 23 mayısta tekrar bir araya gelmeye karar verdiklerini ve bunun sebebinin gelinen aşamanın, komitelerin bugüne kadar yaptığı çalışmaların gözden geçirilmesi olduğunu belirtti.
Avcı, "Haziran öncesi bir araya gelmeleri olumlu bir yaklaşımdır" diyerek, bu görüşmede komitelerin ve çalışma gruplarının bugüne kadar getirdiği noktanın ve devam eden sürecin paylaşılacağını belirtti.
Avcı, Kıbrıs konusuna bir çözümün ne kadar yakın göründüğünün sorulması üzerineyse 2004 yılında hem Türkiye'nin, hem Kıbrıs Türklerinin adada kapsamlı bir çözüm için büyük bir irade ortaya koyduğunu vurgulayarak, "40 yıllık süreç içinde hep masadan kaçan taraf olarak gösterilen Kıbrıs Türklerinin ve Türkiye'nin 2004'te ortaya koyduğu irade önemlidir" dedi.
ABHaber'in haberine göre: Kıbrıs Türklerinin çözüm sürecinde var olduklarını belirten Avcı, şunları söyledi:
"Bu süreçte bir 40 yıl daha beklemek istemiyoruz ve beklemeyeceğiz. Bu çözüm süreci belli bir takvim içerisinde olmalıdır. Çünkü Rum yönetiminin düşüncesi uzun yıllara yaymak olabilir. Bizim hedefimiz ve düşüncemiz en kısa sürede, ortaya koyduğumuz çerçeve içerisinde kapsamlı ve adil çözümün bulunmasıdır, bunun için de masada varız, var olmaya devam edeceğiz."
Kıbrıs Rum yönetimi lideri Dimitris Hristofyas'ın "garantörlük konusunun gözden geçirilmesine" ilişkin açıklamasının hatırlatılması üzerineyse Avcı, şunları kaydetti:
"Garantörlük konusu tabii ki, Türkiye'nin garantörlüğüdür. 1960'da üç garantör ülke vardır, Türkiye, Yunanistan ve İngiltere. O bakımdan garantörlük konusu sadece Kıbrıs Türklerinin konusu değildir. Burada garantör ülke Türkiye'dir."
Avcı, adada adil bir çözüm için masada olduklarını yineleyerek, "Türkiye'nin garantisi bizim çok önemlidir, bizim güvencemizdir" dedi.
(ABHaber)
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.