Gençlik Federasyonu: Kadın emeği daha görünür olmalıdır
Gençlik Federasyonu'ndan 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla yapılan açıklamada, kadın emeğinin toplumsal hayatta görünürlüğünün artırılması gerektiğini vurgulandı.
Gençlik Federasyonu Gençlik Politikaları Teknik Komisyonu Üyesi Vedia Bakıroğlu, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla yazılı açıklama yaptı.
Bakıroğlu açıklamasında, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün yalnızca bir anma günü değil; toplumsal cinsiyet, kadın ve emek ekseninde devam eden eşitsizliklere karşı geliştirilmesi gereken ortak bilincin bir ifadesi olduğunu belirtti.
Kadının emeğinin yalnızca gündelik hayatın kolaylaştığı alanlarda değil, toplumsal hayatın her alanında görünür kılınması gerektiğini vurgulayan Bakıroğlu, bunun ancak kapsayıcı ve eşitlikçi bir toplumsal farkındalık geliştirmekle mümkün olacağını ifade etti.
Açıklamada, kadın emeğinin uzun yıllardır “annelik”, “temizlik”, “çocuk bakımı” ve “iyi bir eş” gibi kalıplarla kadınlara atfedilen toplumsal rollerin parçası hâline getirildiğine dikkat çekilerek, bu rollerin toplumsal hayatın işleyişini şekillendirmesine rağmen söz konusu emeğin kamusal alanda çoğu zaman ekonomik bir değer olarak tanınmadığı belirtildi.
Bugün ekonomik ve toplumsal düzenin işleyişinde evlerin içinde görünmez kılınan ve doğallaştırılan kadın emeğinin önemli bir payı olduğuna işaret edilen açıklamada, bu emeğin 8 Mart gününde çiçekler ve indirim kampanyalarıyla sembolik biçimde anılmasının çoğu zaman ataerkil düzeni yeniden üreten yüzeysel yaklaşımlardan biri olduğu ifade edildi.
Sorunun yalnızca kadınların kamusal hayatta yeterince yer almamasından ibaret olmadığına dikkat çeken Bakıroğlu, kadınların kamusal alanda görünür roller üstlenseler dahi ev içindeki “ikinci vardiyanın” yükünü taşımaya devam ettiklerini vurguladı.
Bakıroğlu açıklamasında ayrıca eşit işe eşit ücretin kadınlara tanınan bir ayrıcalık değil; adil ve başarı odaklı bir toplumsal düzende temel bir insan hakkı olduğunu ifade etti.
Kadın emeğinin özgürleşmesinin yalnızca ekonomik bağımsızlık veya hukuki hakların kazanılmasıyla sınırlı olmadığını belirten Bakıroğlu, sınıf, etnik köken, ırk ve ekonomik statü gibi farklı toplumsal katmanların bu eşitsizlikleri nasıl şekillendirdiğinin görülmesi gerektiğini kaydetti.
Bu nedenle kesişimsel bir bakış açısı geliştirmenin ve güvencesiz, düşük ücretli ve ücretsiz emeğin sistematik biçimde yeniden üretildiğini ortaya koymanın eşitlikçi bir toplum inşası açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.
Gençlik Politikaları Teknik Komisyonu olarak kadın emeğinin yeterli değeri görmemesinin yalnızca kadınları değil, bütün toplumu ilgilendiren yapısal bir sorun olduğunu belirten Bakıroğlu, kadın emeğine dair geniş katılımlı tartışma ortamları yaratmanın ve hem kamusal hem de özel alanda bu emeği görünür kılmanın gençlerin ortak sorumluluğu olduğunu ifade etti.
Açıklamanın sonunda ise 8 Mart’ın lütfedilmiş bir değer verme günü değil; tarihsel bir mücadelenin, politik bir itirazın ve dayanışmanın yıl dönümü olduğu vurgulanarak, kadınların bireysel başarı hikâyelerinin yalnızlığına itilmediği; emeğin, bedenin ve kimliğin üzerindeki tahakküm ilişkilerinin dönüştürüldüğü kapsayıcı bir dayanışma kültürünün inşa edilmesi gerektiği ifade edildi. Bakıroğlu, eşitlikçi ve adil bir toplum için ortak sorumluluk üstlenmeye devam edeceklerini belirtti.
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.