İÇ HABERLER
okuma süresi: 7 dak.

Nami:Konfederasyon istemiyoruz

Konfederasyon istemiyoruz

<P>Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın BM ve AB ile Müzakerelerden Sorumlu Özel Temsilcisi Özdil Nami Kıbrıs sorunuyla ilgili SİMERİNİ gazetesine verdiği demeçte, Kıbrıs Türk tarafının konfederasyon istemediği gibi, iki ayrı bağımsız devlet de istemediğini ifade etti.</P>

Yayın Tarihi: 12/10/08 13:25
okuma süresi: 7 dak.
Konfederasyon istemiyoruz
A- A A+

Haberi "Hristofyas ve Talat'ın Anlaştığı Her şey Geçerli... Özdil Nami: Konfederasyon İstemediğimiz Gibi İki Ayrı Devlet de İstemiyoruz" başlıklarıyla veren SİMERİNİ, Nami'nin Kıbrıslı Türklerin; gerçekleşecek olan herhangi bir çözümde garantör güç olarak sadece Türkiye'yle birlikte kendilerini güvende hissedeceklerini söylediğini ve Kıbrıs Rum kesimini bu konuya anlayış göstermeye çağırdığını bildirdi.

Cumhurbaşkanı Talat ile Rum lider Hristofyas arasında gerçekleştirilen doğrudan müzakerelerin çıkmaza götürmesi halinde, hakemlik yoluna işaret eden Nami, kendine göre; eğer gerekirse iki liderin bu metodu izleyeceğini söyledi.

Kıbrıs Türk tarafının iki kesimli, iki toplumlu federasyonu desteklemeye devam ettiğini sözlerine ekleyen Nami, Türkiye'nin Kıbrıs sorununun çözümüne engel teşkil ettiği iddiasını da reddetti.

Gazete, kısa bir özetle yayımlamaya başladığı Tümer Halil imzasını taşıyan haberine soru-cevap şeklinde geniş bir şekilde devam etti.

"Hristofyas'ın; gerçekleştirdikleri ilk görüşmelerde Kıbrıs sorununun çözüm temelinin tek egemenlik, tek vatandaşlık, tek uluslar arası kimlik ve siyasi eşitliğe dayanacak olan iki kesimli, iki toplumlu federasyon olacağı konusunda Talat'ın hem fikir olduğunu söylediği ve Talat'ın tezinin hala daha bu mu olduğu" sorusu üzerine Nami, Cumhurbaşkanı Talat'ın böyle bir çözümü desteklemeye devam ettiğini kaydederek, bu konuya ilişkin ifade edilenlerin 23 Mayıs ve 1 Haziran'da yapılan anlaşmalarla güçlendirildiğini belirtti.

Kıbrıs Türk tarafının konfederasyona ilişkin felsefesi bulunmadığını söyleyen Nami, siyasi liderler arasında varılacak olan olası bir anlaşmanın her iki tarafta da ayrı ayrı referanduma sunulacağını ifade etti.

Kıbrıslı Türklerin konfederasyon istemediği gibi iki ayrı bağımsız devlet de istemediğini yineleyen Nami, "devlet" kelimelerinin iki liderin kendi aralarında anlaştıkları anlamı taşıdığını söyledi. "Federal devlete katılacak olan, kurucu-oluşturucu devletlerden bahsettiklerini" ifade eden Nami, anlaşmanın bu iki devlet arasında imzalanmayacağını; anlaşmayı halkın, referandumda imzalayacağını belirtti.

"Hristofyas'ın Bulgaristan'da yaptığı açıklamada, Kıbrıs sorununa çözüm bulunmasındaki en büyük engelin 'Türk tarafının felsefesi' olduğunu söylediğinin" hatırlatılması üzerine ise Nami, Papadopulos'un başta olduğu dönemde Cumhurbaşkanı Talat'la anlaşmaya varmaya niyeti olmadığını, fakat Hristofyas'ın başkanlığı devralmasıyla Ledra Caddesi'ndeki barikatın açıldığına, iki lider arasında zirve görüşmesi yapıldığına ve 3 farklı anlaşmaya vardıklarına, ayrıca bütünlüklü çözüme yönelik doğrudan görüşmelerin başladığına işaret etti.

Zorlukların; iddia edildiği gibi Türkiye ve askeri rejimden kaynaklanmadığını söyleyen Nami, bu güne kadarki zorlukların Kıbrıs Rum yönetiminden kaynaklandığını söyledi. Rum kesimindeki yönetim değişir değişmez her şeyin birden bire ilerlemeye başladığını ve ilerleme gözlemlendiğini sözlerine ekleyen Nami, bu yüzden kimsenin engellerin Türkiye'den kaynaklandığını iddia etmemesi gerektiğini dile getirdi.

