KSP’den ortak mücadele çağrısı: Basın susturulmak isteniyor
Kıbrıs Sosyalist Partisi (KSP), Ceza Muhakemeleri Usulü (Değişiklik) Yasası’na sert tepki göstererek, düzenlemenin basın özgürlüğünü, halkın haber alma hakkını ve kamusal denetimi hedef aldığını savundu. KSP, özellikle tartışmalı 23B maddesinin geri çekilmesini isterken, basın örgütleri, sendikalar ve siyasi partilere “birleşik mücadele hattı” çağrısı yaptı.
Kıbrıs Sosyalist Partisi (KSP), Ceza Muhakemeleri Usulü (Değişiklik) Yasası’na ilişkin yaptığı açıklamada, düzenlemenin yalnızca teknik bir hukuk değişikliği olmadığını, halkın haber alma hakkını ve basın özgürlüğünü sınırlandırmayı hedefleyen siyasal bir müdahale niteliği taşıdığını savundu.
KSP, özellikle yasanın 23B maddesinin; henüz mahkûm olmamış kişilerin isim ve fotoğraflarının yayımlanmasına yönelik cezai yaptırımlar üzerinden araştırmacı gazeteciliği, yolsuzluk haberlerini ve kamu yararına yapılan yayınları baskı altına alma potansiyeli taşıdığını ileri sürdü.
Açıklamada, basın mensupları, internet medyası ve sosyal medya kullanıcılarına yönelik hapis ve ağır para cezalarının demokratik toplum ilkeleriyle bağdaşmadığı ifade edilirken, kamusal figürlerle sıradan yurttaşlar arasında hukuki ayrım yapılmamasının “baskıcı yaklaşımı daha görünür hale getirdiği” belirtildi.
“KAMUSAL FİGÜRLER TOPLUMSAL DENETİME AÇIK OLMALI”
KSP açıklamasında, uluslararası hukuk normları ve demokratik toplum uygulamalarında kamu gücü kullanan kişilerin daha geniş ölçüde toplumsal denetime açık olması gerektiği vurgulandı.
Yasanın ise kamuoyunun gerçekleri öğrenmesini zorlaştıran bir yönelim taşıdığı savunularak, bunun basın özgürlüğü açısından ciddi riskler barındırdığı kaydedildi.
“SORUN SADECE BİR YASA MADDESİ DEĞİL”
Açıklamanın “Hukukun Sınıfsal Karakteri ve Devletin Niteliği” başlıklı bölümünde ise hukuk sisteminin tarafsız olmadığı savunuldu.
KSP, Kuzey Kıbrıs’taki siyasal yapının Ankara’nın siyasal yönlendirmeleri doğrultusunda şekillendiğini ileri sürerek, demokratik hakların sürekli aşındırıldığını iddia etti.
Parti açıklamasında, sorunun yalnızca bir yasa maddesi olmadığı; basını, toplumsal muhalefeti ve kamusal denetimi zayıflatmaya yönelik genel bir siyasal yönelim olduğu görüşü paylaşıldı.
ORTAK MÜCADELE ÇAĞRISI
KSP, Basın-Sen, Kıbrıslı Türk Gazeteciler Birliği ve Basın Emekçileri Sendikası ile çeşitli demokratik kitle örgütlerinin yürüttüğü mücadeleyi değerli olarak nitelendirirken, yasanın Meclis’ten geçmiş olmasının daha güçlü ve birleşik bir muhalefet hattına ihtiyaç olduğunu gösterdiğini savundu.
Açıklamada, basın örgütleri, sendikalar, siyasi partiler ve sivil toplum örgütlerine ortak mücadele çağrısı yapılarak, “en geniş ve militan muhalefetin örgütlenmesi gerektiği” ifade edildi.
KSP’NİN TALEPLERİ
KSP, açıklamasında şu talepleri sıraladı:
1-Ceza Muhakemeleri Usulü (Değişiklik) Yasası’nın 23B maddesinin geri çekilmesi,
2-Kamusal figürlerle sıradan yurttaşlar arasındaki hukuki ayrımın açık biçimde tanımlanması,
3-Basın özgürlüğünü sınırlayan tüm düzenlemelerin geri çekilmesi,
4-Baro Yönetimi’nin düzenlemenin hazırlanış sürecine ilişkin görüşmeleri kamuoyuna açıklaması,
5-Basın örgütleri, sendikalar ve siyasi partiler arasında ortak mücadele cephesi oluşturulması.
KSP açıklamasının sonunda ise “Basın özgürlüğü yalnızca gazetecilerin sorunu değildir. Halkın gerçekleri öğrenme hakkı demokratik toplumun en temel koşullarından biridir” ifadelerine yer verildi.
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.