İÇ HABERLER
okuma süresi: 6 dak.

2. Cumhurbaşkanı Talat: "Yakın Zamanda Çözüm Zor"

2. Cumhurbaşkanı Talat: "Yakın Zamanda Çözüm Zor"

11 Temmuz Basın Günü vesilesi ile, Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği lokalinde düzenlenen kokteylde 2. Cumhurbaşkanı Sn. Mehmet Ali Talat ile sohbet imkanı buldum. Kendisine röportaj yapma isteğimi de ilettim. Bu talebime olumlu yanıt verdiler. Sözleşmiş olduğumuz buluşmamız önceki gün gerçekleşmiş oldu. Randevu aldım ve Girne'deki evine gittim. Sn. Talat kendi evinde mütevazi bir şekilde beni kapıda karşılayıp, evinin bahçesinde konuk etti. Son günlerin gelişmeleri hakkındaki sorularımı samimiyetle ve içtenlikle yanıtladı. Ülkemiz gündemine ilişkin olarak Sn. Talat'a yönelttiğim sorular ve yanıtları aynen şöyle:

Yayın Tarihi: 06/09/10 11:32
okuma süresi: 6 dak.
2. Cumhurbaşkanı Talat: "Yakın Zamanda Çözüm Zor"
A- A A+

"Kıbrıs sorununun çözümsüzlüğü sonucu belirsizlik, beyin göçünü teşvik ediyor. Sadece eğitilmiş insanların göçünü de değil, çok yaygın göçleri kışkırtıyor."

"Eroğlu hükümeti Türkiye ile vardığı mutabakatı da seçim uğruna, geri çekmişti, bozmuştu. Bu da Kıbrıs Türk Hava Yolları'nın sonunu getirdi. Burada suçlu kimdir? Elbette hükümettir…"

"12 Eylül anayasasının değişmesi Avrupa Birliği süreci yaşayan Türkiye için şarttır. Bence sandıktan Evet çıkacaktır."

Soru: Yakın zamanda çözüm olur mu? Cumhurbaşkanı Sn. Derviş Eroğlu çözümü başarabilecek mi?

Talat: Yakın zamanda çözüm zayıf bir ihtimal olarak görülüyor, çünkü her iki tarafın da (Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türk) çok istekli bir şekilde ve samimiyetle çözüm istedikleri söz konusu değil, bu nedenle çözüm zor. Tabii burada iki taraf derken Rum ve Türk liderliklerini kastediyorum.

Soru: Cumhurbaşkanı Sn. Eroğlu yaptığı açıklamada yıl sonuna kadar çözüm için uğraşacaklarını ifade ederken, çözümün olmaması halinde kendi yolumuza gideceğiz diyor. Böylesi bir tavırdan Kıbrıs Türk Halkı ne fayda görecek?

Talat: Herkes yoluna ne demektir? Tanınma yoluna çıkan KKTC mi olacak, yoksa 2004 yılı öncesine kadar izlenen yol mu izlenecek? Bu konuda yorum yapmak istemem ama Cumhurbaşkanı Sn. Derviş Eroğlu'nun ulaşılabilir hedef belirtip o amaç için çalışması gerekir. Yoksa söylenenler ne anlama gelir? Bunlar tabii ki işe yaramaz, halka umut vermez, çözüm için de bir katkı sağlamaz.

Soru: Çözümsüzlük halinde, beyin göçü yolları açılır mı? Ayrıca üniversitelerin geleceğine ilişkin ümitli olmak mümkün mü?

Talat: İki farklı konu. Beyin göçü elbette bir çok nedenle oluyor. Eğitim planlanmasının uygun şekilde yapılmaması gençlerin gelecek kaygılarının yoğun olarak yaşanmasını, Kıbrıs sorununun çözümsüzlüğü sonucu belirsizlik, beyin göçünü teşvik ediyor. Sadece eğitilmiş insanların göçünü de değil, çok yaygın göçleri kışkırtıyor. Unutmayın 2003-2004 öncesindeki gibi çözümsüzlük umutsuzluk, çaresizliktir.