Açıklamasında "diyalog aracılığıyla başaramayacağımız bir şey olduğuna inanmıyoruz" ifadelerini de kullanan Nami, iki tarafı da endişelendiren noktalar bulunduğunu, fakat müzakerelerde iki toplumu da memnun bırakacak olan ortak bir formül bulacaklarına inandığını vurguladı.

Özdil Nami, "Kıbrıs'ın Avrupa Birliği'ne katıldığı, Türkiye'nin de AB'ye katılmayı arzuladığı halde neden Türk ordusunun varlığında ve Türkiye'nin garantilerinde ısrar ediyorsunuz" sorusunu yanıtlarken, "En başta bunu Kıbrıs Türk tarafının istediğini söylememiz lazım" dedi. Hafızasında geçmişte yaşanan olayları taşıyan Kıbrıs Türk halkının; Türkiye'nin garantör güç olmayacağı herhangi bir çözümde kendini güvende hissetmemeye devam edeceğini söyleyen Nami, gerçekleşecek olan bir anlaşmada; Kıbrıslı Türklerin güvende olmayacağı andan itibaren, ortaya çıkacak olan tüm olumlu şeylerin hiçbir önemi olmayacağını vurguladı. Kıbrıslı Türklerin şu an bu şekilde kendilerini güvende
hissettiklerini dile getiren Özdil Nami, Türkiye'nin garantisine ihtiyaç olmadığının kanıtlanması gerektiğini söyleyerek, tarihin bugüne kadar buna ihtiyaç duyulduğunu gösterdiğine vurgu yaptı.

Nami; iki taraf referandumda ayrı ayrı "evet" dediği takdirde, bunun yeni bir oluşuma sahip olunacağı anlamına geldiğini; bu oluşumun yeni bir bayrağı ve yeni bir anayasası olacağını da ifade etti.

"Dimitris Hristofyas'ın RMMO tarafından Güney'de icra edilen Nikiforos ve Türk Ordusu tarafından Kuzey'de icra edilen Toros tatbikatlarının yapılmaması konusunda müdahalede bulunması ve askeri dekonfrantasyonun ilk olarak Lefkoşa bölgesinden başlaması konusunda yakın zamanlarda BM Genel Sekreteri Ban Ki-Moon'a öneride bulunmasına" ilişkin olarak ise Nami, önerilerin resmi olarak ellerine geçmediğini, bu yüzden bu konuyla ilgili herhangi bir görüş belirtemeyeceğini kaydetti.

Nami, Türkiye'nin, Cumhurbaşkanı Talat ve Kıbrıs Türk halkını desteklediğini de sözlerine ekledi.

"Bize samimi bir şekilde söyleyin; Kıbrıs'ın Kuzey bölümünde kaç bin yerleşik (TC kökenli) yaşıyor ve Sayın Hristofyas'ın 50 bin yerleşik kalması önerisini ne derece kabul ediyorsunuz?" sorusuna karşılık ise Nami, şu ana kadar söylediklerinin samimi olduğunu belirterek, yakın zamanlarda Kuzey Kıbrıs'ta bir nüfus sayımı gerçekleştirildiğini, tüm bilgilerin ilgili web sitesinde bulunduğunu ve isteyen kişinin bunları kontrol edebileceğini kaydetti.

Bu konuyla ilgili gizledikleri herhangi bir şey olmadığını da sözlerine ekleyen Nami, bunun bir "insanlık konusu" olduğuna dikkat çekti.

"Kıbrıs sorununun Avrupa Müktesebatlarına dayanacağı bir çözümü kabul etmeye hazır mısınız?" sorusuna karşılık ise Nami, AB müktesebatlarıyla ilgili herhangi bir sorunları olmadığını ifade etti.

Özdil Nami, Annan Planı'nın da Avrupa Birliği ilkeleri temelinde olduğunu ve bu yüzden Avrupa tarafından desteklendiğini de belirtti.

"Maraş şehrinin iadesini engelleyen nedir?" sorusuna karşılık ise Nami, Maraş konusunun kapsamlı müzakerelerin bir parçasını teşkil ettiğini ifade ederek, Kıbrıs sorununun birçok başlıktan oluştuğunu; Kıbrıs Türk tarafının bütünlüklü bir çözüm için çalıştığını belirtti.

Özdil Nami, Rum kesimini aynı çerçeveler içerisinde hareket etmeye davet ettiklerini de söyledi.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.