İÇ HABERLER
okuma süresi: 5 dak.

CTP’li Asım Akansoy: Meclis artık ‘seçkin zümre siyasetçilerinin’ mekanı olmamalı”

CTP’li Asım Akansoy: Meclis artık ‘seçkin zümre siyasetçilerinin’ mekanı olmamalı”

CTP'li Asım Akansoy, "Burası seçkin zümre siyasetçileri olmaktan çıkmalı… Çözüm üretilmeli ve temsiliyet gerçek anlamda yansıtılabilmeli… Bunu başaramazsak bırakınız Türkiye’yi AB’yi, hiçbir yere varabilmemiz mümkün değildir…" diye konuştu.

Yayın Tarihi: 22/01/21 17:29
Güncelleme Tarihi: 22/01/21 20:52
okuma süresi: 5 dak.
CTP’li Asım Akansoy: Meclis artık ‘seçkin zümre siyasetçilerinin’ mekanı olmamalı”
VATAN Mehmet
A- A A+

Mecliste 10 gün sürecek bütçe maratonu bugün 2’nci gününde…

Genel Kurul’da bütçe görüşülüyor.

Mecliste Cumhurbaşkanlığı bütçesi görüşülüyor…

Bir "yurtsever olarak konuştuğunu" belirten Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Mağusa milletvekili Asım Akansoy, şöyle dedi;

“Cumhurbaşkanlığı Kıbrıslı Türkleri temsili açısından muteber bir kurum. O yüzden onun yürüttüğü politikalara dair görüşlerimzi söylemeliyiz ki daha olumlu bir yöne gidilebilinsin… Elbette farklı görüş ve değerlendirmelerimiz var. Ülkenin yönetilmesi konusunda da farklı görüşlerimiz var. Bu meclis en başta demokratik değerleri temsil eden bir meclistir. Dolaysıyla her bir bireyin her şeyden önce demokrasiyi sonuna kadar savunması, sahip çıkması halkın iradesine dokundurtmaması gerekir. Mesele sol sağ meselesi değildir. Kıbrıs sorununu nasıl çözeceğimiz meselesi de de değildir…"

“DEMOKRASİYE EN ÇOK SAHİP ÇIKMASI GEREKEN DE CUMHURBAŞKANININ KENDİSİDİR..."

"Bir toplum kendi demokratik düzenine sahip çıkamıyorsa ne anlamı var? Kimseyle çatışmadan, birbirimizle gerilimli ortamlar yaratmadan, sorunları çözme adına çaba sarf ediyoruz. Burası seçkin zümre siyasetçileri olmaktan çıkmalı… Çözüm üretilmeli ve temsiliyet gerçek anlamda yansıtılabilmeli… Bunu başaramazsak bırakınız Türkiye’yi AB’yi, hiçbir yere varabilmemiz mümkün değildir… Son altı ayda yaşananlar tarihe bir kara leke olarak girmiştir. Gerek Cumhurbaşkanlığı seçimleri, gerekse de hükümetin bozulması ve kurulması işlerini ile hesaplaşmadan asla yol alamayız bunun bilincinde olmamız lazım… [..] Demokrasiye en çok sahip çıkması gereken de Cumhurbaşkanının kendisidir...Bunu önümüze konan her mikrofona söyleyeceğiz...”

“Cumhurbaşkanlığı seçimlerine yapılan siyasi müdahalenin araştırılması için komite oluşturulmasından kaçınılması demokrasi açısından büyük bir kayıptır” diyen Akansoy meselesinin hangi siyasetçinin mağdur bırakıldığı ya da suçlandığından öte ülkenin var olan açmazlarından çıkması ve daha güçlü bir duruşla yarınlara bakması olduğunu söyledi. Akansoy “Bir bumerang gibi müdahaleyi davet edenler de müdahale tarafından vurulur” dedi.

“50 yıldır federasyon görüşüyoruz artık yeter, federasyondan vazgeçelim iki devletli çözüme gidelim” dendiğini söyleyen Akansoy bunun tarihsel gerçeklerle uyumsuz olduğunu kaydetti. 1975’te Makarios’un adaya geri dönmesinin Kurucu Cumhurbaşkanı Denktaş’a sorulduğunu bu soru üzerine Denktaş’ın ayrı devlet kuralım dediğini ancak bunun dönemin Türkiye yönetiminde karşılık bulmadığını anlatarak, ayrı devlet olgusunun yeni bir iddia olmadığını, Denktaş’ın siyasetinin temel unsuru olduğunu söyledi.

Sadece 2004’te Kıbrıslı Türklerin kendi kaderini tayin için oy verdiğini ifade eden Akansoy Kıbrıslı Türklerin kararının ortada olduğunu söyledi. Referandum sonuçlarıyla Kıbrıslı Türklerin özne olma duruşunu elde ettiğini dile getiren Akansoy, AB ile temasların bu şekilde başladığını kaydetti. Bu kazanımlar üzerinden hareket etme sorumluluğu olduğunu dile getiren Akansoy diplomaside ani manevraların gemiyi devirdiğini söyledi.

Akansoy, “Bizi temsil edecek kişinin 2004’ü altın bir anahtar gibi elinden tutması lazım” dedi. Kasım 2019’da Berlin’de 5’li gayri resmi görüşme üzerinde mutabakata varıldığını ancak seçimler nedeniyle gecikme yaşandığını anlatan Akansoy, Cumhurbaşkanı Tatar’ın 11 Şubat 2014 metnine ve Guterres Çerçevesine bağlı olup olmadığını sordu. 
Kıbrıs sorununu siyasi irade ile çözüleceğini dile getiren Akansoy, bu iradenin sadece Kıbrıslı Türklerin ve Kıbrıslı Rumların değil, hem garantörlerin hem de bölgenin kazanacağı bir formülle hayata geçebileceğini anlattı.

Kosova üzerinden bazı tartışmalar yapıldığını söyleyen Akansoy, Kosova’nın örnek olarak kullanılamayacağı yönünde görüş bildirildiğini kaydetti. Kıbrıs sorununun kendi içinde özel bir durumu olduğunu ifade eden Akansoy, Kıbrıs Türk halkının olası benzetmelerden dolayı riskli noktalara gelmemesi için dikkatli olunması gerektiğini belirtti.

5+1 toplantısına Şubat sonu Mart başı gidileceğini bu toplantıya iyi hazırlık yaparak gidilmesi gerektiğini anlatan Akansoy, BM Güvenlik Konseyi kararlarının dışına çıkmanın Kıbrıs Türk halkı için zorlayıcı sonuçları olabileceğini kaydetti.

Akansoy güven artırıcı önlemlerin elinin tersiyle itilmemesi, gerekirse alternatif öneriler sunulması gerektiğini anlattı. Taşınmaz Mal Komisyonu’nun güçlendirilmesi gerektiğini dile getiren Akansoy, bunun özellikle Maraş konusunda başvurular açısından önemli olduğunu dile getirdi.

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.