İÇ HABERLER
okuma süresi: 6 dak.

Dr. Oğuz Ufuk Haksever: Kıbrıs'ın NATO üyeliği, Türkiye'nin veto kartı ve kazanımlarına bağlı

Dr. Oğuz Ufuk Haksever: Kıbrıs'ın NATO üyeliği, Türkiye'nin veto kartı ve kazanımlarına bağlı

Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Oğuz Ufuk Haksever, İran-İsrail savaşı, Türkiye’nin denge politikası ve Kıbrıs’ın NATO üyeliği ihtimalini değerlendirdi; Güney Kıbrıs’ın üyeliğinin Türkiye’nin veto kartı ve olası kazanımlarına bağlı olduğunu söyledi.

Yayın Tarihi: 19/03/26 07:30
okuma süresi: 6 dak.
Dr. Oğuz Ufuk Haksever: Kıbrıs'ın NATO üyeliği, Türkiye'nin veto kartı ve kazanımlarına bağlı

Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Oğuz Ufuk Haksever, Ulaş Barış’ın Kıbrıs Postası TV’de hazırlayıp sunduğu “Gündem” programına konuk oldu.

Programda İran-İsrail savaşını değerlendiren Haksever, Türkiye’nin bu süreçteki rolüne de değindi. Türkiye’nin, Ukrayna-Rusya savaşında olduğu gibi denge ve tarafsızlık politikası izlediğini belirten Haksever, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İran’la ilişkilerine dair açıklamalarına işaret ederek, Türkiye’nin savaşa çekilmek istenmesine rağmen bu yönde bir pozisyon almadığını ifade etti. Türkiye’nin NATO müttefiki olduğunu ve Avrupa Birliği ile yakın ilişkiler yürüttüğünü hatırlatan Haksever, bu çerçevede denge politikasının sürdürüldüğünü söyledi.

Savaşın Kıbrıs üzerindeki etkilerini de değerlendiren Haksever, bölgedeki silahlanmanın garantörlük çerçevesinden ziyade, adanın kuzeyi ve güneyinde kurulu fiili siyasi yapıların yakın oldukları devletlerle yaptığı güvenlik anlaşmalarıyla bağlantılı olduğunu belirtti. Güney Kıbrıs’ta artan askeri varlığın ikili anlaşmaların sonucu olduğuna dikkat çeken Haksever, benzer bir durumun Kuzey’de de Türkiye ile ilişkiler kapsamında söz konusu olduğunu ifade etti. Bununla birlikte Yunanistan ve Türkiye’nin NATO müttefiki olduğunu hatırlatan Haksever, bölgesel güvenlik konularında istişare ve iş birliğinin sürdüğünü, bazı süreçlerin kamuoyuna yansımadan yürütülmüş olabileceğini dile getirdi.

"GÜNEY KIBRIS'IN NATO ÜYELİĞİ TÜRKİYE'NİN TAVRINA VE NELER KAZANABİLECEĞİNE BAĞLI"

Kıbrıs’ın olası NATO üyeliğine de değinen Haksever, kısa vadede bunun mümkün görünmediğini belirterek Türkiye’nin veto hakkına dikkat çekti.

Türkiye’nin Güney Kıbrıs’ın NATO üyeliğine onay vermesinin, Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik yaklaşımla doğrudan bağlantılı olduğunu ifade eden Haksever, bu veto hakkının Ankara’nın elindeki önemli bir siyasi koz olduğunu söyledi. Haksever, Güney Kıbrıs’ın da üyelik konusunda ne kadar istekli olduğu ve Türkiye’ye hangi tavizleri verebileceğinin belirleyici olacağını vurguladı.

"TÜRKİYE HALİ HAZIRDA BİRÇOK AB ÜLKESİYLE GÜÇLÜ İLİŞKİLER YÜRÜTÜYOR"

Kıbrıs sorununun Türkiye’nin iç siyasetiyle de bağlantılı olduğunu belirten Haksever, Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğine yönelik isteğinin geçmişe kıyasla azaldığını ifade etti. Avrupa güvenlik mimarisi ve Gümrük Birliği bağlamında Güney Kıbrıs’ın etkisinin sınırlı olduğunu savunan Haksever, Türkiye’nin halihazırda birçok AB ülkesiyle güçlü ilişkiler yürüttüğünü ve bu ilişkilerin karşılıklı çıkar temelinde ilerlediğini kaydetti.

"GÜNEY KIBRIS, ULUSLARARASI TEMSİLİYET GÜCÜNÜ ELİNDE BULUNDURDUĞU SÜRECE STATÜKODAN SADECE KIBRISLI TÜRKLER OLUMSUZ ETKİLENİYOR"

Küresel gelişmeleri de değerlendiren Haksever, ABD öncülüğünde şekillenen kurallara dayalı liberal uluslararası düzenin yanında paralel yapıların oluştuğunu belirtti. Bu süreçte Rusya ve Çin gibi aktörlerin de sistem içinde yer aldığını ifade eden Haksever, mevcut belirsizlik ortamının büyük ölçüde ABD’nin çıkarları doğrultusunda şekillendiğini söyledi. Kıbrıs özelinde ise mevcut statükonun birçok aktör için avantaj sağladığını dile getiren Haksever, Güney Kıbrıs’ın uluslararası temsiliyet gücünü elinde bulundurduğunu, ABD’nin ise yeni bir Kıbrıs sorununu gündemine almak istemeyeceğini ifade etti.

Haksever, mevcut yapıdan Kıbrıslı Türkler dışında pek çok tarafın fayda sağladığını da sözlerine ekledi.

"ERHÜRMAN'I İKİ ŞAPKAYLA DEĞERLENDİRMELİYİZ"

Programda son olarak Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ı değerlendiren Haksever, Cumhurbaşkanlığı makamının iki yönlü ele alınması gerektiğini söyledi. Haksever, bunlardan birinin iç siyasete yönelik devlet başkanlığı görevi, diğerinin ise dış siyasette toplum liderliği rolü olduğunu belirtti. Erhürman’ın dış politikada olumlu bir ivme yakaladığını ifade eden Haksever, iç politikada ise daha temkinli ve yavaş ilerlediğini söyledi.

Haksever, Erhürman’ın kapsayıcı bir anlayış benimsemesinin karar alma süreçlerini yavaşlattığını savunarak, bunun ilk yansımalarından birinin Gençlik Teknik Komitesi sürecinde görüldüğünü ifade etti. Toplumun beklentilerinin yüksek olduğunu belirten Haksever, değişimin gecikmesi nedeniyle bazı kesimlerden eleştiriler geldiğini kaydetti.

"GENÇLİK TEKNİK KOMİTESİ'YLE İLGİLİ OLARAK CUMHURBAŞKANLIĞI İLE TEMAS KURDUK; ZAMAN ALABİLECEK OLSA DE DEĞİŞİM SÖZÜ ALDIK"

Liberal Demokrasi Hareketi olarak iki toplumlu temasın güçlendirilmesi ve değişimin gençler üzerinden başlaması gerektiğini savunduklarını ifade eden Haksever, Gençlik Teknik Komitesi’nde liyakate dayalı bir değişimi desteklediklerini söyledi. Cumhurbaşkanlığı ile iletişim içinde olduklarını belirten Haksever, değişimin zaman alabileceğini ancak verilen sözlerin yerine getirilmesi gerektiğini ifade etti. Eleştirilerin ise sürecin hızlanması açısından önemli bir rol oynadığını sözlerine ekledi.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.