Medya Etik Kurulu’ndan savaş sürecinde “doğruluk ve teyit” çağrısı
Medya Etik Kurulu, coğrafyada başlayan savaşla birlikte doğru ve güvenilir bilgiye erişimin hayati önem taşıdığını belirterek, gazetecileri ve medya kuruluşlarını teyit süreçlerini titizlikle işletmeye ve yapay zeka kaynaklı içeriklere karşı azami özen göstermeye davet etti.
Medya Etik Kurulu, savaş ve kriz ortamında kamuoyunun doğru ve güvenilir bilgiye erişiminin her zamankinden daha hayati hale geldiğini vurguladı. Kurul, yayın organlarında doğruluğu teyit edilmemiş haberlerin yanı sıra yapay zeka teknolojileriyle üretilmiş metin, fotoğraf ve video kayıtlarının hızla dolaşıma girdiğine dikkat çekti.
Açıklamada, söz konusu içeriklerin önemli bir bölümünün gerçek dışı, bağlamından koparılmış ya da manipüle edilmiş nitelik taşıdığı ve kamuoyunun gerçeklik algısını zedeleme riski oluşturduğu belirtildi.
Gazeteciliğin temel ilkeleri olan doğruluk, teyit ve kamu yararı sorumluluğunun bu koşullarda kritik önem taşıdığı kaydedilen açıklamada, hız ve rekabet baskısının doğrulama süreçlerinin ihmal edilmesine gerekçe olamayacağı ifade edildi. Özellikle sosyal medya kaynaklı bilgi ve görsellerin bağımsız ve çok kaynaklı doğrulama süreçlerinden geçirilmeden haberleştirilmesinin tehlikeli sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulunuldu.
Haber merkezlerinde teknik doğrulama süreçlerinin sistematik biçimde uygulanması gerektiği belirtilen açıklamada, görseller için tersine arama yapılmasının ve içeriklerin daha önce farklı olaylarla ilişkilendirilip ilişkilendirilmediğinin kontrol edilmesinin önemine işaret edildi. İçeriğin ilk yayımlandığı kaynağın dikkatle incelenmesi, anonim, yeni açılmış veya güvenilirliği belirsiz hesaplara dayalı paylaşımların temkinle ele alınması gerektiği kaydedildi.
Deepfake ve gerçek olmayan içerik riskine karşı yüz ve ses uyumsuzlukları, yapay hareket kalıpları, senkron hataları ve görsel bütünlük bozulmalarının teknik olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edilen açıklamada, kritik gelişmelerin en az iki bağımsız ve güvenilir kaynaktan doğrulanmadan yayımlanmamasının mesleki sorumluluğun gereği olduğu vurgulandı.
Savaş ve kriz ortamlarında yanlış veya manipüle edilmiş bilginin yayılmasının toplumsal paniğe, nefret söylemine ve güvenlik risklerine yol açabileceği belirtilen açıklamada, her haberin doğruluğunun yanı sıra olası toplumsal etkileri bakımından da dikkatle değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Medya Etik Kurulu, açıklamasının sonunda tüm gazetecileri ve medya kuruluşlarını bu kritik süreçte doğruluk ve sorumluluk ilkelerine bağlı kalmaya, teyit süreçlerini titizlikle işletmeye ve yapay zeka kaynaklı bilgi kirliliğine karşı azami özen göstermeye davet etti.
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.