İÇ HABERLER
okuma süresi: 9 dak.

Özgürgün'den gündem yaratacak açıklamalar

Küçük hesaplar peşinde koşan kim?

Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün'den Cumhurbaşkanı Talat, Sözcüsü Erçakıca ve CTP Genel Başkanı Özgürgün'e eleştiriler geldi. Dışişleri Bakanı Özgürgün, BRT'de katıldığı bir programda Cumhurbaşkanı'nın "KKTC'nin ilanında ağladım" sözlerini zamansız olarak niteledi.

Yayın Tarihi: 05/11/09 15:48
okuma süresi: 9 dak.
Küçük hesaplar peşinde koşan kim?
A- A A+

Cumhurbaşkanı'nın Ankara'daki temasları sırasında Cumhurbaşkanı'nın heyetinde olmadığını tekrarlayan Hüseyin Özgürgün, "Ben onun heyetiyle yaptığı görüşmelere eşlik ettim. Bu anlamda her zaman desteğimizi de veriyoruz. Ama bazıları görüneni bile ters yorumlama gayreti içerisine girdi. Benim anladığım Cumhurbaşkanlığı seçim süreci başladı. Bunu yapmaya çalışan basından bir kesim var, Cumhurbaşkanına yakın çevreler var. Tabii bize yakın çevrelerde de var. Dolayısıyla bunu Cumhurbaşkanı ile Dışişleri Bakanı arasında bir sorun varmış gibi göstermeye çalışıyorlar. Devleti yönetenler bunun içine çekilmemesi lazım. Fakat maalesef oraya doğru gidiyoruz. Bu yapılanları başka türlü yorumlamak mümkün değil" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı'nın gerektiğinde kendisini telefonda aradığını anlatan Hüseyin Özgürgün, Cumhurbaşkanı ile birçok konuda istişarelerinin bulunduğunu söyledi ve bunları şöyle sıraladı:
Sınırlar, kapılar, güvenlik, geçiş temsilcilikler. Burda yapılan ayinler işte Ruhban okuluna kadar. Bunlar Dışişleri Bakanlığının kontrolündedir. Mesela Fransa bize pasaportlarda bir sorun çıkartmıştı. Dışişleri Bakanlığı olarak biz de VIP geçişlerini yasaklamıştık ve Fransa kararından vazgeçmişti. Bunu biz Cumhurbaşkanı ile istişare içerisinde yaptık. Dolayısyla biz Cumhurbaşkanı ile iyi bir mesai ve istişare içerisinde çalışıyoruz.

Özgürgün, kendilerinin ne Cumhurbaşkanının müzakerecisi, ne de Cumhurbaşkanı'nın çalışanı olduğunun da altını çizerek, "Bazıları bizi Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinin içine çekmeye çalışıyor. Biz devlet adamıyız. Kısır tartışmalara girip de iç politika malzemesi haline gelmemeliyiz. Oraya doğru gidiyor onu görüyorum. Cevap vermeye mecbur kalıyoruz. Bunu durdurmak lazım diye düşünüyorum ama buna son Cumhurbaşkanının Sözcüsü de katıldı. Herhalde Cumhurbaşkanlığından birşey almadan bunları söylememiştir." diye konuştu.

Özgürgün Cumhurbaşkanının rahatsızlığı olsa bunu söyleyebileceğine de işaret ederek, "Kendisi ile aynı masada saatlerce oturuyoruz." dedi.

Özgürgün, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:
"Hatta sayın Cumhurbaşkanı sayın Abdullah Gül ile başbaşa yaptığımız görüşmede o görüşme perşembeydi, benim basın toplantım Cuma gün sabah oldu. Hristofyas'ın bir açıklaması vardı. Sayın Cumhurbaşkanı buna sen yanıt verirsen iyi olur diye kendisi söyledi. Ve o basın toplantısı da bir anlamda ona yönelikti. Ama bunu anlayabilmek mümkün değildir. Ben bunları Cumhurbaşkanı ile konuşurken bir başkalarının kraldan kralcı olmasını ve burdan bundan Cumhurbaşkanının bilgisi olduğunu anlıyorum. Bunu Cumhurbaşkanlığı seçimlerine yönelik olarak algılıyorum . Bizi bunların içerisine çekmesinler gelmeyeceğiz. Bunu yapanlar küçük hesaplar peşindedirler.. Cumhurbaşkanlığı seçim süreci yaşanacak, seçimler yapılacak. Bunlar demokrasinin gereğidir. Ama seçimler belirli ulusal çıkarlara alet edilmez, veya ulusal çıkarlar seçimlere alet edilmez. Bu olmaması lazım. Buna dikkat etmek gerekir diye düşünüyorum"

Programda CTP Genel Başkanı Ferdi Sabit Soyer'in eleştirilerini de yanıtlayan Hüseyin Özgürgün, "Ben sayın Başbakanla istişare içinde çalışıyorum. Hükümetin başı başbakan. Sayın Başbakanın yapmış olduğu açıklamayı da beni yorumlamam mümkün değil" dedi.

