Ulaş Barış, ABD Dışişleri’nden üst düzey bir ismin Erhürman’ın metodolojisini olumlu bulduğunu aktardı
Kıbrıs Postası köşe yazarı Ulaş Barış, ABD Dışişleri Bakanlığı’nın üst düzey bir temsilcisinin Cumhurbaşkanlığı ile temas kurarak Tufan Erhürman’ın dört maddelik metodolojisini “olumlu, yapıcı ve takdir edilen” bir çerçeve olarak değerlendirdiğini aktardı. Aktarılan bu temas, Rum Lider Nikos Hristodulidis’in “'Bedel' esası, uluslararası destek görmez” açıklamasına yanıt niteliği taşımakta.
Kıbrıs müzakerelerinin yeniden başlatılmasına yönelik tartışmalar sürerken, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın dört maddelik metodoloji önerisinin uluslararası zeminde nasıl karşılandığına ilişkin dikkat çekici gelişmeler gündeme geldi.
Kıbrıs Postası köşe yazarı Ulaş Barış’ın aktardığına göre, ABD Dışişleri Bakanlığı’nın üst düzey bir temsilcisi Cumhurbaşkanlığı ile temas kurarak söz konusu metodolojiyi “olumlu, yapıcı ve takdir edilen” bir çerçeve olarak değerlendirdi. Özellikle müzakerelerin çökmesi hâlinde statükoya geri dönülmemesini öngören ve “bedel” başlığı altında toplanan dördüncü madde, bu çerçevede hem taraflar arasında hem de uluslararası çevrelerde farklı yaklaşımlarla tartışılıyor.

NİKOS HRİSTODULİDİS: “BEDEL” İÇEREN YAKLAŞIMLARI ULUSLARARASI TOPLUM DA KABUL ETMEYECEKTİR
Geçtiğimiz günlerde Kıbrıslı Rum Lider Nikos Hristodulidis, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin’in de katıldığı görüşme öncesinde yaptığı açıklamada, Erhürman’ın dört maddelik önerisinin üç başlığında uzlaşı bulunduğunu savundu. Ancak Hristodulidis, Rum tarafının müzakereleri terk etmesi hâlinde mevcut statükoya geri dönülmemesini öngören dördüncü maddeyi açık şekilde reddetti.
Rum lider, bu tür “önceden belirlenmiş sonuçlar” içeren yaklaşımların uluslararası toplum tarafından kabul görmeyeceğini ileri sürerek, söz konusu maddeyle ilgili ciddi görüş ayrılığı bulunduğunu ortaya koydu. Bu açıklama, müzakere sürecinde “bedel” olarak tanımlanan ve sürecin tek taraflı terk edilmesini caydırmayı amaçlayan yaklaşımın Rum tarafı açısından kabul edilemez görüldüğünü netleştirdi.

ÖZDİL NAMİ: “BEDEL” ESASINDA UZLAŞILIRSA, BM GENEL KURULU DA BU İLKEYİ SELAMLAYAN VE SÜRECİ GÜVENCE ALTINA ALAN KARAR ALMALIDIR
Öte yandan, geçtiğimiz gün Kıbrıs Postası TV’de yayımlanan “Gündem” programına konuk olan eski Dışişleri Bakanı ve eski baş müzakereci Özdil Nami de, Erhürman’ın dört maddelik metodolojisinin özellikle son maddesine ilişkin benzer ve dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. Nami, müzakerelerin geçmişte defalarca çökmesinin temel nedenlerinden birinin, süreci terk eden taraf açısından herhangi bir siyasi veya hukuki bedelin doğmaması olduğunu vurguladı.
Nami, “Bu konuda uluslararası toplumun desteğini aramak ve bulmak zorundayız. ‘Bedel’ ödenmeyecek bir başka süreç başlatmak, çökmeye mahkûmdur” ifadelerini kullanarak, dördüncü maddenin yalnızca siyasi bir talep değil, sürecin sürdürülebilirliği açısından yapısal bir zorunluluk olduğunu savundu. Nami ayrıca, olası iki toplumlu bir uzlaşının ardından Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun da bu ilkeyi selamlayan ve süreci güvence altına alan kararlar almasının hayati önem taşıdığını dile getirdi.

ULAŞ BARIŞ: ABD DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI’NIN EN ÜST DÜZEY TEMSİLCİLERİNDEN BİRİ, CUMHURBAŞKANLIĞI İLE TEMAS KURARAK ERHÜRMAN’IN METODOLOJİSİNİ “OLUMLU, YAPICI VE TAKDİR EDİLEN” BİR ÇERÇEVE OLARAK NİTELENDİRDİ
Uluslararası destek tartışmasına ilişkin dikkat çekici bir iddia ise bugün Kıbrıs Postası köşe yazarı Ulaş Barış’ın köşe yazısında yer aldı.
Barış, geçtiğimiz ay Cumhurbaşkanlığı’na ABD Dışişleri Bakanlığı’nın en üst düzey temsilcilerinden birinin doğrudan temas kurduğunu ve bu görüşmede, Erhürman’ın dört maddelik metodolojisinin “olumlu, yapıcı ve takdir edilen” bir çerçeve olarak değerlendirildiğinin açık şekilde ifade edildiğini aktardı.
ABD’NİN ERHÜRMAN’IN METODOLOJİSİNE VERDİĞİ DESTEK, HRİSTODULİDİS’İN “ULUSLARARASI DESTEK GÖRMEZ” AÇIKLAMASINA YANIT NİTELİĞİ TAŞIYOR
Barış’ın aktardığı bu temas, Hristodulidis’in “bu yaklaşım uluslararası toplum tarafından kabul görmez” yönündeki açıklamalarına doğrudan bir karşılık niteliği taşıyor. Söz konusu değerlendirme, özellikle müzakerelerin Rum tarafı tarafından terk edilmesi hâlinde statükoya geri dönülmemesini öngören ve Erhürman’ın metodolojisinde “bedel” başlığı altında yer alan ilkenin, uluslararası düzeyde tamamen dışlanmadığını ortaya koyuyor.
Bu temas, aynı zamanda “bedel/statükoya geri dönüş yok” ilkesinin ilerleyen aşamalarda Birleşmiş Milletler kararlarıyla desteklenmesi ve olası bir uzlaşı sürecinin tek taraflı terk edilmesi hâlinde ortaya çıkacak boşluğun uluslararası hukuk ve siyasi mekanizmalarla doldurulması yönünde önemli bir zemin oluşabileceğine işaret ediyor. Bu çerçevede aktarılan temas, yalnızca diplomatik bir nezaket mesajı değil; Kıbrıs müzakerelerinin kalıcı, bağlayıcı ve geri dönülmez bir yapıya kavuşturulmasına yönelik yeni bir uluslararası yaklaşımın sinyali olarak değerlendiriliyor.
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.