Sami Özuslu "BRT'nin yasaklılar listesi"`ni yazdı
<P><STRONG>Gazeteci Sami Özuslu</STRONG> Yenidüzen gazetesi'nde "<STRONG>BRT'nin yasaklılar listesini</STRONG>" yazdı. <STRONG>Özulsu</STRONG>,"BRT'nin başındaki isim olarak bu "amir"in kim olduğunu kamuoyuna açıklamak Özer Kanlı'nın boynunun borcudur.</P> <P>BRT personelini "emir-komuta" ile yönetmeye, insanları, örgütleri ve düşünceleri "sakıncalı" ilan etmeye heveslenen bir "amir" varsa eğer, tanışalım bir Yoksa "amir" yok, "emir" mi vardır sadece BRT'de?" dedi. Özuslu'nun yazının tam metni şöyle:</P>
BRT'nin 'yasaklılar listesi'
Perşembe öğleye doğru BRT'den aradılar, "Mete Tümerkan'ın programı için çekime gelir misin?" diye sordular.
Uzun süredir BRT'de programa katılma daveti almamıştım.
Öğleden sonra 14.30 gibi gittim, stüdyoya girdik, 15 dakikalık program kaydedildi, haber merkezinde arkadaşlarla kahve içip sohbet ettik, sonra işime geri döndüm.
Mete'nin programı gündüz çekiliyor, saat 20.00'de yayına giriyormuş. Daha çok Ban-ki Moon'un ziyaretini sordu, onu konuştuk. Biraz da Cumhurbaşkanlığı seçimi Eroğlu'nun 'ben de müzakere ederim' yönündeki açıklamaları
Bunları konuştuk programda
Akşam üzeri Özer Kanlı aradı: "Bilgin olsun, program yayınlanmayacak" dedi.
Şoke oldum!..
Nedenini anlattı: "Mete amirine konukların listesini söylememekte ısrar ediyor. Senin geleceğini de söylemedi. Bu yüzden program yayınlanmayacak."
Bu yöntemin yanlış olduğunu, bunun sansür olarak algılanacağını, kurum içi sorunların konuklara yansıtılmasının yanlış olduğunu söyledim. Bunun üzerine "İstersen ana haberlere çık, başka programlara gel" dedi.
Ne münasebet!..
Ve ne diye?
Ne BRT'ye çıkma talebim olmuştu benim, ne de görüşlerimi yazıp söyleme konusunda bir sıkıntım vardı.
Üstelik fikirlerimi "bulunmaz Hint kumaşı" falan da görmüyordum ve zaten her gün YENİDÜZEN'de köşemde, Kanal SİM ve SİM FM'de programlarımda bir görüşüm varsa söyleme ve yazma imkanım vardı.
Arada diğer kanallar da davet ediyor, oralarda da konuşuyordum.
Mete davet etmiş, BRT'ye o yüzden gitmiştim.
"Yok abi" dedim Özer Kanlı'ya, "Teşekkür ederim, BRT'de herhangi bir yayına katılma gibi bir isteğim ve niyetim yok "
Sonra telefonu kapattık.
BRT Müdürü Özer Kanlı bu konuşmadan bizzat kendisi de açıklamalarında söz etti, "Sami'ye ana habere çıkmasını teklif ettim, böyle sansür mü olur?" gibisinden bir savunma mekanizması geliştirdi.
Dolayısıyla aramızda geçen telefon konuşmasından bahsetmekte 'etik' açıdan bir sorun kalmadı benim açımdan
**
Özer Kanlı ile kişisel anlamda hiçbir alıp veremediğim yok.
Aksine, görüşlerimiz çok ters olsa ve çok sert tartışmalar yaşasak da hep düzeyli ve arkadaşça bir hukukumuz vardır.
Bu yaşanan olaydan sonra da benim açımdan değişen bir şey olmaz.
Ancak Özer Kanlı'nın imzasını taşıyan bu 'icraat', bu ülke insanının hak ettiği bir davranış değil.
Kaydedilen bir programın "iç disiplin" bahanesiyle açıkça sansürlenmesi, sadece konuğa ya da programın yapımcı ve sunucusuna değil, esasen halka hakarettir!..
Literatürde bunun adı "açık sansür"dür.
Sansürün çeşitlisi, icatlısı vardır. En pervasızcası açık şekilde yapılandır. Gazete toplatma, yayını kesme, programı iptal etme, yasaklama, kitap toplatıp yakma
Katıldığım programın yayından kaldırılması "doğrudan sansür"dü.
Ama işin asıl vahim tarafı kaydedilen bir programın yayından kaldırılması da değil
Esas skandal, Özer Kanlı'nın bana telefonda söylediği ve basına da yaptığı açıklamada saklı
Ne diyor Kanlı?
Programcılar davet edecekleri konukları amirlerine sormak ve onay almak zorundaymış!..
Bak bak bak!..
Zihniyete bak
Çok 'masum' gibi görünüyor ilk bakışta ve 'iç disiplin ve hiyerarşi' bakımından sanki doğruymuş gibi de duruyor, değil mi?
Oysa kazın ayağı öyle değil
Çünkü "konukları önceden bildirmek ve onay almak" şu anlama geliyor:
Demek ki BRT yönetimine göre bazı insanların ekrana çıkması 'sakıncalı' bulunuyor!..
Demek ki BRT'de herkesin görüşleri yayımlanamaz!..
Demek ki BRT'de bir "yasaklılar listesi" vardır!..
Yoksa neden "amir"in onayına gereksinim olsun ki? Program yapanın aklı, bilgisi, dengesi yok mudur?
Danışır, bilgi verir amirine, o başka
Ama "onay mekanizması" bizim mesleğin ruhuyla uyuşmaz.
Hele "yasaklılar listesi" hiç!..
**
Peki ama kimlerdir bu "yasaklı"lar?
Görüşlerinin yayımlanmasında "sakınca" görülenler listesinde hangi isimler vardır?
Hangi siyasilerin BRT'ye çıkışı yasaktır?
Sivil toplum örgütlerinden hangilerinin üzeri çizilmiştir?
Hangi gazeteciler, hangi yazarlar, hangi sanatçılar "istenmeyen adam" listesindedir?
Ve BRT adına kimdir bu "liste"yi belirleyen?
Hangi amir, hangi müdür?
Adı, sanı nedir bu şahsın?
BRT ekranlarına kimin çıkıp kimin çıkmayacağına hükmeden bu 'padişah' yetkileriyle donatılmış zat nerededir?
Hangi mevki ve pozisyondadır?
BRT Yasası'nın ve elbette Anayasa'nın hangi maddelerinden yetki ve de feyz almaktadır ki "yasaklılar listesi" oluşturabilmektedir?
Kimdir bu diktatörlük heveslisi?
Özer Kanlı, "Programcılar konuklarını amirlerine önceden bildirmek ve onay almak zorundadır" diyor.
BRT'nin başındaki isim olarak bu "amir"in kim olduğunu kamuoyuna açıklamak Özer Kanlı'nın boynunun borcudur.
BRT personelini "emir-komuta" ile yönetmeye, insanları, örgütleri ve düşünceleri "sakıncalı" ilan etmeye heveslenen bir "amir" varsa eğer, tanışalım bir
Yoksa "amir" yok, "emir" mi vardır sadece BRT'de?
Yenizdüzen Gazetesi
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.