Saner: "İç problemler seyahat özgürlüğünü sınırlamamalı"
<P>Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu'nda, Meksika'da düzenlenecek bir toplantıya 2 milletvekilinin katılımı konusunu tartışıyor. Meclis toplantısının başında sunuşlar bölümünde Başkanlık Divanı'nın Meksika'da yapılacak toplantıya katılımla ilgili kararı okunduktan sonra yapılan konuşmalarda çeşitli konular kürsüye taşındı.</P>
Saner: "İç problemler seyahat özgürlüğünü sınırlamamalı"
Soyer: "Demokratik hukuk devleti ilkeleri ayaklar altına alınıyor"
Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu'nda, Meksika'da düzenlenecek bir toplantıya 2 milletvekilinin katılımı konusunu tartışıyor.
Meclis toplantısının başında sunuşlar bölümünde Başkanlık Divanı'nın Meksika'da yapılacak toplantıya katılımla ilgili kararı okunduktan sonra yapılan konuşmalarda çeşitli konular kürsüye taşındı.
Ekonomik kriz nedeniyle hükümet birçok gideri kısarken, Meclisten 2 milletvekiliyle bir görevlinin Meksika'ya gitmesi, karar Başkanlık Divanı'nda oybirliğiyle alındığı halde, genel kurulda, milletvekilleri arasında görüş ayrılığına yol açtı.
ANGOLEMLİ
Meksika'da yapılacak konferansa Ahmet Eti ve Mehmet Çağlar'ın katılması yönündeki kararın okunmasından sonra ilk olarak, 27 Haziran ara seçimde Meclis'e giren TDP Gazimağusa Milletvekili Hüseyin Angolemli, yeminden sonra ilk kez kürsüye geldi ve kararı eleştirdi.
Angolemli, "Burayı bıraktığım yerde bulmadım" diyerek başladığı konuşmasında, 2000'li yıllarda da ekonomik kriz yaşandığını ve o günlerde bugün olduğu gibi çalışan ve emeklilerin cebine ellerini sokmadıklarını; devletin giderlerini kısmaya çalıştıklarını söyledi.
İzaz ikramları azaltarak, resmi araçları denetim altına alarak bunların yapıldığını kaydeden Angolemli, Meksika'da yapılacak toplantıya katılma kararını eleştirdi.
Toplumun büyük kısmı büyük sıkıntılar içindeyken, bazılarının lale devri yaşadığını belirten Angolemli, ekonomik önlemlerin üstten başlamasını istedi. Halkın da bunu istediğini
Kazanılmış haklara saldırıldığını savunan Hüseyin Angolemli, kararın geri alınmasını istedi.
ÇAĞLAR
Mehmet Çağlar, Meksika'daki toplantının AKPA'nın Meksika Parlamentosu'yla birlikte düzenlediği eğitim, bilim ve kültür konferansı olduğunu söyledi. Çağlar, bu vesileyle AKPA'nın Kültür Komitesi toplantısının da Monterrey'de toplanacağını bildirdi.
Toplantıya katılımı CTP'nin istediği söyleminin kabul edilemeyeceğini kaydeden Çağlar, AKPA'da temsiliyet olduğu için bu toplantıya da katılmanın önemli olduğunu belirtti.
Çağlar, meclisin 2005'ten önce AKPA'ya üye olarak katılamadığını ve zor koşullarda toplantıları izleyebildiğini ifade ederek, referandumdan sonra Kıbrıs Türk halkının barışçı tavrının Avrupa Konseyi'nce 2 sandalyeyle temsiliyetin kabul edilmesini sağladığını söyledi.
Mehmet Çağlar, AKPA toplantılarına katılmanın öneminin düşürülmemesi gerektiğini ama yurt dışı gezilere gidilmemesinden yana olduğunu, gerekirse gidilmeyebileceğini söyledi.
FELLAHOĞLU
CTP-BG Lefkoşa Milletvekili Kadri Fellahoğlu, Meclisin bugünkü toplantısını kabul etmediğini söyledi.
Olağandışı koşullarda yaşanan bir ülkede bulunulduğunu belirten Fellahoğlu, emeklilerin maaşından yüzde 10 kesinti öngören bir tasarı varken, Meksika'ya gidilmesine onay verilmemesini istedi.
KÜÇÜK
Başbakan İrsen Küçük, dış temasların ülke için önemine işaret ederek, AKPA toplantılarına da önem verdiklerini söyledi.
Hassasiyeti anladığını, bunların tasarılarla tartışılacağını belirten Küçük, RHA'ların tatil günleri, cumartesi-Pazar günleri kesinlikle kullanılmayacağı yönünde karar aldıklarını açıkladı.
