İÇ HABERLER
okuma süresi: 8 dak.

Atakan tepkili: "Başbakan'a pet şişe değil de çiçek mi atmalıydık?"

Atakan tepkili: "Başbakan'a pet şişe değil de çiçek mi atmalıydık?"

<P>Hava - Sen Basın Sözcüsü Tarkan Atakan, Hakan Yıldırım'ın AS TV'de hazırlayıp sunduğu "KKTC'nin Nabzı" programına katılarak, dün yaşanan eylem ve gözaltılarla ilgili konuştu, Başbakan Küçük ve hükümete ağır eleştiriler yöneltti. </P>

Yayın Tarihi: 20/05/11 18:29
okuma süresi: 8 dak.
Atakan tepkili: "Başbakan'a pet şişe değil de çiçek mi atmalıydık?"
A- A A+

Ulaştırma Bakanı Ersan Saner'le çok kötü bir görüşme gerçekleştiğini kaydeden Atakan, Saner'in kendilerini, 'Bakanlar Kurulu'nda bu görüşülür, yazılı cevaba gerek yok' diye yanıtladığını ve talepleri Bakanlar Kurulu'na sunacağı sözünü verdiğini ifade etti.

"BAŞBAKAN'A PET ŞİŞE DEĞİL DE ÇİÇEK Mİ ATMAMIZ GEREKİRDİ? 7 AYDIR AÇIZ"

"Taleplerimizi yineledik. Saner'e, 'Son noktadayız, sözün bittiği yerdeyiz' dedik. Dışarı çıkıp Bakanlar Kurulu'nun başlamasını bekledik" diye konuşan Atakan, dünkü gelişmeleri şöyle aktardı:

"Başbakan Küçük'ün sağlık sorunu olduğunu düşünmüyorum. Bakanlar Kurulu'nu daha geç saatlere alıp bizi kırmak, gücü dağıtmak istedi. Çalışanlar, Bakanlık önünde beklenmesi kararını aldı. Çadıra dönmedik. Saat 16.00'ya kadar da bir kişi dahi aramızdan ayrılmadı. Basın da sık sık halka destek çağrısında bulundu. Saat 16.00'da Başbakan geldi. O sırada birkaç pet şişe atıldı. İnanılmaz tepki gösterdi, sinirlendi. Çiçek mi atmamız gerekirdi? 7 aydır insanları aç bırakıyorsunuz, işe alacağız diye kandırıyorsunuz, işsizlik paralarını dahi vermiyorsunuz. Biz onlara pet şişe atmışız diye Başbakan, polis subaylarına çıkışıyor. Bunun üzerine de polisin tavrı tamamen sertleşti. Başbakan'ın anlamadığı bazı şyler var. Yedi aydır bu insanları aç bırakıyorsunuz. Bu halk zamanında çok açlığa mahkum edildi. Ama bu denli bir açlığı da hiçbir zaman yaşamadı".

Evlerine para götüremediklerini, çocuklarını okuldan aldıklarını, çocuklar hastalandığında doktora götüremediklerini kaydeden Atakan, "Saner'e, Başbakan'a da 'Bizi düşünmeyin ama eğer çocuklarımıza dokunuluyorsa bu iş başka yerlere gider' dedik. Saner cevap vermedi, 'Haklısınız, sizin için çabalıyoruz' diyor" şeklinde konuştu.

"KÜÇÜK, HAYATI BOYUNCA HİÇ ÇALIŞMAMIŞ, PARASIZLIĞIN NE OLDUĞUNU BİLMEMİŞ BİR ADAM... SOYİSMİNİ KULLANARAK, SOYİSMİNDEN GELEN MİRASLARLA GEÇİNEN BİR BAŞBAKAN"

Atakan şöyle devam etti:

"Sinirlerimizi geriyorlar. İrsen Küçük, 70 yaşının üzerindedir. Şimdiye kadar nerede çalıştı, hiç işsiz kaldı mı? Soyismini kullanarak, soyisminden de gelen miraslarla geçinen bir Başbakan... Hayatı boyunca işlememiş, parasızlığın ne olduğunu bilmemiş bir adam. Küçük soyismi bizim için çok önemlidir. Biz okullardayken Küçük soyismini çok iyi öğrendik. Küçük soyismi bizim için toplumun varoluş lideriydi. Şimdiki Küçük soyadı, yokoluş anlamına geliyor".

