Uzmanlar, doğaya çıkanları uyarıyor: "Yılanlar uyanmaya başladı!"
Bahar aylarının gelmesiyle, hava sıcaklığı da giderek yükselmeye başladı. Uzmanlar, doğaya çıkan kişilerin attıkları adımlarda çok dikkatli olmaları konusunda uyarılarda bulundular.
Bahar aylarının gelmesiyle, hava sıcaklığı da giderek yükselmeye başladı. Uzmanlar, doğaya çıkan kişilerin attıkları adımlarda çok dikkatli olmaları konusunda uyarılarda bulundular.
Hava sıcaklığının artmasıyla, doğadaki yılanlar da kış uykusundan uyanarak yuvalarından çıkmaya başladı. Uzmanlar, halk arasında "Gufi" adıyla bilinen, ülkemizde yaşayan yılan türleri arasındaki zehirli tek tür 'Kıbrıs Engereği'nin ısırığına maruz kalan kişilerin yapması gerekenleri Kıbrıs Postası ile paylaştı.
Biyologlar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi, Uzman Biyolog Nazım Kaşot, halk arasında "Gufi" olarak bilinen Kıbrıs Engereği'nin bilinçsizce öldürüldüğünü, bunun nedeninin ise insanların yılandan korkması olduğunu belirtti. Renklerinden dolayı Gufi yılanının doğada kamufle vaziyette bulunduğunu ve fark edilmesinin çok zor olduğunu söyleyen Kaşot, rahatsız edilmeyen Gufi yılanının kesinlikle saldırmadığını belirtti.
Bahar aylarının gelmesiyle, hava sıcaklığı da giderek yükselmeye başladı. Böylelikle doğada bulunan yılan tehlikesi de yeniden gündeme geldi. Bahar aylarında, özellikle doğa gezileri ve ot toplama gibi aktiviteler için dağlık alanlara giden vatandaşların, mart ayından itibaren kış uykusundan uyanan yılanlara çok dikkat etmesi gerekiyor. Ülkemizde, farklı 10 tür yılan var olsa da içlerinde tehlikeli tek yılan, halk arasında "Gufi" olarak da bilinen 'Kıbrıs Engereği'dir. Diğer yılan türlerinden farklı olarak Gufi yılanının insanlardan korkup kaçmadığını vurgulayan uzmanlar, renginden dolayı doğayla bütünleşen Gufi yılanının fark edilmesinin zor olduğunu ifade etti ve üzerine basılmadıkça insanlara saldırmadığını da kaydetti. Bahar ve yaz aylarında yılanların çiftleşme ve üreme mevsimi olduğu için özellikle yavruları bulunan yılanların her şeyi tehdit olarak algılayabileceğini kaydeden uzmanlar, doğaya çıkan kişilerin, attıkları adımlarda çok dikkatli olmaları konusunda uyarılarda bulundular.
"YILANLAR UYANMAYA BAŞLADI"
Hava sıcaklığının artmasıyla, doğadaki yılanlar da kış uykusundan uyanarak yuvalarından çıkmaya başladı. Biyologlar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi, Uzman Biyolog Nazım Kaşot, ülkemizde yaşayan yılan türleri arasındaki zehirli tek tür Kıbrıs Engereği "Gufi"nin ısırığına maruz kalan kişilerin yapması gerekenleri Kıbrıs Postası ile paylaştı. Geçmişte Kıbrıs adasındaki fare popülasyonunu azaltmak ve fare sorunuyla mücadele etmek için Kıbrıs'a getirilen bu yılanların adanın her tarafına dağıtıldığını belirten Kaşot, Gufi yılanlarının genellikle kayalık bölgelerde, kaya diplerinde, yıkık/harabe binalarda, dere yataklarında, çalı diplerinde ve ağaçlık bölgelerde bulunduğunu ifade etti.
"KIŞ UYKUSUNDAN UYANDIKLARI DÖNEMLERDE ZEHİRLERİ ÇOK DAHA ETKİLİ"
Sağır yılan olarak da bilinen bu yılanların sesleri duymadığı için yanına yaklaşan canlıları ısı farkından hissettiğini kaydeden Nazım Kaşot, Gufi yılanlarının rahatsız edilmesi halinde ıslığı andıran ince bir tıslama sesi çıkarttığını belirterek, bunun da yılanın korktuğu ve saldıracağı anlamına geldiğini dile getirdi. Bu sesi duyan kişilerin yılanın olduğu yerden uzaklaşması halinde yılanın insanların peşinden kesinlikle gitmediğini ve uzaklaştığını söyleyen Kaşot, koruma altındaki bu yılanların öldürülmesinin hem yasak hem de yanlış olduğunu vurguladı. Doğanın dengesinin korunması ve zararlı haşere ile mücadelede Kıbrıs Engereği'nin büyük rol oynadığını ifade eden Kaşot, özellikle kış uykusundan yeni uyanmaya başlayan yılanların, bu dönemdeki zehirlerinin çok daha etkili olduğunu da sözlerine ekledi.