Basına yansıyan konuda soruşturma başlattıklarını duyuran Başbakan Küçük, "Meksika'ya biz de bu aşamada gidilmemesi taraftarıyız. Oyumuz ret olacak" dedi.
SOYER
CTP-BG Genel Başkanı Ferdi Sabit Soyer, ülkede kaos yaşandığını belirtti.
Kendi kendini döverek ve birbirimizi ötekileştirerek bir yere varılamayacağı inancının hakim olduğunu sandığını ama böyle olmadığını belirten Soyer, ülkede takip edilen siyasetin bölünme kültürünü teşvik ettiğini söyledi.
Emek ve iş dünyasının karşı karşıya geldiğini; çalışanın emekliye; üreticinin esnafa düşman hale getirildiğini savunan Soyer, "Bu, bu memlekette ayıbın daniskasıdır" dedi.
Dün yaşanan benzin kuyruklarına işaret eden Soyer, insanların kendi kendine ve tüm müesseselere güveninin sarsıldığını söyledi. Bunun nedeninin UBP'nin imza verip daha sonra tersi davranması olduğunu savunan Soyer, bütün kurumlara inancın kalmadığını belirtti.
AKPA'ya katılımın önemli olduğunu ama bu aşamada partisinin buna katılmasına şiddetle karşı olduğunu ifade eden Ferdi Sabit Soyer, "Çünkü başımıza geleceği biliyoruz, benzerini geçmişte de yaşadık. İlk kez Parlamentolararası Birlik toplantısına katıldığımızda hakkımızda yazılıp çizilenleri hatırlıyorum" dedi.
Soyer, dün Mağusa Limanı'na gelen gemiye, yasalar çiğnenerek, polis gücüyle müdahale edildiğini belirterek, bunun adının "ulaşım özgürlüğü" konmasını eleştirdi.
Soyer, sendikalara grev kırıcılığı yapılmayacağı söylenirken dün böyle bir olay yaşandığını belirtti.
Kişilerin kendileriyle ilgili şirketlerde risk almayı bilmesi gerektiğini kaydeden Soyer, devletin, şahsi gücü, şirketi korur duruma gelmesinin doğru olmadığını; bundan esas zararı devletin gördüğünü söyledi.
CTP-BG Genel Başkanı Soyer, demokratik hiçbir ülkede böyle bir görünüm olamayacağını ifade ederek, devletin polis gücünü kendi ekonomik noktasıyla özdeşleştirip çalışanların üstüne gidilmesinin, demokratik hukuk devleti ilkelerini ayaklar altına aldığını savundu.
Yasalara rağmen, kılavuzsuz, sağlık denetimsiz bir gemiyi limana nasıl sokulduğunu soran Soyer, bu karardan dolayı hükümeti eleştirdi ve polis devleti yaratmakla suçladı.
Grevlerin başka ülkelerde de yaşandığını ama çalışanların üzerine polis gücü gönderilmediğini savunan Soyer, "19. yüzyıl vahşi kapitalist anlayışı" diye nitelediği bu düşüncedekileri eleştirdi.
Soyer, farklı fikirlerin tartışılması ve ortak noktaya varılabilmesi için "ekonomik ve sosyal konsey" toplanmasını istedi.
Emeklilerden kesinti yapılmasının bütçe için kaynak sağlamayacağı görüşünü ifade eden Soyer, bu önerinin birileri tarafından Türkiye'ye götürüldüğünü savundu. "İhaleyi Türkiye'ye havale ederek kendinizi temize çıkaramazsınız" diyen Soyer, emekli maaşlarından kesintinin Anayasa Mahkemesi'ne götürüleceği için büyük bir problemin başlangıcı olacağını söyledi.
DENKTAŞ
DP Genel Başkanı Serdar Denktaş, Meksika'daki toplantıya katılımın reddedileceğini ama hükümetin, devletin içindeki diğer gereksiz harcamaların durmayacağını belirtti.
Denktaş, toplantının içeriğini dinleyince, gidilmesi gerektiğini düşündüğünü ifade ederek, bu toplantının gençlerin ensesinde duran eğitim, kültür, bilimdeki ambargoları dillendirme ve Avrupalıların gözüne sokma fırsatının kaçırılacağını söyledi.
"Dış temsiliyetimize kendi kendimize ambargo koymamız anlaşılır bir yaklaşım değil" diyen Serdar Denktaş, hükümetin gezi, açılış, çelenk gibi harcamalardan vazgeçip geçmeyeceğini sordu.
Serdar Denktaş, Meksika'daki toplantıya gidilmesi yönünde oy kullanacağını açıkladı; aksi yönde oy verenlerin sadece şov yapacağını savundu.
