"Sorunlarımız daha azdı, ambargo yoktu"

loading
6 Haziran, Cumartesi
£

8.58

7.64

$

6.77

“Sorunlarımız daha azdı, ambargo yoktu”

“Sorunlarımız daha azdı, ambargo yoktu”

Kıbrıs Türk Federe Devleti 45 yıl önce 13 Şubat 1975’te kurulmuştu. 1983’te KKTC’nin kurulmasıyla son bulan Kıbrıs Türk Federe Devleti’nden Milletvekili Hüseyin Angolemli, günümüzde de KKTC Meclisinde milletvekili. O dönemden meclisimizde kalan son vekil olan Toplumcu Demokrasi Partisi Milletvekili Hüseyin Angolemli, federe devleti zamanında sorunların daha az olduğunu belirtti ve o dönemlerde ambargo olmadığı için özellikle narenciyenin ihraç edildiğini ekledi.

“Sorunlarımız daha azdı, ambargo yoktu”
banner
A- A A+

Kıbrıs Postası - Tünay MERTEKÇİ

13 Şubat 1975 yılında Kıbrıs Türk Federe Devleti (KTFD) kurulmuştu. 1975-1983 yılları arasında etkin olan Federe Devleti, 15 Kasım 1983'te oy birliğiyle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) kurulmasıyla son buldu. TDP Mağusa Milletvekili Hüseyin Angolemli, Kıbrıs Türk Federe Devleti Meclisinde de yer alıyordu. Angolemli, KKTC Meclisinde, Kıbrıs Türk Federe Devleti Meclisinden kalan son milletvekili olarak dikkat çekiyor. Kıbrıs Postası’na o dönemde yaşadıklarını ve anılarını anlatan Hüseyin Angolemli, KKTC’ye geçerken yönetimlerimizin dikkatsiz davrandığını vurguladı ve o dönemler tüm dünyanın federe devletine sempati duyduğunu da ekledi.

ANGOLEMLİ: “AMBARGO SORUNU YOKTU”

1981’den KKTC’nin kuruluşuna kadar Kıbrıs Türk Federe Devleti’nde milletvekilliği yapan Hüseyin Angolemli, günümüzde KTFD’den KKTC meclisinde kalan son milletvekili. O zamanlar 40 milletvekilininolduğunu kaydeden Angolemli, şu an 50 vekilin olduğunu söyledi. Çalışmaların o dönemde biraz daha farklı olduğunu dile getiren Angolemli, “Sorunlar daha azdı. Ambargo diye bir sorun yoktu. Ürettiğimiz özellikle narenciye ‘sarı altın’ olarak anılmaktaydı. İnsanlarımızın büyük çoğunluğu gelirini oradan elde ederdi. KKTC olduktan sonra ambargolar başladı” dedi.

“TÜM DÜNYA FEDERE DEVLETE SEMPATİ DUYUYORDU”

Kıbrıs Türk Federe Devleti’nin dünya tarafından da yadırganmayan bir devlet olduğunu dile getiren Angolemli, “Adı üstünde ‘federe devlet’ olduğu için ilerde bir barışa hazır anlamına geliyordu. Çünkü iki toplumlu, iki kesimli bir çözüm ön görülüyordu. Dünya o federe devlete sempati de duyuyordu. KTFD çok iyi bir düşünceyle kurulmuştu. KKTC ilan edilince durum değişti” diye konuştu.

“KIBRIS TÜRK HALKI NARENCİYE VE PATATESTEN MUAZZAM GELİR ELDE EDİYORDU”

İngiltere’nin KKTC kurulduğunda da kuzeyden mal almaya devam ettiğini ifade eden Angolemli, “Hem narenciye hem patates konusunda muazzam gelir elde ediyordu Kıbrıs Türk halkı” dedi. Kıbrıslı Rumların,İngiltere’nin bu malları almaması için mahkeme yoluna gittiğini vurgulayan Angolemli, mahkemeyi Kıbrıslı Türklerin kazandığını ve İngiltere’nin demal almaya devam ettiğini söyledi.

“İNGİLTERE’NİN UYARISINA RAĞMEN AVUKAT GÖNDERİLMEDİ”

Rumların daha sonra bir üst mahkemeye gittiğine dikkat çeken Angolemli şunları kaydetti: “İngiltere KKTC’yi tanımamasına rağmen ikinci mahkeme öncesi bizi uyardı. İngiltere, ‘Birinci davayı kazandınız. Rumlar bir üst mahkemeye gitti. Bu davayı da kazanacaksınız. Mahkemeye muhakkak avukat gönderin’ dedi. Fakat hükümet avukat gönderilmedi.”

“AVUKAT 50 BİN DOLAR İSTEDİ DİYE AVUKAT GÖNDERİLMEDİ”

Rahmetli Rauf Denktaş’ın dönemin başbakanı Derviş Eroğlu’na niye avukat gönderilmediğiyle ilgili soru sorduğuna vurgu yapan Angolemli, “Rahmetli Denktaş, Eroğlu’na, ‘Seni İngiltere uyardı avukat gönderesin, niye göndermedin?’diye bir soru sordu.Derviş Eroğlu’nun yanıtıise avukatın 50 bin dolar istediği ve bu yüzden avukat gönderilmediği oldu” diye konuştu.

