İÇ HABERLER
okuma süresi: 6 dak.

Nisan Erkan: Kıbrıs’ta da kaygı oluştu; bunu küçümsemek çocuğu sakinleştirmez, yaşa uygun bilgi verin

Nisan Erkan: Kıbrıs’ta da kaygı oluştu; bunu küçümsemek çocuğu sakinleştirmez, yaşa uygun bilgi verin

Uzman Psikolog Nisan Erkan, İran ile İsrail arasında dört gün önce başlayan savaşın yalnızca Orta Doğu’yu değil, tüm dünyayı etkilediğini ve Kıbrısta'da pek çok ailede kaygı oluştuğunu belirterek, "Bunu küçümsemek çocuğu sakinleştirmez, yaşa uygun ve net bilgi verin" dedi.

Yayın Tarihi: 03/03/26 07:55
okuma süresi: 6 dak.
Nisan Erkan: Kıbrıs’ta da kaygı oluştu; bunu küçümsemek çocuğu sakinleştirmez, yaşa uygun bilgi verin

İran ile İsrail arasında dört gün önce başlayan savaşın yalnızca Orta Doğu’yu değil, tüm dünyayı etkileyen bir güvenlik ve belirsizlik atmosferi yarattığını belirten Uzman Psikolog Nisan Erkan, Kıbrıs Postası'na konuştu.

Nisan Erkan, Kıbrıs’ta da pek çok ailede kaygı oluştuğunu ifade etti.

Özellikle güney kesiminde yaşanan gelişmelerle birlikte “Acaba bize de bir şey olur mu?” sorusunun hem yetişkinlerin hem de çocukların zihninde yer etmeye başladığını kaydeden Erkan, çocukların sanıldığından çok daha fazla şeyi fark ettiğini söyledi.

Televizyondaki görüntüler, sosyal medyada dolaşan videolar ve ev içinde yapılan endişeli konuşmaların çocuklar tarafından algılandığını dile getiren Erkan, “Çocuklar bazen soru sormasa bile ortamın duygusal tonunu algılıyor. Ancak duyduklarını her zaman doğru anlamlandıramıyorlar ve zihinsel boşlukları çoğu zaman hayal güçleri ile dolduruyorlar. Bu nedenle en önemlisi konuyu yok saymamak ama paniğe de kapılmamaktır” dedi.

“ÖNCE DİNLEYİN”

Çocuğun bir haberle karşılaştığında ya da soru sorduğunda bazı ebeveynlerin koruma içgüdüsüyle “Bir şey yok”, “Bunları düşünme” gibi ifadeler kullandığını belirten Erkan, bunun yerine çocuğu anlamaya yönelik sorular sorulması gerektiğini vurguladı.

Erkan, “ ‘Sen ne duydun?’, ‘Bundan ne anladın?’, ‘Bu sana ne hissettirdi?’ gibi sorular hem çocuğun zihninde oluşan yanlış ya da abartılı senaryoları fark etmenizi sağlar hem de onun kendini duyulmuş ve anlaşılmış hissetmesine yardımcı olur. Çocuğun duyulmuş ve anlaşılmış hissetmesi kaygının azalması için en güçlü basamaklardan biridir” ifadelerini kullandı.

Kaygıyı küçümsemenin çocuğu sakinleştirmeyeceğini, aksine yalnızlaştıracağını belirten Erkan, “ ‘Bunu duyduğunda korkmuş olman çok anlaşılır’ gibi empatik bir yaklaşım duygusal düzenlemenin ilk adımıdır” dedi.

“YAŞA UYGUN VE NET BİLGİ VERİN”

Her yaş grubunun algısının ve bilgiyi işleme biçiminin farklı olduğunu kaydeden Erkan, küçük çocukların özellikle okul öncesi dönemde savaş görüntülerini kendi hayatlarıyla ilişkilendirebildiğini söyledi.

Bu yaş grubuna kısa, sade ve güven verici açıklamaların yeterli olacağını belirten Erkan, “ ‘Bazı ülkelerde insanlar anlaşmazlık yaşayabiliyor. Ama biz şu an buradayız ve güvendeyiz.’ gibi ifadeler kullanılabilir” dedi.

İlkokul çağındaki çocukların daha fazla soru sorabileceğini ve nedenleri merak edebileceğini ifade eden Erkan, detaylara boğmadan, tarafsız ve basit bir çerçeve sunmanın yardımcı olacağını kaydetti.

Ergenlerle daha fazla diyalog kurulması gerektiğini belirten Erkan, sosyal medyadan yoğun bilgi akışı alan gençlerle birlikte değerlendirme yapmanın, kaynakları konuşmanın ve eleştirel düşünmeyi desteklemenin daha sağlıklı bir yaklaşım olacağını vurguladı.

Çocukların gerçeğe bir şekilde ulaştığını belirten Erkan, iyi niyetle de olsa bilgiyi tamamen saklamanın güven duygusunu zedeleyebileceğini ifade ederek, önemli olanın yaşa uygun ve doğru bir çerçeve sunmak olduğunu söyledi.

“HABER MARUZİYETİNE DİKKAT”

Sürekli açık haber kanalları, tekrar eden şiddet görüntüleri ve yetişkinlerin kaygılı yorumlarının çocuklar için yıpratıcı olabileceğini belirten Erkan, özellikle küçük çocukların bu görüntülere doğrudan maruz kalmamasına özen gösterilmesi gerektiğini ifade etti.

Gündemin dozunu ayarlamanın ebeveynin sorumluluğu olduğunu kaydeden Erkan, kaygı verici dönemlerde çocuklar için en koruyucu unsurun rutin olduğunu söyledi.

Uyku saatleri, okul düzeni ve oyun zamanının mümkün olduğunca devam etmesi gerektiğini belirten Erkan, rutinin öngörülebilirlik ve kontrol duygusu sağladığını, bunun da güveni beraberinde getirdiğini dile getirdi.

Bazı çocukların oyunlarında savaş temalarını kullanabileceğini belirten Erkan, bunun çoğu zaman bir “anlama ve sindirme” çabası olduğunu ifade ederek, hemen yasaklamak yerine gözlem yapılmasını ve güvenli sınırlar içinde eşlik edilmesini önerdi.

NE ZAMAN DESTEK ALINMALI?

Kaygının giderek artması, uyku ve iştahta belirgin bozulma, okula gitmek istememe, yoğun bedensel şikâyetler ya da günlük işlevsellikte düşüş görülmesi durumunda bir uzmandan psikolojik destek alınmasının önemli olduğunu belirten Erkan, ebeveynlerin bu belirtileri dikkate alması gerektiğini söyledi.

Erkan, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bu tür kriz dönemlerinde ebeveynlerin temel rolü çocukları dünyadan koparmak değil, onların duygularına alan açmak ve eşlik etmektir. Çocuklar önce güvende hissetmek ister ve güven varsa bilgi sindirilebilir. Sakin, net ve empatik bir duruş çocuklarımızın psikolojik dayanıklılığını güçlendiren en önemli faktördür. Bu süreçte ‘Buradayım. Güvendesin. Konuşmak istersen seni dinlerim.’ cümlesini aktarmak onlara verebileceğimiz en kıymetli mesajdır.”

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.