Kılıç, İran-İsrail savaşını değerlendirdi: Kriz üniversitelerde ciddi nakit akışı baskısı yaratıyor
DAÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Kılıç, artan maliyetler ve öğrenci hareketliliğindeki daralmanın yükseköğretim kurumlarını zorladığını belirterek, üniversiteler için finansal dayanıklılık ve hızlı adaptasyonun hayati hale geldiğini vurguladı.
Doğu Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Kılıç, Ortadoğu’da tırmanan Amerika-İsrail-İran geriliminin artık yalnızca bölgesel bir çatışma olmadığını, küresel ekonomi ve özellikle enerji güvenliği açısından tarihsel bir kırılmaya dönüştüğünü belirtti.
"ENERJİ KRİZİNİN GÜNLÜK MALİYETİ 2 MİLYAR DOLAR'I AŞIYOR"
Kılıç, uluslararası değerlendirmelere atıf yaparak Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) analizlerine göre bu gerilimin küresel enerji arzı açısından dünyanın bugüne kadar karşı karşıya olduğu en büyük tehditlerden biri haline geldiğini ifade etti. “Bu durum sadece enerji piyasalarını değil, tüm ekonomik sistemi etkileyen bir zincir reaksiyon başlatmaktadır. Enerji krizinin maliyeti günlük 2 milyar doları aşıyor” dedi.
Kılıç’a göre dünya, COVID-19 sonrası yeni bir kırılma sürecine girmiş durumda. “2020’de biyolojik bir pandemi yaşadık. Bugün ise jeopolitik bir pandemi ile karşı karşıyayız. Kriz, enerji ve lojistik damarları üzerinden tüm dünyaya yayılıyor” diyen Kılıç, özellikle Hürmüz Boğazı’nın risk altına girmesinin kritik bir eşik olduğunu vurguladı. “Dünyadaki enerjinin yüzde 20’sini sağlayan Hürmüz Boğazı’nın kapanması, dünya ekonomisinin nefes borusunun tıkanması anlamına gelir. Bu sadece bir geçiş hattının kesilmesi değil, küresel sistemin adeta entübe edilmesidir” ifadelerini kullandı. Bu savaşın devam etmesi durumunda çok ciddi bir enflasyonist dalganın da beklendiğini vurguladı.
Son dönemde ortaya çıkan verilerin krizin boyutunu açıkça ortaya koyduğunu belirten Kılıç, LNG taşıma oranlarında yüzde 529, tanker navlunlarında yüzde 201, jet yakıtında yüzde 87, LNG fiyatlarında yüzde 106 ve petrol fiyatlarında yüzde 21 oranındaki artışların, küresel sistemin artık normal çalışmadığını ve yüksek stres altında ayakta kalmaya çalıştığını gösterdiğini söyledi.
Kılıç’a göre bu gelişmeler artık Ortadoğu ile sınırlı değil. “Basra Körfezi’nde yaşanan bir gerilim, bugün Kanada’dan Çin’e, Avrupa’dan Pasifik’e kadar tüm ekonomileri etkiliyor. Bu artık bölgesel değil, küresel ölçekte yayılan bir ekonomik şoktur.” Dünya bu bölgesel yangının tüm dünyayı sarmasını bekleyecek durumda değil ve bu durumu yerinde oturarak izlememelidir.
KILIÇ SAVAŞI YÜKSEKÖĞRENİM AÇISINDAN DA DEĞERLENDİRDİ: CİDDİ BİR NAKİT AKIŞI BASKISI YARATMAKTA
Bu sürecin yükseköğretim sistemi üzerindeki etkilerine de dikkat çeken Kılıç, üniversitelerin doğrudan ve çok boyutlu büyük bir baskıyla karşı karşıya olduğunu ifade etti. Gelen öğrencilerin ağırlıklı olarak savaşın hissedildiği bölgelerden, özellikle İran’dan geldiğini belirten Kılıç, artan enerji ve işletme maliyetlerinin özellikle kampüsü olan üniversiteleri ekonomik açıdan zorladığını söyledi.
Ulaşım maliyetlerindeki yükselişin uluslararası öğrenci hareketliliğini sınırladığını ve ekonomik belirsizliklerin öğrencilerin ödeme davranışlarını değiştirdiğini ifade eden Kılıç, “Gelir tahsilatında yavaşlama ve maliyetlerde eş zamanlı artış, üniversiteler için ciddi bir nakit akışı baskısı yaratmaktadır. Bu nedenle finansal dayanıklılık ve hızlı adaptasyon artık hayati önemdedir” dedi.
Üniversitelerin yaşayacağı sıkıntılara karşı kısa ve orta vadede etkileri azaltacak tedbirlerin alınması gerektiğini vurgulayan Kılıç, bunun için yükseköğrenim alanındaki tüm paydaşların ortak zeminde hareket etmesi gerektiğini ifade etti.
Kılıç’a göre bu kriz yalnızca risklerden ibaret değil, aynı zamanda önemli fırsatlar da barındırıyor. Batı ülkelerinde eğitim maliyetlerinin hızla artmasıyla birlikte daha erişilebilir ancak kaliteli eğitim sunan üniversitelerin öne çıkacağını belirten Kılıç, ülkedeki birçok yükseköğretim kurumunun yanında Doğu Akdeniz Üniversitesi gibi kurumların da bu süreçte stratejik avantaj elde edebileceğini ifade etti.
Ayrıca bölgesel olarak güvenli, mali açıdan uygun ve ulaşılabilir lokasyonların cazibesinin artacağını, hibrit ve dijital eğitim modellerinin hızla yaygınlaşacağını ve yurt dışı kampüsler ile uluslararası ortaklıkların yeni gelir modelleri haline geleceğini vurguladı. “Eğitim artık sadece fiziksel kampüslerle sınırlı değildir, küresel ölçekte yeniden tanımlanmaktadır” dedi.
"DÜNYA YA BU KRİZİ DİPLOMASİ YOLUYLA KONTROL ALTINA ALACAK YA DA MALİYET BASKISI ALTINDA CİDDİ BİR DARALMA YAŞAYACAK"
Sürecin iki farklı yöne evrilebileceğini belirten Kılıç, “Dünya uluslararası iş birliği ve diplomasi aşısı ile bu krizi kontrol altına alacak ya da ekonomiler bu yüksek maliyet baskısı altında ciddi bir daralma yaşayacaktır” değerlendirmesinde bulundu.
Sürecin belirsizlik içerdiğini ve pandemi döneminde olduğu gibi ülkeler açısından bir tür doğal seleksiyon etkisi yaratabileceğini ifade eden Kılıç, güçlü ve uyum sağlayabilen ekonomilerin ayakta kalacağını, kırılgan yapıların ise ciddi kayıplar yaşayabileceğini belirtti.
Kılıç, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bu artık sadece Ortadoğu’nun sorunu değildir. New York’tan Tokyo’ya, Londra’dan Cape Town’a kadar tüm dünya aynı ekonomik yoğun bakım odasındadır. Üniversiteler ise bu dönüşümün hem en çok etkilenen hem de en hızlı uyum sağlaması gereken kurumlarıdır. Enerji üzerinden başlayan bu kriz, ekonomiyi, ekonomi üzerinden de üniversiteler dahil tüm kurumları kaçınılmaz şekilde etkileyecek ve dönüştürecektir.”
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.