5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar'dan çarpıcı çıkış: Başbakan kalmak isterdim
Tatar’dan çarpıcı çıkış: “Cumhurbaşkanlığı icraat makamı değil, keşke aday olmasaydım” diyen Ersin Tatar’ın sözleri yeniden aktif siyasete dönüş mesajı olarak yorumlandı.
-
“Başbakan Kalmak İsterdim”
-
Tatar’dan çarpıcı çıkış: “Cumhurbaşkanlığı icraat makamı değil, keşke aday olmasaydım” diyen Ersin Tatar’ın sözleri yeniden aktif siyasete dönüş mesajı olarak yorumlandı.
5’inci Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, içerik üreticisi Oya Kutsal ile gerçekleştirdiği söyleşide hem Cumhurbaşkanlığı makamının yetkilerine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu hem de siyasi geleceğine ilişkin yeni tartışmaları beraberinde getirecek mesajlar verdi.
Görev süreci boyunca en büyük hayal kırıklığının “yetkisizlik” olduğunu söyleyen Tatar, Cumhurbaşkanlığı makamının kamuoyunda düşünüldüğü gibi bir “icraat makamı” olmadığını ifade etti.
“Etrafta danışmanlar var, çalışanlar var ama hükümet değilsin, icraatta yoksun. Halk beklenti içinde ama öyle bir yetkin yok” diyen Tatar, “Cumhurbaşkanlığı icraat makamı değil. Bizde cumhurbaşkanlığı sistemi yok” ifadelerini kullandı.
"KEŞKE ADAY OLMASAYDIM"
Röportajın en dikkat çeken bölümlerinden biri ise Tatar’ın kendi siyasi yolculuğuna ilişkin yaptığı özeleştiriler oldu.
Cumhurbaşkanı adayı olmadan önce farklı değerlendirmeler yapıldığını anlatan Tatar, süreç sonunda aday olduğunu ancak bugün geriye dönüp baktığında farklı düşündüğünü söyledi.
“Şimdi düşündüğümde keşke aday olmasaydım. Ben başbakan kalmak isterdim” sözleri röportajın en dikkat çeken çıkışlarından biri oldu.
Tatar’ın bu ifadeleri, siyasi kulislerde yalnızca bir “pişmanlık açıklaması” değil, aynı zamanda yeniden aktif siyasete dönüş mesajı olarak yorumlandı.
"KEŞKE ŞİMDİ ADAY OLSAYDIM DA BU SEÇİMİ KAZANSAYDIM"
Tatar’ın “Keşke şimdi aday olsaydım da bu seçimi kazansaydım. Yaşım tamam, sağlığım yerinde, tecrübem de var” ifadeleri ise dikkatleri doğrudan geleceğe çevirdi.
Röportaj boyunca özellikle başbakanlık dönemi ve parti yönetimine yaptığı vurgular, UBP içerisinde yeniden etkin rol alma arayışı şeklinde değerlendirildi.

"EN ZORU UBP'DE GENEL BAŞKANLIK"
Ulusal Birlik Partisi içerisindeki siyasi rekabete de değinen Tatar, siyasi hayatındaki en büyük başarının parti genel başkanlığı olduğunu söyledi.
“Başbakan olmak daha kolaydır. Bakan olmak daha kolaydır. En zoru partide genel başkanlıktır” diyen Tatar, UBP’deki liderlik yarışlarının ağırlığına dikkat çekti.
Bu sözler, Tatar’ın parti siyasetiyle bağını koparmadığı yönündeki yorumları da beraberinde getirdi.
"Tufan Erhürman DA AYNI SIKINTILARI YAŞACAYAK"
Tatar söyleşide Tufan Erhürman hakkında da değerlendirmelerde bulundu.
Kıbrıs müzakere sürecinin artık eski zeminde ilerlemeyeceğini savunan Tatar, “müzakere masasının kolay kolay kurulamayacağını” ifade ederek, Erhürman’ın da benzer sorunlarla karşılaşacağını ileri sürdü.
"ÇÖZÜM OLMAZSA KİMLİĞİMİZ EROZYONA UĞRAYABİLİR"
Röportajın dikkat çeken bir diğer bölümünde ise Tatar, çözüm olmaması halinde Kıbrıs Türk kimliğinin zaman içerisinde aşınabileceği uyarısında bulundu.
“Karşı taraf seni eşit görmediği için biz bu yola girdik” diyen Tatar, mevcut siyasi çizginin devam edeceği mesajını verdi.
Röportaj siyasette yeni bir dönemin işareti mi?
Oya Kutsal’a verdiği röportajda Ersin Tatar’ın kullandığı ifadeler, yalnızca görev sürecine ilişkin değerlendirmeler değil; aynı zamanda yeniden aktif siyasete dönüş, UBP içerisindeki olası yeni dengeler ve başbakanlık özlemi üzerinden de okunmaya başlandı.
Özellikle:
-
“Başbakan kalmak isterdim”
-
“Keşke aday olmasaydım”
-
“Keşke şimdi aday olsaydım”
şeklindeki ifadeler, Tatar’ın siyasette yeni bir rol arayışında olduğu yönündeki yorumları güçlendirdi.
Röportajın tamamını Oya Kutsal’ın sosyal medya hesabından izleyebilirsiniz: https://www.facebook.com/profile.php?id=61556590013339
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Fevzi Durmuş13/05/26 04:24
Sayın Cumhurbaşkanım, Zat-ı Devletlerinizin Oya hanımla röportajınızda sergilediğiniz o dürüst ve içten tavır, bizler için çok kıymetli olmuştur. “Cumhurbaşkanlığı icraat makamı değil” derken aslında bürokrasinin elinizi kolunuzu nasıl bağladığını, sizin ise yerinizde duramayan, her an sahada aktif olmak isteyen yapınızı çok iyi anlatıyor. Sizin gibi dinamik bir liderin “Keşke Başbakan kalsaydım” demesi, koltuk derdinde değil, hizmetin tam merkezinde olma isteğinizin en net kanıtı niteliğinde. Halkın beklentisi yüksekken yetkisiz kalmanın verdiği o huzursuzluğu paylaşıyor; “Tecrübem var, sağlığım yerinde” diyerek verdiğiniz o güçlü mesajı çok net alıyoruz. Bu yolda yalnız da değilsiniz. Değerli eşiniz Sayın Sibel Tatar Hanımefendi’nin de daha önce belirttiği gibi “Siyaseten elimi taşın altına koyarım” duruşu, bizler için çok kıymetli bir vizyondur. Merhıö Cumhurbaşkanımoz Sayın Turgut Özal ve Anavatan partidinde görev almış değerli eşi ve Ecevit çifti , Türk siyasi tarihinin güzide örnekleri arasında hafızalarımızdaki yerini muhafaza ediyor.Sizin tecrübeniz ile Hanımefendi’nin bu kararlı ve yapıcı katkısının UBP çatısı altında birleşmesi, partinize ve ülkemize çok büyük bir güç katacaktır. Siz, bu açık sözlülüğünüzle siyasetin sadece protokol olmadığını, asıl meselenin güçlü bir liderlik ve icraat olduğunu herkese hatırlattınız. Biz sizin o bitmeyen enerjinize ve bu güçlü aile birliğinin siyasetimize katacağı vizyona sonuna kadar inanıyoruz. Sizin ve bu kararlı duruşunuzun arkasındayız. Zatı Devletlerinize ve saygı değer hanımefenfiye hürmetlerimi arz ederim. Fevzi Durmuş KKTC Türkiye Beyazay Derneği Başkanı.