Bütçenin yüzde 80’i maaşa giderken: Kamuda "bankamatik memuru" alarmı!
Partizan istihdam, özel danışmanlık, liyakatsiz atamalar kamuda öteden beri eleştirilirken; sendikanın açıkladığı aralarında Özel Kalem Müdürü, Meclis Genel Sekreterliğine bağlı 2. derece memurlar gibi "işe gitmeyen" unvanlar dikkat çekiyor. Devamsızlıkların çoğu zaman bildirim-şikâyet konusu yapılmadığı; zümresel-kurumsal angajmanlar nedeniyle kayda yansımadığı, aslında "bankamatik memurlarının" zannedilenin çok çok üzerinde olduğu değerlendiriliyor.
Ülkemizde kamu reformu, ek mesai yükü, partizan istihdam, bütçenin yaklaşık yüzde 80’inin kamu personel maaşlarına gitmesi, liyakat tartışmaları ve şahsa özel danışmanlık uygulamaları uzun süredir siyasi ve toplumsal gündemin merkezinde yer alıyor.
Bu yapısal tartışmaların gölgesinde şimdi yeniden bir başlık öne çıktı: “İzinsiz işe gelmeyen kamu personeli” meselesi…
Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikası (KTAMS), sendikaya yapılan bildirimler doğrultusunda 70 kamu çalışanının özürsüz ve izinsiz biçimde görev yerlerine gitmediğinin kendilerine iletildiğini açıkladı.
Sendika başkanı, bu kapsamda 25 kişi hakkında inceleme başlatıldığını, kalan personelle ilgili denetim sürecinin ise sürdüğünü duyurdu.

ÖTEDEN BERİ “ÇALIŞMADAN MAAŞ ALANI SAVUNMAYIZ” YAKLAŞIMI KORUNUYOR
Kamudaki sendikaların öteden beri dile getirdiği temel yaklaşım net: “Çalışmadan maaş alanı savunmayız.”
Bengihan da bu çerçevede, kamu kurumlarında görevli olup özürsüz ve izinsiz şekilde görev yerine gitmeyen çalışanların sendikaya bildirilmesi çağrısı yaptıklarını, bunun üzerine 70 ismin kendilerine ulaştırıldığını belirtti.
Bu açıklama, kamuda disiplin ve denetim mekanizmalarının ne ölçüde çalıştığı sorusunu yeniden gündeme taşıdı.
SAYI GERÇEKTEN DE 70 İLE SINIRLI MI?
Ancak kamu kulislerinde konuşulan tablo, bildirilen 70 kişiyle sınırlı olmayabileceğine işaret ediyor.
İzinsiz devamsızlıkların çoğu zaman resmi bildirim veya şikâyet konusu yapılmadığı; siyasi, zümresel ya da kurumsal angajmanlar nedeniyle bazı durumların kayda yansımadığı iddia ediliyor.
Bu nedenle açıklanan rakamların “gerçek tablonun çok altında” olabileceğine kesin gözü ile bakılıyor.
Bu iddialar, kamuda hesap verebilirlik ve eşit uygulama ilkesinin ne ölçüde işletildiği sorusunu da beraberinde getiriyor.
KAMU MALİYESİ VE VERİMLİLİK BOYUTU
Tartışmanın bir diğer boyutu ise mali disiplin…
Bütçenin yaklaşık yüzde 80’inin kamu personel maaşlarına ayrıldığı bir yapıda, görevine gitmeyen personel iddiaları yalnızca idari değil, aynı zamanda mali bir sorun olarak da değerlendiriliyor.
Ek mesai yükü, personel fazlalığı tartışmaları ve liyakat eleştirileri sürerken; bir yandan da “çalışmadan maaş” algısının güçlenmesi, kamu yönetimine yönelik güveni zedeliyor.

REFORM TARTIŞMALARIYLA DOĞRUDAN İLİŞKİLİ
Kamu reformu başlığı yıllardır gündemde olmasına rağmen kapsamlı bir yapısal dönüşüm hayata geçirilebilmiş değil… Sendikalar yıllardır yazılı ve sözlü olarak “biz kamuda reforma karşı değiliz. Tam aksi asıl biz istiyoruz” yaklaşımı sergilemeye devam ediyor…
Partizan istihdam, şahsa özel danışmanlık uygulamaları ve liyakat dışı atamalar eleştirilirken; devamsızlık iddiaları, sistemin denetim ve performans ölçüm mekanizmalarının ne kadar etkin çalıştığını sorgulatıyor.
KTAMS’ın açıkladığı 70 isim ve başlatılan 25 inceleme, yalnızca disiplin sürecinin değil; kamuda şeffaflık, eşitlik ve kurumsal ciddiyet tartışmasının da yeni bir evresi olarak değerlendiriliyor.
Şimdi gözler, yürütülen incelemelerin sonucuna ve kamu yönetiminde bu tür vakaların önlenmesi için nasıl bir sistematik adım atılacağına çevrilmiş durumda.
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.