Meclisin bugün yapacağı toplantı için yapılacak ek mesai harcamasının, Meksika'ya gidiş için harcanacaktan daha mı az olacağını soran DP Genel Başkanı Serdar Denktaş, sendikaların bazı işverenlere yönelik boykot kararını da eleştirdi ve bunun hükümetin işine geleceğini söyledi.
Denktaş, toplumdaki gergin havaya işaret ederek, toplumu dedikoduların yönettiğini öne sürdü ve bunun da toplum sağlığını bozduğunu kaydetti.
Emlak vergisini artıran tasarıyla, Taşınmaz Mal Komisyonu'nun dolayısıyla Türkiye'nin sırtına milyarlarca liralık ek külfet getirildiğinin farkında olunmadığını belirten DP Genel Başkanı Denktaş, toplumdaki bölünmelere işaret etti.
Denktaş, hükümet halkın psikolojisini bozdu diye Meclis Başkanlık Divanı'nın kararına hayır demeyeceklerini belirterek, Başkanlık Divanı'nda üyesi olan partilerin orada alınan karara ters oy kullanacaksa, önceden divandaki temsilcilerine bilgi vermesi gerektiğini söyledi.
Denktaş, Kıbrıs Türk gençlerine uygulanan ambargoyu Avrupalıların gözüne sokmak için toplantıya katılmaya onay vereceğini yineledi.
SANER
Daha sonra kürsüye gelen Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Ersan Saner, iç problemlerin seyahat özgürlüğünü engellememesi gerektiğini söyledi.
Çarşamba sabahı katıldığı bir televizyon programında söylediklerini yineleyen Saner, turistlerin bir eylem nedeniyle alınmamasının da kabul edilemeyeceğini çok net ifade ettiğini kaydetti.
Saner, grev sırasında kılavuz kaptansız limanlara giren yük gemileri aleyhinde yasal işlem başlattığını açıkladı ancak dünkü Suriye'den gelen 80 yolcu taşıyan geminin stratejik önemi bulunduğunu; yiyecek ve içecek stoku bulunmayan geminin sabaha kadar bekletilemeyeceği için Gazimağusa Limanı'na girişini sağladıklarını anlattı.
Ersan Saner, bazı milletvekillerinin yerinden yaptığı "yasaların çiğnendiği" yönündeki eleştiriler üzerine "O insanların 18 saat gemide mahsur kalması mı demokrasidir" diye sordu.
Liman ve gümrük çalışanlarına ek mesai ödemelerinin nisana ait ilk bölümünün bugün yapıldığını da açıklayan Saner, dün bir sendikanın önerilerini reddettiğini kaydetti.
Saner, mazotu bitmiş bir geminin limana yanaştırılması gerektiğini belirtti.
ERTUĞRULOĞLU
Bağımsız Milletvekili Tahsin Ertuğruloğlu, AKPA'da temsiliyet için çok uğraşıldığını ve şimdi bu konuda daha iyi bir zemin elde edildiğini söyledi.
Dışişleri Bakanlığı ve AKPA'da görev yapan bir milletvekili olarak konuşmak istediğini ifade eden Ertuğruloğlu, siyaset anlayışındaki popülizmin ülkeyi mahvettiğini her zaman vurguladığını kaydetti.
Ertuğruloğlu, "Bu popülist yaklaşımlardan vazgeçmediğiniz sürece, birilerine hoş görünmek adına doğru yapmaktan kaçındığınız sürece, bu ülkede hiçbir şey düzelecek değildir. Daha da kötüye gidecektir" diye konuştu.
Toplantı Avrupa'daki herhangi bir başkentte olsaydı yine mi aynı yaklaşımın sergileneceğini soran Tahsin Ertuğruloğlu, "Divan'da oybirliğiyle alınmış bir karar var. AKPA'daki temsiliyetimiz beni kişi olarak tatmin eden bir zeminde olmamasına karşın, temsiliyetimizi aksatmama ve daha da ileriye götürüp istediğimiz şekle sokma adına, her ne kadar da iç politikada belirli çevreler bunu istismar edecek olsa bile, doğru olanı yapmamız gerekir" dedi.
Tahsin Ertuğruloğlu, Meksika'ya gidilmesi görüşünü ifade ederek, ancak artık bu karar alınsa bile gidecek milletvekillerinin hedef tahtası haline geleceğini; konunun bu kadar istismar edilmemesi gerektiğini söyledi.
Meclisin popülizme kurban gittiğini kaydeden Ertuğruloğlu, "Madem bu karar alınacak, Meclis tüm devlette 1 yıl için bütün seyahatleri aksıya alma kararı alsın Böyle bir şey olmaz" diye konuştu.
TAK
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.