Soru: Son aşamada içinde bulunduğumuz günlerdeki ekonomik sorunlardan kaynaklanan hükümet, sendikalar arasındaki gerginlik ve buna bağlı olarak yalana dayalı propagandalarla hükümet olmaya ilişkin yorumunuz?

Talat: Bu aşamada hükümetin aldığı tedbirlerle ilgili fazla bir şey söylemek istemiyorum. Ancak sendikalarla sivil toplum örgütlerine, Kıbrıs Türk halkına ve Türkiye'ye verilen sözler tutulmadığı için ciddi sıkıntılar yaşanıyor…

KTHY'nin kapanması buna bağlı. UBP bir buçuk yıl boyunca KTHY'yi kurtarmak için hiçbir şey yapmadı. Sadece eski hükümeti suçlayarak gün geçirdi. Hatırlıyorsunuz, Eroğlu hükümeti Türkiye ile vardığı mutabakatı da seçim uğruna, geri çekmişti, bozmuştu. Bu da Kıbrıs Türk Hava Yolları'nın sonunu getirdi. Burada suçlu kimdir? Elbette hükümettir, zira bir buçuk yıl iş yapmayan, söz verdiği eylemleri ise son anda geriye çeviren, yani sözünden dönen hükümettir... Sendikalara verilen yazılı taahhütler tersine döndürülmüş, yapmayacağız denilenler yapılmıştır. En büyük eksiklik de diyalog eksikliği olmuştur.

Soru: Ekonomik sorunlar nedeniyle hükümetin elini çalışanın cebine atması ötesinde, emeklilerin de cebine el atan yasal düzenlemeye ilişkin ne diyorsunuz?

Talat: Bu konular çok konuşulmuş, çok sayıda görüş ortaya konmuştur. Bu nedenle benim çok fazla konuşmama gerek olmadığı inancındayım.

Yapılması gereken, sorunların en açık şekliyle ortaya konması ve ilgili kurumlarla ve paydaşlarla açık açık konuşulması, tartışılmasıdır. Her şey tüm çıplaklığıyla konuşulmazsa tepkiler olacaktır ve elbette haklı olacaktır. Siz defalarca inkar ettiklerinizi yaparsanız artık size kimse inanmaz. Sonra da siyasete güvensizliğe hayıflanırsınız. Veya hayıflanmaz da size söylenenlere 'ilahi yarabbi şükür' dersiniz… Benim anlayışım farklı. Ben siyaseti böyle düşünüp böyle düşlemiyorum. Bana göre siyasetçiler örnek olmalı. Yoksa iktidarda olmanın bir anlamı olmaz ki. Kazancınızı başka yollardan sağlarsanız daha dürüst olur ve daha dürüst anılırsınız. Kazanç için siyasete girmeye ne gerek var?

Siyasete giren örnek olmalı. Bunun için de doğal eğilimlerinden dahi feragat ederek örnek yaratmalıdır. O yüzden sorunuzdaki yapılanlardan çok, beni ilgilendiren söz verip de tersine yapılanlardır. Bu beni çok çok ilgilendirir. Çünkü ben sadece hükümetin yaptıklarından etkilenen bir birey değil, aynı zamanda bir siyasetçiyim de…

Soru: Son olarak Türkiye'de 12 Eylül'de yapılacak referandum hakkında düşünceleriniz? Sandıktan Evet mi, Hayır mı çıkacak?

Talat: 12 Eylül anayasasının değişmesi Avrupa Birliği süreci yaşayan Türkiye için şarttır. Bence sandıktan Evet çıkacaktır.

Yarım saat süren söyleşinin ardından yine mütevazi kişiliği ile beni kapıya kadar gelerek uğurlayan 2. Cumhurbaşkanı Sn. Mehmet Ali Talat'a teşekkür edip ayrıldım.

Röportaj: Niyazi Ergülen

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.