İÇ HABERLER
okuma süresi: 3 dak.

Mine Atlı, depremzedelerle ilgili farklı sayıların verilmesini “ciddiyetsizlik” olarak değerlendirdi

Mine Atlı, depremzedelerle ilgili farklı sayıların verilmesini “ciddiyetsizlik” olarak değerlendirdi

TDP Genel Başkanı Mine Atlı, Türkiye’deki depremlerden dolayı ülkeye gelen depremzedelerle ilgili farklı sayıların açıklanmasını “ciddiyetsizlik” olarak değerlendirdi.

Yayın Tarihi: 02/03/23 15:55
okuma süresi: 3 dak.
Mine Atlı, depremzedelerle ilgili farklı sayıların verilmesini “ciddiyetsizlik” olarak değerlendirdi

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Başkanı Mine Atlı, Türkiye’deki depremlerden kaçarak ülkeye gelen depremzedelerle ilgili hükümet yetkilileri tarafından birbirinden farklı sayılar verilmesini “ciddiyetsiz” olarak değerlendirerek, hükümete konuyla ilgili cevaplanmak üzere bir dizi soru yöneltti.

Yazılı açıklama yapan Atlı, depremzedelerle ilgili günlerdir devam eden “sayı” karmaşasının, hükümetin tüm kademeleriyle liyakatten ve ciddiyetten ne kadar uzak bir sözde örgütlenme içinde olduğunu gösterdiğini, toplumun da bunu net şekilde gözlemlediğini savundu.

Ülkedeki depremzedelerin sayıları hakkında; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Hasan Taçoy’un “3 bin 800“, Başbakan Ünal Üstel‘in “1500“, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar‘ın “5 bine yakın” ve son olarak İçişleri Bakanı Ziya Öztürkler’in “1497” dediğine işaret eden Atlı, “Çocuklar abaküsle daha iyi hesap yapabilirdi. Ama ülkenin başbakanı, cumhurbaşkanı ve bakanları olduğunu iddia edenlerin hepsi birbirinden farklı konuşuyor” dedi.

“BU KİŞİLERİN TAKİBİNİN YAPILMASI İÇİN BİR EKİP OLUŞTURULDU MU?”

Bu durumun bir an önce netliğe kavuşmasının önemine işaret eden Atlı, sayı kaç olursa olsun bu kişilerin ülkede hangi koşullarda ve nerelerde yaşadığının bilinmesinin, gelecek dönemde oluşacak bir kaosun önüne geçmek için şart olduğunu dile getirdi.

Atlı, “Kimileri sadece deprem korkusundan kaçmışken, evleri yıkılan ve üstündeki kıyafetlerle sokakta kalan bu insanlar kimlerin yanında kalıyor? Masrafları nasıl karşılanıyor? Burada kalıcı mı olmak istiyorlar? Yasal statüleri nelerdir?” diye sorarak, bu kişilerin sürekli takibinin yapılması ve durumlarının öğrenilmesi konusunda bir ekip oluşturulup oluşturulmadığının da açıklanmasını istedi. 

Atlı ayrıca, bu konuda tek sorumluluğun merkezi hükümette değil yerel yönetimlerde de olması gerektiğini kaydederek, merkezi ve yereldeki yöneticilerin ortak bir çalışma ve koordinasyon alanı yaratması gerektiğini söyledi.

Atlı, “Yerel yönetimler halka daha çok dokunabilen ve iç içe olan bir noktada. Dolayısıyla bu konuda merkezi hükümetten bile daha örgütlü ve koordinasyonlu çalışabilirler. Bunu Koronavirüs döneminde de depremzedelere yardımların gitmesi konusunda da gördük” diyerek, merkezi yönetimlerin yerel yönetimlere istatistik ve takip için görev delege edip bunun için bir bütçe ayırması gerektiğini vurguladı.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.