“KKTC’YE GEÇERKEN YÖNETİMLERİMİZ MAALESEF DİKKATSİZCE DAVRANDI”

Bunun mazeret olamayacağını o günlerde dile getirdiğini belirten Angolemli, “Bu yüzden bütün toplumun ambargo yiyeceğini söyledik. Eroğlu ayrıca ‘Ankara biraz sabretmemi söyledi’de dedi. Bir durumun içinden çıkamayınca da hemen Ankara’ya yükledikleri için doğrusunu anlayamadık. 50 milletvekili vardı. Her birinden bin dolar alsalar da avukat gönderilseydi. Bu durum toplumun ambargo altında kalmasına sebep oldu” dedi. Federe devletten KKTC’ye geçerken yönetimlerimizin maalesef dikkatsizce davrandığına dikkat çeken Angolemli, çok hatalar yapıldığını ve bunun sonucunda da Kıbrıs Türk toplumunun ambargolar altında ezilmeye başladığını dile getirdi.

“FEDERE DEVLETİNDE KALINSAYDI ŞU AN DURUM FARKLI OLURDU”

Federe devletinde kalınsaydı şu an durumun farklı olacağını kaydeden Angolemli, “Çünkü ambargolar olmayacaktı. Rumların dış dünyada bizi böyle köşeye sıkıştırma şansı da olmayacaktı. Türkler barışa hazırdır denilecekti. Samimi oldukları için federe devleti kurdular diyeceklerdi. Dünya çapında bizi zor duruma düşüremezlerdi. KKTC’ye geçtikten sonra yöneticilerin ihmalleri yüzünden bu durumlara geldik” dedi.

“ANNAN PLANI’NIN BAZI KAZANIMLARI OLDU”

“İlerleyen yıllarda tüm dünya bize Kofi Annan ile Annan Planını önerdi” diyen Angolemli, şunları kaydetti: “Orada Kıbrıs Türk Devleti ve Kıbrıs Rum Devleti vardı. Annan Planını referanduma sundular ve o referandumda iki şey onayladık. Bir barış, çözüm planını oyladık bir de Kıbrıs Türk Devleti’nin anayasasını oyladık. Yüzde 65 oranla Kıbrıs Türk Devleti’nin anayasasına da evet dedik o referandumda. Annan Planı’na evet dememizin bazı kazanımları da oldu. 1983’ten sonra AKPA toplantılarına gidiyorduk. Koridorlardaydık o zamanlar. Fakat daha sonra ne oldu? Annan Planından sonra AKPA toplantılarında temsiliyetimiz oldu. İlk gittiğimi amanlar bize nereden geldiniz derlerdi. Kıbrıs derdik. Onlarda ‘A evet Makarios?’ derlerdi. Şimdi sorduklarında ve Kıbrıs dediğimizde durumları biliyorlar. Kuzeyden mi güneyden mi geldiniz diye soruyorlar. Bunun da sebebi evet dememiz.”

“KIBRIS TÜRK DEVLETİ’NE GEÇMEYİ ÖNERDİM”

O dönemler kendisinin‘Kıbrıs Türk Devleti’ne geçmeyi önerdiğini ifade eden Angolemli, “Bunu hep savundum. Hiçbir aman kabul etmediler. Geçseydik çok şeyler değişecekti. Dünyanın önerdiği devleti kabul etmiş olacaktık.Örneğin KKTC şimdi İslam Konferansı’na gider. İslam konferansı bizi Annan Planı’ndaki Kıbrıs Türk Devleti olarak kabul etti. Oradaki tanıma göre bizi gözlemci veya üye olarak kabul ediyor ve böylelikle gidebiliyoruz” diye konuştu.

“BAŞBAKAN TUVALETE BİLE GİDEMEZDİ…”

Federe Devleti döneminde Meclis’te 40 milletvekilinin olduğuna dikkat çeken Angolemli, “Şimdi 50 vekil var. Kıbrıs Türk Federe Devleti döneminde ilk milletvekili olduğumda bana eski milletvekilleri, ‘Önce dinleyeceksin birkaç ay, sonra kürsüye çıkıp konuşacaksın’ demişlerdi. Örneğin bu çok doğru bir olaydır aslında. Burası öyle sıradan bir yer değil. Herkes çok daha değişik tavırlardaydıozamanlar” dedi. Örneğin başbakanınmeclisten asla ayrılmadığını vurgulayan Angolemli, “Tuvalete bile gitmezdi. O zamanlar dediğim gibi herkes meclisteydi. Canlı yayın olmadığı için de şova kimse kaçmazdı. Daha değişik bir çalışma vardı o zamanlar. Çalışmalar daha verimliydi. Bugün halkın da en büyük şikayeti mecliste sıraların boş olması. O dönemlerde hep doluydu” dedi. Angolemli ,”Şimdi söylerler bana örneğin “Ne çıkman bir hava alasın?” Biz alışmadık böyle… Tabii bugün şartlar değişti. Şimdi parti sayıları da çoğaldı. Nüfus çoğaldı…” diyerek sözlerini sonlandırdı.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer İÇ HABERLER