"ISIRILAN YERİN ÜZERİNE TURNİKE İŞLEMİ UYGULANMALI"
Zehirli Kıbrıs Engereği'nin ısırığına maruz kalan bir kişiye yapılacak ilk müdahalenin, ısırılan yerin üst tarafından bir iple turnike yaparak, söz konusu bölgedeki kanın vücuda yayılmasının önlenmesi olduğunu söyleyen Kaşot, yılan zehrine maruz kalan kişinin en kısa zamanda, en yakın sağlık merkezine ulaştırılması gerektiğini vurguladı. Kaşot, uzun yıllardır, ülkemizde yılan ısırmasından hayatını kaybeden kimse olmadığını da sözlerine ekledi.
"BİLİNÇSİZ OLDUĞUMUZ İÇİN YILANDAN KORKUYORUZ"
Biyologlar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Uzman Biyolog Nazım Kaşot, halk arasında "Gufi" olarak bilinen Kıbrıs Engereği'nin bilinçsizce öldürüldüğünü, bunun nedeninde ise insanların bilgisizlik kaynaklı korkularının olduğunu belirtti. Sosyal sorumluluk projesi olarak ülkemizdeki liseleri gezip yılanlar konusunda bilgilendirici konferanslar da düzenleyen Kaşot, "Tanımadığımız, bilmediğimiz şeylerden korkarız ve bu yüzden ben de gençlerimizi bu konuda bilinçlendirmeye çalışıyorum" dedi.
"KIBRIS ENGEREĞİ'NİN ZEHRİ, KAN HÜCRELERİNİ PARÇALAR"
Kıbrıs'ta insanlar için tehlikeli olabilecek tek yılan türünün Kıbrıs Engereği olduğunu ısrarla kaydeden Kaşot, "Bu yılanın tehlikesi, zehir dişlerinin çene önünde olduğu için zehri, ısırdığı kişiye kolaylıkla enjekte edebilmesidir. Zehrinin tehlikeli olmasının nedeniyse, zehrin, kan hücrelerini parçalaması ve dokuda ciddi yaralanmalara sebep olmasıdır" diyerek, Gufi yılanının zehrinin, kanda hemolitik etkiye neden olduğunu vurguladı.
"RAHATSIZ EDİLMEYEN YILAN KESİNLİKLE SALDIRMAZ"
Diğer yılan türlerinden farklı olarak Gufi yılanın kendisine ait bir savunma mekanizması yani zehri olduğu için tehlikelerden korkmadığı ve kendisine yaklaşanlardan kaçmadığını söyleyen Nazım Kaşot, kişinin yılanı fark etmeden üzerine basması halinde, yılanın dönüp insanı ısırdığını ifade etti. Renklerinden dolayı Gufi yılanının doğada kamufle vaziyette bulunduğunu ve bu nedenle fark edilmesinin de çok zor olduğunu söyleyen Kaşot, rahatsız edilmeyen Gufi yılanının kesinlikle saldırmadığını belirtti.
"DOĞAYA ÇIKTIĞINIZ ZAMAN ATTIĞINIZ HER ADIMA DİKKAT EDİN"
Özellikle doğa yürüyüşüne çıkan kişilere ve dağcılara mutlaka önlerine dikkatlice bakarak adım atmaları önerisinde bulunan Nazım Kaşot, insanların dikkatsiz davranışlarının sonuçlarından, yılanların suçlandığını söyledi. Kaşot, doğaya çıkan kişilerin mutlaka yanlarına uzun bir değnek alarak şüphelendikleri yerleri dürtmeleri ve yılan olup olmadığını kontrol etmeleri gerektiğini de hatırlattı. Kaşot, "Bilgilenelim, bilinçlenelim ve yılanların da doğada bir yeri olduğunu anlayalım ki onları öldürmeyelim. Her canlı doğada değerlidir" dedi. Yılanların da doğada yaşayan ve çevre dengesi için önemli bir unsurlardan bir canlı olduğunu unutmamak gerektiğini vurgulayan Kaşot, yılanların kesinlikle öldürülmemesi gerektiğini kaydetti.
"YILAN ZEHRİ, TEDAVİ AMAÇLI KULLANILIYOR"
Yılan zehrinden panzehirler ve ilaçlar üretildiğine de dikkat çeken Nazım Kaşot, "Gerektiği zaman kanın pıhtılaşmasını sağlayan ilaçlar ve özellikle sinir sistemini etkileyen Alzheimer gibi hastalıkların tedavisinde yılan zehrinden üretilen ilaçlar kullanılıyor. Bu hayvanlar, insanlık için bu kadar yararlıyken, biz bu hayvanları niye öldürüyoruz? Bir gün bu hayvanın zehrine muhtaç kalabileceğimizi unutmamalıyız" dedi.

Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.