İÇ HABERLER
okuma süresi: 9 dak.

Sunat Atun: “Türkiye’den gelen kaynak hiç olmadığı kadar önemli”

Sunat Atun: “Türkiye’den gelen kaynak hiç olmadığı kadar önemli”

Meclis Bütçe komitesi Başkanı Sunat Atun, Türkiye’den gelen kaynağın hiç olmadığı kadar önemli olduğunu ifade ederek, bütçedeki payın yüzde 25’ini oluşturduğuna dikkati çekti.

Yayın Tarihi: 21/01/21 12:40
Güncelleme Tarihi: 21/01/21 14:40
okuma süresi: 9 dak.
Sunat Atun: “Türkiye’den gelen kaynak hiç olmadığı kadar önemli”
VATAN Mehmet
A- A A+

Mecliste Genel Kurulunda bütçe görüşülüyor.

İlgili komitenin başkanı Sunat Atun, Türkiye’den gelen kaynağın hiç olmadığı kadar önemli olduğunu ifade ederek, bütçedeki payın yüzde 25’ini oluşturduğuna dikkati çekti.

Atun’un kapsamlı konuşmasının sonunda Türkiye’den gelen kaynakların önemine dikkati çekti.

Söz konusu kaynakların kullanımının kritik olduğuna işaret eden Atun şöyle dedi:

“Anavatan Türkiye kaynaklarının en önemli olduğu aşamadayız. Bütçemizdeki payı da yüzde 25 civarında… Dolayısıyla bu kaynakları son derece iyi planlayarak süratli etkin bir şekilde kullanmalıyız. Bu şekilde iç talep daralması ve işsizliğin önüne geçebileceğimize inanıyorum. Yüzde 11 daralma öngörülüyor madem kayıpları süratli telafi edebilmeliyiz…”

Atun'un 2020 değerlendirmesi konulu konuşması şöyle; 

KAMU MALİYESİ:

"Bir sene önce bugün 2020 yılı mali bütçe taslağı görüşmelerinde  KKTC Kamu maliyesi ile Ekonomisine yönelik tespitlerimi hatırlatmak isterim:

  1. Yerel açıkla ilgili bir tedbir hedefi olmadığı görüntüsü bulunmaktadır”.
  2. “Bütçe açığı büyüme, istihdam ve refah için bir risktir” .
  3. Uzun yıllardır kamunun mali sürdürülebilirlik sorunu vardır ve bunun ekonomiye ağır etkileri ağır olamaktadır. 2010-13 dönemi yapmış olduğumuz reformların maalesef devamı ben gelmemiştir. Bu noktadan hareketle “yapısal reformlara odaklanmak çok önemli”.
  4. Şu ana kadar ekonomi alanında bir eylem planı, hedef ve kararlılık göremedim”...
  5. 2018-2019 ve 2020 yılllarında tüm uyarılarımıza rağmen Geçerli – sağlam -tutarlı ekon program hazırlanamadı.

KKTC EKONOMİSİ:

  • Bunun sonucunda ağır zaafiyetler patlak verdi. Bu zaafiyetler, kamu maliyesine de yansıdı.
    • Topal ördek: ekonomi yönetimi ve koordinasyonu olmayan, sadece kamu maliyesi yönlü ekonomi yönetimi modeli son 3 yıla damgasını vurdu
  • 2018 - 2019-  2020 yıllarını ekonomik program yokluğunda geçirdik. Haliyle karaktersiz bir ekonomi yönetimi oluştu.
    • Yatırım koordinasyonu olmayan,
    • sektörel politikaların tutarsızlık gösterdiği,
    • nerdeyse kamu altyapı yatırımı yapılmadığı,
    • hangi alanda hangi özel sektör yatırımının neden teşvik edilemesi,
    • teşvik bütünlüğü sağlamamadığı,
    • kamu kaynaklarının yatırıma yöneltilmediği,
    • dağınık, karakteresiz ve hedefsiz bir dönem yaşadık.
  • Plansız programsız Ekonomi yönetimi modelinin benimsenmesinin faturası çok ağır olmuştur.
    • Pandeminin dünya ekonomilerine getirdiği tarihi bozulmalarla ülkemiz Ekonomisini Programsız yönetme tercihinin birleşmesi ile  başıboş ekonomi yönetimi modeli doğmuştur. Bu da maalesef ülkemizi tarihi çöküşün eşiğine getirmiştir.

Rakamlarla ifade edecek olursak:

  • Buna göre:
    • Büyüme: 2017: %5.7 => 2020: - %5,5
    • İşsizlik: 2017: %4,2 => 2020: %10
    • GSYIH: 2017: USD 4200 => 2020: 2,200 USD
    • GSYIH son bir yılda -%11 daralma

2020 Kamu Maliyesi durum değerlendirmesi:

Genelde gelir gerçekleşmeleri %10-15 arası öngörü üzerinde olur. Bu perspektiften 2020 mali yılına baktığımız zaman;

  • -741m. TL. açık veren bütçemizin yerel gelirlerinde %4 oranında azalma tespitim vardır.
  • Buna göre TR finansmanı sonrasında -588mTL olarak öngörülen genel açık, -212m. TL olarak meydana gelmiştir.

2021 Yılı Değerlendirmesi:

Ülkemiz ekonomisi, küresel ekonomiyi tam manası ile etkisi altına alan Pandemi sürecinden son derece olumsuz etkilenmiştir. Bunun için, pandemi dönemi ekonomik koşullarıan özel ekonomik tedbirlere ihtiyaç vardır. Buna göre;

Dünyayı, Ana ticaret ortağımız ve yegane dış finansörümüz, Anavatanımız Türkiye’yi makro ekonomik veriler bakımından değerlendirmek, dünyanın gidişatını görmek, kendi ülkemizin de do-eu analizini yaparak bir yol haritası çizmek durumundayız.

