İÇ HABERLER
okuma süresi: 5 dak.

Ayşegül Baybars: Silahlı olaylar basit ticari anlaşmazlık olarak görülemez

Ayşegül Baybars: Silahlı olaylar basit ticari anlaşmazlık olarak görülemez

Bağımsız Milletvekili Ayşegül Baybars, ülkede yaşanan silahlı saldırı olayları ile ilgili değerlendirmelerde bulunarak, "Silahlı olaylar basit ticari anlaşmazlık olarak görülemez" dedi.

Yayın Tarihi: 26/01/26 21:35
Güncelleme Tarihi: 26/01/26 21:58
okuma süresi: 5 dak.
Ayşegül Baybars: Silahlı olaylar basit ticari anlaşmazlık olarak görülemez

Bağımsız Milletvekili Ayşegül Baybars, Kıbrıs Postası TV'de yayınlanan ve Gökhan Altıner'in hazırlayıp sunduğu Sabah Postası isimli programa konuk oldu.

Ülkede yaşanan silahlı olaylara değinen Ayşegül Baybars, meselenin yalnızca sınır kapılarının güvenliği ve ülkeye giriş-çıkışlarla sınırlı olmadığını söyledi.

Baybars, ülkede ekonomik faaliyetler, mali düzen ve suç gelirlerinin dolaşımıyla ilgili ciddi sorunlar bulunduğunu ifade ederek, yasa dışı bahis, suç örgütleri ve benzeri yapılanmaların ekonomi üzerinden güç kazandığını belirtti. Silahların da büyük ölçüde yurt dışından ülkeye girdiğini dile getiren Baybars, ülkede bu yapılarla bağlantılı işbirlikçilerin bulunduğunu söyledi.

Devletin sadece sınır kapılarında güvenlik önlemleri almakla yetinemeyeceğini vurgulayan Baybars, ekonomik faaliyetler üzerinden de etkin denetim yapılması gerektiğini kaydetti. Ülkeye giren paranın kaynağının, hangi grupların elinde toplandığının ve bu paranın suç geliri olup olmadığının bankacılık ve finans sistemi üzerinden denetlenmesi gerektiğini ifade etti.

Yaşanan silahlı olayların basit ticari anlaşmazlıklar olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Baybars, oto galeriler, kuyumcular, döviz büroları ve inşaat sektörü gibi alanlar üzerinden yürüyen ekonomik yapının daha sıkı kontrol altına alınması gerektiğini söyledi. Dünyanın her yerinde belirli sektörler üzerinden para akışının sağlandığını kaydeden Baybars, bu sektörlerin yasal düzenlemelerle daha kolay denetlenebilir hale getirilmesi gerektiğini vurguladı.

Baybars, Meclis’in bu konularda gerekli yasaları çıkarması, Maliye Bakanlığı’nın da ekonomik faaliyetler ve finansal hareketler üzerinde etkin denetim yapmasının şart olduğunu sözlerine ekledi.

Baybars, İsias Otel davasına ilişkin değerlendirmesinde, yargılama sürecinin başından itibaren davanın “prosedür gereği ilerlediği” yönünde bir izlenim edindiklerini söyledi.

Baybars, kamu görevlilerinin sıradan kişiler olmadığını vurgulayarak, attıkları her imzanın ciddi bir sorumluluk doğurduğunu ifade etti. Otel sahipleri ve müteahhitlerin teknik hata, kusur ve ihlalleri bulunsa da, belediye başkan yardımcısı ve imar bölümünde görevli kamu görevlilerinin sorumluluğunun çok daha ağır olduğunu kaydeden Baybars, “O imzalar atılmamış olsaydı belki de bugün o bina yıkılmayacaktı” dedi.

Dava dosyasında son derece dikkat çekici bir durum bulunduğunu belirten Baybars, belediyenin söz konusu bina için yıkım kararı verdiğini ve bu kararın yazılı olarak tebliğ edildiğini, buna rağmen belediyenin kararı uygulamayarak binanın kullanımına ve işletmeye açılmasına izin verdiğini söyledi. Yıkım kararı bulunan bir binanın işletmeye açılmasının, suçun bilerek ve isteyerek işlendiğini gösterdiğini savunan Baybars, bu nedenle bilinçli taksir talep ettiklerini, ancak mahkemenin bu hususu dikkate almadığını ifade etti.

Geçtiğimiz hafta yapılan son duruşmada mahkemenin davayı bir an önce sonuçlandırma niyeti içinde olduğu izlenimi edindiklerini dile getiren Baybars, itirazların ve yıkım kararına ilişkin hususların göz ardı edildiğini söyledi. Verilebilecek cezanın 1 yıldan 30 yıla kadar uzanabileceğini hatırlatan Baybars, sanıkların tutuklu yargılanmamaları nedeniyle karar sonrası mahkemeden çıkıp evlerine gittiklerini belirtti.

Baybars, Yargıtay kararına kadar sanıkların serbest kalmasının, on yıl gibi ciddi cezalar söz konusu olmasına rağmen kaçma ihtimalinin dikkate alınmamasının kamu görevlilerinin yargılanması açısından emsal bir durum yarattığını ifade etti. Bu durumun vicdanen son derece rahatsız edici olduğunu söyleyen Baybars, verilen cezanın orantılı olmadığını, sürecin Yargıtay aşamasında şekilleneceğini kaydetti. İstenilen sonucun elde edilmemesi halinde, yaşam hakkının ihlali gerekçesiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuru yolunun da gündeme gelebileceğini belirtti.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.