Ülker Fahri yazdı: “Davulun sesi uzaktan hoş gelir”

loading
8 Temmuz, Çarşamba
£

8.60

7.73

$

6.86

Ülker Fahri yazdı: "Davulun sesi uzaktan hoş gelir"

Ülker Fahri yazdı: “Davulun sesi uzaktan hoş gelir”

Afrika Gazetesi yazarı Ükler Fahri son yazısında Kıbrıs müzakerelerinde gelişen son süreci yazdı... Ülker Fahri'nin yazısı şöyle:

Ülker Fahri yazdı: “Davulun sesi uzaktan hoş gelir”
A- A A+

Bugün, sizinle...

Kıbrıs sorununun çözümü ile çok büyük ilişkisi olan ve büyük katkısı olacağına inandığım "Güven Yaratıcı Önlemler" konusu ve Maraş, Mağusa limanı ile Ercan havaalanı üçgeni hakkında düşündüklerimi paylaşmak istiyorum.

Çok fazla hayale kapılmadan ve gereksiz tartışmalara girmeden şu gerçeklerin bilinmesinde yarar var.

Ve...

Bu gerçekler ışığında;

Mağusa limanı ve Ercan havaalanının açılması karşılığı, Maraş'ın da açılması, bilesiniz ki, öyle söylendiği veya görüldüğü kadar kolay değildir.

Sıkıntı, bazılarının dediği gibi, alt yapının çürümüş, bozulmuş olması ve yeniden yapılmaya ihtiyaç duyulduğu, bunun için de 5-6 yıl zamana ihtiyaç olduğu değil.

Ayni şekilde;

Mağusa limanının eskimiş olması, günün koşullarına ve AB kurallarına uygun hizmet verebilme olanağına sahip olmaması da değil.

Veya...

Ercan havaalanının standartları hiç değil.

Sorun,

Hala daha "kafa"lardadır.

Bir kere...

Kıbrıs'ta taraflar "çözüme hazır" mı?

Ve...

Bizim açımızdan bakıldığında, daha dün, Türkiye Dışişleri Bakanı "Kıbrıs'ta iki devlet esasına dayalı çözümden başka bir çözüm şekline müsaade etmeyiz "diyorsa, Türkiye çözüme hazır mı?

Peşinen söyleyeyim...

Taraflar masaya otururken, Kıbrıs sorununa "BM Kararlarına uygun" olan bir çözüm bulmak üzere anlaşarak oturmuşlardır.

O çözüm şekli de...

Geçen haftaki yazımda belirttiğim ve artık geçerliliğini yitirdiğini düşündüğüm "iki bölgeli, iki toplumlu, tarafların siyasi eşitliğine dayalı bir Federasyon"a dayalı çözüm şeklidir.

Ve...

İlgili BM Kararları "oluşacak Federasyonun" Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasa'sında yapılacak tadilat ile "üniter devlet"in "Federal devlet"e dönüştürülmesi şeklinde olacak demektedir.

Ta başından beri...

Ne R.R.Denktaş, ne M.A.Talat, ne D.Eroğlu ve ne de Türkiye yetkilileri bunu böyle kabul etmemekte ve Kıbrıs Cumhuriyeti ile KKTC'nin iki kurucu devlet olarak, "yeni" bir Federal Kıbrıs Devleti'ni kuracaklarından söz etmişlerdir.

KKTC'nin 4. Cumhurbaşkanı M.Akıncı, Türkiye Dışişleri Bakanı'nın dünkü açıklamasından sonra bu durumu daha farklı mı yorumlamaktadır?

Bunu geçin...

Ve...

Deyin ki,

Yarın...

Kıbrıs Rum tarafı, öneriyi "kabul" ediyoruz, Maraş'ı verin, karşılığında Mağusa Limanı ile Ercan havaalanının açılması için izin verelim desin.

Bilir misiniz, ortaya "egemenlik" tartışması çıkacak.

Çünkü...

Uluslararası uçuşlarda, Şikago Konvansiyonu'na göre "Uluslararası Sivil Havacılık Otoritesi" devletler arası yapılan bir anlaşmadır ve oraya "tanınmış" devlet olarak Kıbrıs Cumhuriyeti olarak müracaat edebilir ve Ercan'ı, Kıbrıs'ın havaalanı olarak kaydettirerek uçuş izni talep edebilir. Kıbrıs Türk tarafı 1993 yılında, BM Genel Sekreteri Buthros Ghali "Ghali Fikirler Dizisi" kapsamında, ayni konu üzerine Şikago'daki Uluslararası Sivil Havacılık Otoritesi'ne yapmış olduğu müracaat ve aldığı cevabı ve R.R.Denktaş'ın verdiği yanıtı, 1993 yılında yayımlanan BM Kıbrıs Raporu'nda okuyabilirsiniz. (R.R.Denktaş, KKTC egemenlik alanına Rumlar karışamaz diyerek reddetmiş, Türk tarafının da müracaat hakkı olmadığından iş tıkanmıştı)

Sayın M.Akıncı, Cumhurbaşkanı seçilir seçilmez, KC Dışişleri Bakanı Kasulides'in "Bazı şartların yerine getirilmesi halinde Ercan'ın uluslararası uçuşları açılması mümkün" açıklaması, yukarıda yazdığımı kasdetmektedir.

Kıbrıs Türk tarafı, Ercan'ın açılması için, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin KKTC adına Uluslararası Havacılık Otoritesi'ne müracaatını kabul ederse "evet" Ercan'ın açılması o taktirde mümkün...

Peki...

Türk tarafının tavrı, şimdi daha farklı mı olacak ve kabul edecek mi?

Türk tarafı (M.Akıncı'yı kastetmiyorum, Türkiye'yi kastediyorum) bunu kabul eder mi?

Cevabım, gayet nettir "hayır" kabul etmeyecektir.

O nedenle...

Kıbrıs'ta çözüm oluyor diye fazla "umut" taşımıyorum.

Balayı günleri, haftaları yaşanıp geçince ve herkesin ayakları yere basınca, gerçeğe dönülecektir.

Üstelik...

Birbirimiz de kandırmayalım....

Gerçekten çözüm isteyen çok az bir azınlık kesimi tenzih ederek yazıyorum;

Başta Kıbrıslı'lar olmak üzere evet hiçbir ayırım yapmadan Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar başta olmak üzere, mevcut durumdan (statüko) beslenen ve yararlanan o kadar çok insan var ki, bu kesim "dillerinde söyleseler de" gerçekte, Kıbrıs sorununun çözümünü "yürekten" istememektedirler.

Türkiye ve Yunanistan'daki siyasi partiler ise ellerinde tuttukları bu "hamaset malzemesi"ni kaybetmeyi hiç istememektedirler.

Eeee...

Amerika'nın ve İngiltere'nin çözüm istediğini zannedenler ve onlara inananlar hala kalmışsa, o zaman Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerinde "Arab Baharı" diye yaptıklarına ve kendi çıkarları uğruna oraları "kan gölü"ne çevirdiklerine baksınlar derim.

Kıbrıs sorunu...

Artık;

Sadece bir koşulda çözülür.

O koşul da...

Kıbrıslılar, Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar "adam" olur ve adam gibi "kendi ülkelerinin geleceği için" birlikte mücadele etmeye anlaşırlarsa ancak...

Bu gün için bu mümkün mü?

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer İÇ HABERLER