"BAŞBAKAN HAKLI... EVET, BU BİR İSYANDIR"

Hiçbir Bakanlar Kurulu'nun boşuna toplanmadığını ifade eden Atakan, dün 3.5 saat toplantı yapıldığını, sonra da Başbakan Küçük'ün, "Bu yapılanlar zorbalıktır. Terördür" açıklamalarında bulunduğunu ve arkasından da basını suçladığını kaydetti. Atakan, Küçük'ün 'Hak arayışı böyle olmaz, bu bir isyandır' sözlerini ise şöyle yanıtladı:

"Küçük, isyandır ifadesiyle doğru diyor. Evet, bu bir isyandır. İsyan ediyoruz. Son noktadayız, isyan ettik, çileden çıktık, ne olacağını biz de kestiremiyoruz dedik kendilerine. Ama Başbakan, Bakanlar Kurulu'na geliyor, 150 eylemci var orada ve 400 polisi karşımıza dikiyor. Arkada çevik kuvvet, araçlar... Bayan arkadaşlarımıza erkek polisler saldırıyor. Bir arkadaşımızın ayağı şiş, morarmış vaziyette. Sigortası yatmadığından sağlık kartı olmadığı için hastaneye de gidemiyor. Bunu yapan polis. Polisi üzerimize salan kim? Bunları tutuklayın diyen kim? Tartaklayın diyen kim? Yine Başbakan. Sonra 'terör' diyor. Başbakan'ın dünyadan haberi yok. Cratos'ta gezmekten dünya haberlerini izlemiyor. Dünyada terör eylemlerinin nasıl olduğun bilmiyor".

GÖZALTINA ALINANLARA TEŞEKKÜR

Gözaltına alınanların kendilerine destek vermek için orada bulunduğunu da kaydeden Atakan, "Kendilerine çok teşekkür ediyoruz. Biz halkı da mağdur etmek istemedik, Girne yolunu da kapatmadık ama polis üzerimize saldırdı. Biz bu hükümeti rezil edeceğiz. Küçük'ün de istifası yakındır. Soyismini kurtarmak isterse derhal istifa etmek zorundadır. Halkımıza da teşekkür ediyorum. Bize çok destek oluyorlar" dedi.

SENDİKA VE ÖRGÜTLERE ÇAĞRI: "ÜYELERİNİZ SOKAĞA DÖKÜN"

Kendilerine sendika ve örgütlerin yönetici bazında değil, üye anlamında da destek verilmesi gerektiğini vurgulayan Atakan, "Üyelerinizi de sokağa dökünüz. Hükümete daha sert bir yumruk atalım. Biz varoluş mücadelesi veriyoruz. Biz sadece alacaklarımız için mücadele etmiyoruz. Birlik olalım, üyelerini de getirsinler, birlikte varolalım" diye konuştu.

Hassasiyet gösteren tarafın kendileri olduğunu belirten Atakan, şöyle devam etti:

"HASSASİYETİ BİZ GÖSTERİYORUZ"

Işıklarda yolu öyle bir kesiyoruz ki halk mağdur olmasın. Dereboyu'nda yürümeye başladık, yolun yarısında ara yollardan çadıra döndük. Biz devam da edebilirdik. Oradan Başbakan'ın evine de gidebilirdik. Biz hazırdık. Orada UBP'nin gençlik kollarının meşaleli bir yürüyüşü vardı. Biz eğer ki devam etseydik, o grupla bir araya gelecektik. İki karşı grup. Biz UBP'ye tepki gösteriyoruz, diğeri de UBP Gençlik Kolları. Yine bizim insanlarımız birbirine girecek. Arbede istemediğimiz için ara yollardan çadıra gittik. Araçlarla konvoy oluşturup Polise gidip destek verdik".

"KTHY BATIRILMADI, KAPATTIRILDI"

KTHY'nin batırılmadığını ancak kapattırıldığını da savunan Atakan, "Batma böyle olmaz" dedi. UBP İlçe Başkanı'nın KTHY'nin 'kapattırılacağı' dönemde sunduğu rapora dikkat çeken Atakan, "Bu raporu uygulayalım şirket kurtulur, kâra bile geçer deniyordu. Rapor rafa kaldırılıyor, şirket kapattırılıyor. Küçük, 'çalışan, sendika ve yöneticiler suçludur' diyor. Bize göre de Türkiye'den aldığı talimatlarla hükümet kapattırdı. Çaluda'nın açıklamasına göre de Türkiye kapattırdı. Üç seçenek var. Olay; 137 kişinin CAS'a aktarılması meselesi değildi. Sendika buna karşı çıktı. Türkiye ile ipler koptu, şirket kapattırıldı. Bizim için hükümet anne ve babalarımızdır. Emeklilik maaşlarıyla taksitlerimizi ödüyor, mutfağımıza alışveriş yapıyorlar. Çocuklarımızın geleceği için yatırılan maaşlarımızı çekip borçlarımızı kapattık. 30 sene sonra çocuğun için kullanacağımız parayı çarçur ettik" ifadelerini kullandı.

"TÜRKİYE'DEKİ KTHY ÇALIŞANLARININ PARALARINI ALMALARI SEÇİM YATIRIMI MI?"

Türkiye'deki KTHY çalışanlarının paralarını aldığını, zaten çoktan almış olmaları gerektiğini belirten Atakan, sözlerini şöyle tamamladı:

"Ancak onlar ödenirken bizim ödenmememiz, 12 Haziran seçimi yatırımı mıdır? Salı günü şirketler mukayyitliğinden1 1 milyon TL, maliyeye yatırıldı. Kthy'nin daha önce sattığı biletlerden tahsil edilen bir paraydı. Bu para çalışanların hakkıdır. Yasa da da böyledir, öncelik çalışanındır".

Kıbrıs Postası

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.