Metin Arhun: Asgari ücret, bir geçim ücreti değildir
Kuzey Kıbrıs İşverenler Sendikası Başkanı Metin Arhun, asgari ücretin belirleneceği toplantılar devam ederken, yayınladığı mesajında “Unutulmamalıdır ki asgari ücret, adı üstünde en düşük ücrettir. Yoksa bir geçim ücreti değildir” dedi.
Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nda Devlet, İşveren ve İşçi tarafları 2026 yılının ilk asgari ücretine ilişkin görüşmeler kapsamında ikinci kez bir araya geldi. Bu masanın, tarafların diyalogda olduğu tek resmi platform olduğu belirtildi.
Kuzey Kıbrıs İşverenler Sendikası Başkanı Metin Arhun, yaptığı yazılı açıklamada ülkenin ve bölgenin zor günlerden geçtiğine dikkat çekti. Bölgedeki gelişmeler ve TL’deki enflasyonun, hem çalışanların ücretlerini ve geçimini hem de işverenlerin gelişimlerini, yatırımlarını ve yaşamlarını sürdürebilmelerini zorladığını belirten Arhun, bu durumun adeta tehdit boyutuna ulaştığını ifade etti.
Açıklamada, hiçbir kesimin bu olumsuz ortamdan tek başına çıkma şansının olmadığına işaret edilerek, birlikte düşünmenin ve olabildiğince müşterek hareket etmenin zorunlu olduğu vurgulandı. Bunun sağlanmasının kolay olmadığı kaydedildi.
Sadece ücretlere odaklanmanın yeterli olmadığı belirtilen açıklamada, ücretlerle birlikte diğer tüm ekonomik tedbirlerin de ele alınması gerektiği ifade edildi. Özellikle piyasa fiyatlarının nasıl daha aşağıya çekilebileceğine odaklanılması gerektiği kaydedildi.
Ülkenin ekonomik şartları, ücretlerin ve milli gelirin Avrupa Birliği’ndeki yeri ile yabancı işçilerin çalışma hayatındaki payının daha önce kamuoyu ve ilgili makamlarla paylaşıldığı hatırlatıldı.
Kamu hizmetlerinin daha kaliteli, daha verimli ve daha erişilebilir olmasının piyasayı büyük ölçüde etkilediği belirtilerek, ülke insanlarının yaşamsal kamu hizmetlerinden daha kaliteli ve daha ucuza faydalanmasının sağlanması gerektiği ifade edildi.
Üretimin desteklenmesi ve özel sektör istihdamının artırılması için yoğun çaba gösterilmesi gerektiği belirtilen açıklamada, dış talebin artırılarak kaynak girişinin sağlanmasına odaklanılması gerektiği vurgulandı. Eğitim ve turizm gibi hizmet ihracının, hem dış gelir hem de istihdam açısından ülke için çok önemli olduğu kaydedildi.
Açıklamada, işveren tarafının bu bilinç ve anlayışla masaya oturduğu ve ülke geneline en faydalı olacak sorumlulukla temsil edildiği belirtildi. Arhun, açıklamasının sonunda “Unutulmamalıdır ki Asgari Ücret, adı üstünde en düşük ücrettir. Yoksa bir geçim ücreti değildir” ifadelerine yer verdi.
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Mehmet Akdemir08/01/26 15:57
Ben bir kktc emeklisiyim 50 yıldır vatandaşım emekli maaşım 40 bin TL bu maaş ile 450 sterlin kira veriyorum evim yok arabam yok artı elektrik su vesaire soruyorum bu maaş ile geçinebilirmiyim
Erdoğan Fidan07/01/26 17:30
İşverenler Sendikası Başkanı Metin Arhun’un açıklaması, ekonomik krizin gerçek yükünü kimin taşıdığı gerçeğini açık biçimde perdelemektedir. Krizden herkesin etkilendiği doğru olabilir; ancak bu ülkede krizi yaşayan, bedelini ödeyen ve ayakta kalmaya çalışan kesim çalışanlardır. “Asgari ücret geçim ücreti değildir” ifadesi, bugünün Kuzey Kıbrıs gerçekleriyle bağdaşmayan, sahadan kopuk ve toplumsal sorumluluk taşımayan bir söylemdir. Çünkü ülkede on binlerce insan ya asgari ücretle ya da ona çok yakın ücretlerle çalışmaktadır. Alternatif gelir kaynakları olmayan, sosyal destekleri yetersiz, kiralar ve temel gıda fiyatları kontrolden çıkmış bir ülkede asgari ücret fiilen hayatta kalma sınırıdır. Bunu görmezden gelmek, çalışanların yaşadığı yoksulluğu inkâr etmektir. Ücret artışlarını “tehdit” olarak nitelendirirken; fahiş kira artışlarını, denetimsiz piyasa koşullarını, tekelleşmiş fiyat yapılarını ve kayıt dışı istihdamı neredeyse hiç anmamak, krizin sorumluluğunu bilinçli biçimde emekçilerin sırtına yüklemektir. Piyasayı bozan çalışanların maaşı değil; kontrolsüz fiyatlama, zayıf kamu denetimi ve ithalata bağımlı ekonomik yapıdır. “Birlikte hareket etme” çağrısı samimiyet testinden geçememektedir. Çünkü birlikte hareket etmek, önce en zayıf halkayı korumakla başlar. Çalışanların alım gücü her ay biraz daha erirken, “asgari ücret geçim ücreti değildir” demek; sosyal barışı zedeleyen, emeği değersizleştiren ve toplumdaki adalet duygusunu yıpratan bir tutumdur. İşverenlerin yatırımlarının zorlaşması elbette tartışılabilir. Ancak çalışanlar için mesele yatırım değil, barınma, beslenme, sağlık ve çocuklarını okutabilme meselesidir. Bu temel ihtiyaçlar tehdit altındayken, ücretlerin baskılanmasını “ekonomik tedbir” olarak sunmak kabul edilemez. Bu ülkenin ekonomisi, düşük ücretle ayakta kalamaz. Yoksullaştırılmış emek, sürdürülebilir büyüme yaratmaz; tam tersine iç talebi çökertir, kayıt dışılığı artırır ve sosyal çürüme üretir. Gerçek çözüm, ücretleri bastırmak değil; adil gelir dağılımını sağlamak, piyasayı denetlemek ve emeğin insanca yaşam koşullarını güvence altına almaktır. Çalışanların onurunu, yaşam hakkını ve geçimini görmezden gelen hiçbir ekonomik söylem “ortak akıl” olarak sunulamaz. Bu ülkede asgari ücret, teori kitaplarında yazıldığı gibi değil; insanların hayatta kalma mücadelesinde son dayanağı olarak yaşanmaktadır. Bunu inkâr eden her yaklaşım, krizin çözümüne değil, derinleşmesine hizmet eder.
Erdoğan Fidan07/01/26 17:26
İşverenler Sendikası Başkanı Metin Arhun, asgari ücretin belirleneceği toplantılar devam ederken, yayınladığı mesajında “Unutulmamalıdır ki asgari ücret, adı üstünde en düşük ücrettir. Yoksa bir geçim ücreti değildir” derken; sanrım "Çalışanları köle gibi kullanıp insani yaşam için gerekli ücreti vermememiz gerekir ve durum normaldir" demek istemiş..