Ankara'da yaptığı temaslarla ilgili de bilgi veren Hüseyin Özgürgün, şunları anlattı:
"Biz bugüne kadar yapılan heyetlerarası görüşmeleri ve Sayın Davutoğlu ile yaptığımız görüşmeleri olumlu buluyorum. Şu anda gördüğüm bir devlet politikası var. Nedir bu? Sulandırılmamış iki kesimlilik; 2 kurucu devletin eşit statüsü, 2 halkın siyasi eşitliği ve Anavatan Türkiye'n in etkin ve fiili garantisi. Bu çizgilerden geriye dönüş olamaz. Öyle bir konu da konuşulmadı. Şimdi bunların altı somut şekilde dolduruldu mu doldurulmadı mı? Mesela kurucu devletin eşit statüsü. Eğer 2 kurucu devletin altı nasıl doldurulacak derseniz o detaylarda gizlidir. Siz Türk Kurucu devleti ile Rum kurucu devletinin eşit bir ortak olarak bir araya geleceğinin tersine bir detaylandırma yaparsanız; örneğin çapraz oylama sistemini önerirseniz bu terstir. Veya iki halkın siyasi eşitliği. Çapraz oy buna da terstir. Yürüyen 2 ayrı demokrasi, ayrı ayrı seçime gitmezse iki ayrı demokrasi de ortadan kalkar. Bu anlamda bu detaylandırmalarda dikkatli olmak lazım. Veya 5 Rum 2 de Türk bakan var. 2 Türk bakanın oyu alınmazsa ve 5 Rum bakanın oyu yeterli olur eşitlik ortadan kalkar..

Dışişleri Bakanı Özgürgün, "buna yönelik bir gelişme var mı?" şeklindeki soruyu ise şu yanıtı verdi:
"Yok hayır ben de onu anlatmaya çalışıyorum. Öyle bir gerileme şu anda yoktur. Öyle bir gerilemeye niyet de yoktur. Bugüne kadar temel parametrelerden geriye gitmeyi biz zaten kabul etmeyiz. Türkiye'de kabul etmez. Sayın Cumhurbaşkanı'nın da pek o noktada olduğunu düşünmüyorum. Yani bu noktalardan geriye gidecek bir adım atacağını düşünmüyorum. Olursa zaten biz karşı çıkarız.Zaten bunun için "görüşmeci heyetinde hükümetin bir temsilcisi olursa çok iyi olur" dedik. Burada amaç sayın Cumhurbaşkanına destek olunmasıdır ve anında bilgilendirilmemizdir. Dolayısı ile maalesef bunu da başaramadık. O olsaydı çok iyi olacaktı.

Hükümetin Cumhurbaşkanı'nın görüşmeci heyetine temsilci ataması konusunda sıkıntının devam edip etmediğine ilişkin soruya ise Hüseyin Özgürgün şu yanıtı verdi:
"Sıkıntı var. Sayın Cumhurbaşkanı bu konuda çok istekli değil. Tabii bazı kesimlerden duyuyoruz ki sayın Cumhurbaşkanı kabul etmiş de biz kabul etmemişiz. Böyle birşey kesinlikle yok. Dışişleri Bakanı olmaz. Tamam toplumlararası görüşmedir olmaz. Dışişleri Bakanlığı müsteşarı da olmaz. Yoğundur çok işi var'! Peki milletvekili.. O da olmaz! Yani sayın Cumhurbaşkanı "Verin ama vermeyin" diyor. Sizin yanınızda başbaşa görüşmeye girecek mi? "Hayır giremez". O zaman niye verelim. Yani sayın Cumhurbaşkanı burda gönülsüzdür, istemiyor. Zaten ta baştan söylemiştir "Müzakere heyetini ben seçerim" diye. Sonradan bunu tepkiler üzerine kabul eder gibi göründü ama etmedi açıkçası. Etmedi ama şu anda da bunu bizim üzerimize atmaya çalışıyor. Bu doğru bir yaklaşım değildir. Sayın Cumhurbaşkanının gönülsüz olduğu açık. Bunu çok açık ve net bir şekilde ortaya koyması lazım. Sayın Cumhurbaşkanı sanki de "Ben talep ettim de hükümet vermiyor" demeye çalışıyor. Bu bariz bir doğru değil. Sayın Cumhurbaşkanı'nın bu konudaki tavrı başından beri belliydi ama sonradan tepkiler üzerine kabul eder gibi göründü ama aslında kabul etmedi. Şu anda da etmiyor."

Gelinen aşamada bu konudaki son durumu özetlerken de Dışişleri Bakanı Özgürgün şöyle konuştu:
"Sayın Başbakana bu konuda daha fazla bilgi verildi ama sayın Başbakandan benim aldığım bilgiye göre sayın Cumhurbaşkanı "Vermeyin" noktasındadır. Ama şimdi bu bizim üzerimize atılmaya çalışılıyor. Öyle birşey yok. Bizim önerdiğimiz bir çok kişi oldu. Bir de tabii baş başa müzakereye de girecek mi girmeyecek mi? Girmesi gerekir. Çünkü o dönemde önemli bir de oy kaybetmiş hükümet de vardı. Öyle bir noktada Cumhurbaşkanı'na güç de verirdi. Ama sayın Cumhurbaşkanı ne onu kabul etti ne de önerilerimizi kabul etti. Demek ki yapacak bir şey yok ama. Bence yapılan şey doğru değil."

Cumhurbaşkanı'nın KKTC'nin ilanında ağladım sözleri değerlendirirken ise Hüseyin Özgürgün bunu zamansız bulduğunu bildirdi ve şunları söyledi:

"Zamansız diye düşünüyorum bu açıklamasını. Cumhurbaşkanlığı seçim sürecine giriliyor olunmasından dolayı insanın aklına bazı kuşkular da gelmiyor değil. Ama bu bazı kesimlere mesaj verip oy almakla da ilgili olabilir. Tabi ben bunun Cumhurbaşkanının ağzından doğrulandı mı bilmiyorum"

Özgürgün bu sözlerin Cumhurbaşkanlığı sözcüsü tarafından doğrulandığının anımsatılması üzerine ise şöyle devam etti:
"O zaman şunu söylemek lazım. Gerçekten büyük bir hayal kırıklığı. O zaman "niye bu Cumhuriyetin Cumhurbaşkanı oldun" diye sorarlar. Bence bu çok üzücü, düşündürücü ve tek kelimeyle hayal kırıklığı."

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.