Büyüme, faiz, enflasyon ve açıklar perspektifinden baktığımız zaman;

Dünya Bankası verilerine göre, Dünya ekonomisi 2020 yılında -%4,3 üzerinde daralmış, enflasyon çok düşük seyretmiştir. Türkiye ekonomisi yıllık yüzde 1,5 büyümüş, KKTC Ekonomisi ise -%5,5 üzerinde daralmıştır. Bununla beraber enflasyonda ve TL faizlerinde de yükselme süreci içinde bulunmaktayız.

Dünya ekonomileri, açığının GSYİH’ya oranı

TR Bütçe açığının GSYİH’ya oranı yüzde 5’ler civarında.

Ülkemiz KKTC‘nin  Bütçe açığının GSYİH’ya oranı ise % 5’ler civarındadır.

Covid döneminde çeşitli etkenler sebebiyle ciddi bir ekonomik daralma ile karşı karşıya kaldık. Bu süreç artan enflasyon, yükselen faizler ve karantinaların etkisiyle ekonomimiz son derece olumsuz etkilenerek -%5 düzeyinde küçüldüğü tahmin edilmektedir.

DPÖ‘nün hazırlamış olduğu GSYİH, Enflasyonve Döviz ile ilgiliTahminler IV Pandemi ara dönem 4. Çalışma Raporunda Gayrisafi yurt içi hasıla tahmininde bulunulmuştur. Buna göre, 2020 yılı sonu itibarı ile:

  • Elektrik tüketiminin %12.5 düşmesi,
  • İthalatın reel olarak %30 azalması,
  • Ülke nüfusun ise 2020 KKTC istatistik kurumun projeksiyonundan %4 aşağıda olması beklenmektedir.

Bu varsayımlara göre GSYİH %11.04 reel olarak azalacak (GSYİH: 16535.91 +/-733)

Tüm sektörler, yatırımcıları, çalışanları büyük sıkıntılar yaşamaktadır.

Mevcut kriz, bildik küresel mali krizlerden farklıdır.

Bu durum, tam bir küresel arz- talep dengelerin bozulmasına, tedarik zincirlerinin kopmasını beraberinde getiren

Ekonomimizin tüm unsurları ile ayakta durabilmesi için sınırlı bir süre için dahi olsa, doğrudan desteklerin kapsamının artırılmasına ihtiyaç vardır. Neo keynesyen politikalara çok ihtiyacımız vardır.

Keynesyen yaklaşım, bu dönemde tekrardan ön plana çıkmıştır. Bu yaklaşımda iç talebin canlandırlması için kamu müdahalesinin şart olduğu, bu yöntemle ekonomide üretim fonksiyonlarının kapasite kullanımının artırılması amaçlanmaktadır. Kapasite kullanım oranı ne kadar çok artarsa, istihdam artar,  talep de canlı kalır ve bu şekilde ekonominin çarkları tekrar dönmeye başlar.

Bu politika, bizim gibi ekonomik küçülme ve gerileme dönemlerinde devletin müdahalesinin kaçınılmazlığı  prensibine bağlıdır. Bu yaklaşıma göre durgunluk, resesyon ve depresyon ortamlarında istihdam, büyüme ve refahın sağlanması için serbest piyasa dinamikleri yeterli değildir. Kamu müdahalesine ihtiyaç duyulur.   

Bu müdahalenin iki ana enstrümanı vardır:

1) kamu kesiminin harcamalarını arttırması

2) merkez bankasının para arzını genişletmesi

Biz, KKTC olarak ancak kamunun etkinliğinin artırılması ile reel sektörün aktivitesinin artırılmasını sağlayabileceğiz. Bu noktada TR kaynakları çok süratli ve etkin bir şekilde kullanılmalı ve devlet bu alanda tam bir regülatör olarak hareket etmelidir.  Bu şekilde iç talep daralmasının, işsizliğin, ekonomik küçülmenin önüne geçebileceğiz.  

Dünyanın birçok ülkesinde doğrudan destekler yoğun bir şekilde uygulanmıştır ve devam etmektedir.

Görüşmekte olduğumuz bütçenin, 2021 yılında beklentileri karşılaması ve tüm fertlerin faydasına refah sağlayabilmesi için:

  • Kapsamlı, hedefleri tanımlanmış rasyonel ekonomik kalkınma programı hazırlanmalı,
  • Reform planlaması yapılmalı
  • Özel sektör teşvik ve destekleri güçlendirilmeli
  • Döneme özgü genişleme politikası uygulanmalıdır.

2009-2017 görev süremizde Bu eylemleri kararlı ve kapsamlı bir şekilde geçekleştirmeye çalıştık. Be şekilde aon 15 yılın zirveleri elde edilmiştir.

İyi planlanmış, hedefleri olan, önceliklendirmesi doğru yapılmış ve pandemi dönemine doğrudan kamu desteklerinin arttığı bir bütçe uygulamasına ihtiyacımız var.

Ekonomimiz için, kapsayıcı, rasyonel ve güçlü bir programa ihtiyaç vardır. Ekonomimizi programlar dahilinde yönetirsek, pandemi süreci ve tesirleriyle daha bilinçli ve güçlü bir şekilde mücadele eder, ülkemizin içinde bulunduğu darboğazı önemli ölçüde aşarız. Aksi takdirde seneye bugün yine bütçe gerçekleşmeleri üzerinden ülke ekonomisini okumaya çalışacağız."

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Haberi Facebook'ta gör