Rum hukukçu Çelebis: İngiliz üsleri konusunda geri dönüş yok, süreç sonuna kadar götürülmeli
Rum hukukçu Tumazos Çelebis, İngiliz üslerinin statüsünün hukuken sorgulanabileceğini belirterek, sürecin başlatılması halinde geri dönüş olmayacağını ve tüm sonuçları göze alarak ilerlenmesi gerektiğini söyledi.
- "Düğmeye bastıktan sonra artık geri dönüşü yok, sonuna kadar gitmeliyiz”
Rum hukukçu, uluslararası ilişkiler uzmanı ve eski Rum müzakere heyeti üyesi Tumazos Çelebis, "Rum yönetiminin İngiltere ile girmek istediği tartışmanın Kıbrıs’taki egemen askeri üslerinin statüsüyle değil, adadaki varlığıyla ilgili olduğunu" kaydetti. Çelebis, “düğmeye bastıktan sonra sonuna kadar gitmeliyiz” dedi.
Çelebis Haravgi’ye verdiği özel söyleşide, üslerin 1960 anlaşmaları temelindeki statüsüne değinerek, bu tür anlaşmaların çok tartışmalı olduğunu ve geçerliliklerinin, tıpkı Maurikius örneğinde olduğu gibi sorgulanabileceğini söyledi.
İngiliz üslerinin statüsünü düzenleyen Kuruluş Anlaşması’nın sorgulanması için hukuki olanaklar ve güçlü argümanlar olduğunu da söyleyen Çelebis, AKEL’in bunu, üslerin adaya konuşlandığı günden beri protesto eylemleri ve diğer farklı eylemlerle yaptığını söyledi. Çelebis, bunun devam etmesi gerektiğini, üslerin gitmesi için uluslararası hukukun öngördüğü süreçlerin ise başka konu olduğunu belirtti.
Tumazos Çelebis, Kıbrıs sorunundaki durağanlığın İngiliz üsleri konusunda ek zorluklar yarattığını belirterek “üslerin adadan çıkarılması sürecini başlatmamız halinde üslerin elindeki toprak ne olacak?” diye sordu. Çelebis, özetle şunları söyledi:
“Özellikle Dikelya’dan söz ediyorum. Toprağın Kıbrıs Cumhuriyeti’ne iade edileceğinden, 'Türklerin insafına' bırakılmayacağından emin olmalıyız. 2004’te Annan planına, haritalar ile özel bir protokol eklenmişti. Referandumlardan olumlu sonuç çıksaydı gerek Dikelya’da gerek Ağrotur’da üsler toprağının neredeyse yarısı federal hükümete iade edilecekti. Dikelya’da toprağın yüzde 90’ı Kıbrıs Rum yönetimine, yüzde 10’u Kıbrıs Türk yönetimine verilecekti.
Kıbrıs sorununun çözümsüz olmasından kaynaklı başka zorluklar da var. Örneğin Birleşik Krallık Mont Peleran III konferansından Garanti Anlaşması’nın modası geçmiş olduğunu ve çözümün ilk günü itibarıyla lağvedilmesi gerektiğini açıklamıştı. Üs toprağının yarısının iade edilmesi ile birlikte bu İngilizlerin pozisyonunun da korunmasını sağlamamız lazım. Kuruluş Anlaşmalarının kaldırılması sürecini başlatmadan önce hesap etmemiz ve göğüslememiz gereken başka zorluklar da var.
Hiçbir hukuki sürecin olumlu sonuçlanacağı garanti değildir ancak bizim durumumuzda, ciddi argüman ve Uluslararası Mahkeme’nin Maurikius ile ilgili bizim açımızdan olumlu bir görüşü var. Dikkatli ön hazırlık yapılması ve Kıbrıs sorununun çözülmemiş olması başta olmak üzere, ortaya çıkabilecek zorlukları unutmadan, uygun zaman seçilmeli. Çünkü düğmeye bastıktan sonra artık geri dönüşü yok, sonuna kadar gitmemiz gerekir.”
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.