İÇ HABERLER
okuma süresi: 7 dak.

Hastanedeki bir ölüm vakasında doktor ve hastane ihmali mahkemede kanıtlandı

Hastanedeki bir ölüm vakasında doktor ve hastane ihmali mahkemede kanıtlandı

Lefkoşa Devlet Hastanesi'ndeki bir ölüm vakasında, doktor ve hastane ihmaline rastlanarak Sağlık Bakanlığı mahkeme tarafından tazminat ödemeye mahkum edildi.

Yayın Tarihi: 19/08/11 08:39
okuma süresi: 7 dak.
Hastanedeki bir ölüm vakasında doktor ve hastane ihmali mahkemede kanıtlandı
A- A A+

Kıbrıs Postası - Şermin Sarro

Lefkoşa Devlet Hastanesi'ndeki bir ölüm vakasında, doktor ve hastane ihmaline rastlanarak Sağlık Bakanlığı mahkeme tarafından tazminat ödemeye mahkum edildi.

Sağlık Bakanlığı aleyhine açılan dava sonucunda, Lefkoşa Kaza Mahkemesi Sağlık Bakanlığı'na tazminat cezası verirken, Lefkoşa Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi ile Onkoloji ve Hematoloji Servisi'nde görevli Dr. Dilek Yazman kusurlu bulundu.

Mahkeme, ölümle sonuçlanan vakada hastanın kurtulma şansının bulunduğunu göz önüne alarak, ölümünde doktor ve hastanenin ihmal ve kusur göstererek ölüme sebebiyet verdiği gerekçesiyle Sağlık Bakanlığı'nı tazminat ödemeye mahkum etti.

5 YIL SÜREN DAVA GEÇEN AY SONUÇLANDI

2005 yılında Lefkoşa Devlet Hastanesi'ne yatırılan ve 16'ıncı günü hayatını kaybeden kan kanseri hastası 22 yaşındaki Hüseyin Oraç Gürkan'ın ailesi tarafından açılan dava 5 yıl sürmesinin ardından Temmuz ayında sonuçlandı.

Hastanede hayatını kaybeden Gürkan'ın annesi Gönül Gürkan'ın Sağlık Bakanlığı aleyhine davacı olduğu dava sonucunda, Onkoloji ve Hematoloji Servisi'nde görevli Dr. Dilek Yazman'ın tedavide kusur ve ihmaline rastlandığı belirtildi.

HASTANIN YÜZDE 80 KURTULMA ŞANSI VARDI

18 Ağustos 2005 tarihinde Lefkoşa Devlet Hastanesi'ne yatırılan Hüseyin Oraç Gürkan'a kan kanseri teşhisi konularak, 25 Ağustos tarihinde kemoterapiye başlandı.

Doktoru tarafından yüzde 80 yaşama şansı olduğu söylenen Gürkan'ın hastanedeki tedavisi devam ederken, 2 Eylül gecesi şiddetli baş ve karın ağrısı başladı.

Hastanın durumunun kötüleşmesi üzerine hastane çalışanları tarafından 3 kez hastaneye çağrılmasına karşın Dr. Dilek Yazman hastaneye gitmedi. Gürkan, 3 Eylül sabahı saat 7.30 sıralarında hayatını kaybetti.

ANNESİ, OĞLUNUN ÖLÜMÜNÜN SORGULANMASINI İSTEDİ

Gürkan'ın annesi Gönül Gürkan, oğlunun ölümünde hastane ve doktorun ihmal ve hatası olduğunu savunarak, Avukat Boysan Boyra ve Avukat Nursel Karabetça aracılığıyla 2006 yılında Lefkoşa Kaza Mahkemesi'nde dava açtı.

5 yıl süren dava sonucunda, Sağlık Bakanlığı 71 bin TL tazminat cezası ödemeye mahkum edildi.

Lefkoşa Kaza Mahkemesi Kıdemli Yargıcı Bertan Özerdağ tarafından okunan dava kararında, Lefkoşa Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi ile Onkoloji ve Hematoloji Servisi'nde hematolog Dr. Dilek Yazman'ın birden fazla bulguda kusur ve ihmaline rastlandığı belirtildi.

DOKTOR 10 SAAT BOYUNCA HASTANEYE GİTMEDİ

Hastanın durumunun kötüleşmesi üzerine hastane çalışanları tarafından 3 kez hastaneye çağrılmasına karşın Dr. Dilek Yazman'ın 10 saat boyunca hastaneye gitmemesi, mahkemenin kararını verirken göz önünde bulundurduğu başlıca bulgular arasında yerini aldı.

TEŞHİS VE TEDAVİDE EKSİKLİK

Kararda, doktorun teşhis ve tedavide eksiklikleri olduğu da kaydedildi. İlaç eksikliğinden kaynaklanan nedenlerle tedaviye geç başlandığı ve ihmal gösterildiği belirtildi.

Kararda, "Hastanın yanında ve her an doktor kontrolünde olacağı bir hizmet ve tedavi almadığı, almış olsaydı kurtulma şansının bulunduğu sebeple ölümünde ihmal ve kusur gösterildi" ifadeleri de yer aldı.

OTOPSİ YAPILMADI

Hastanede tutulan raporların ve hastane dosyalarının eksikliğinden de söz edilen kararda, Gürkan'ın hayatını kaybetmesinin ardından, ölüm sebebinin kesin ve bilimsel olarak ispat edilmesi için otopsi yapılmaması da hastanenin kusurlu bulunmasına neden olan bir başka bulgu oldu.

Doktorun, tedavi süresince hastanedeki kendi alanlarında uzman doktorlara danışmaması da kusurlu bulunmasında göz önünde bulundurulan bulgular arasında.

KKTC'DE TEK HEMATOLOG YETERSİZ

Dava duruşmasını yürüten Avukat Nursel Karabetça Kıbrıs Postası'na verdiği bilgide, 5 yıl süren dava duruşmalarında mahkeme tarafından Dr. Dilek Yazman da dahil olmak üzere 9 tanığın dinlendiğini belirtti.

Karabetça, Yazman'ın mahkemeye verdiği şahadette, Onkoloji ve Hematoloji Servisi'nin yetersiz olduğu ve serviste 24 saat nöbetçi doktor bulunması gerektiğine dikkat çektiğini kaydetti.

Dr. Yazman, söz konusu olaydan önce defalarca Sağlık Bakanlığı'na dilekçe göndererek, Onkoloji bölümünde 24 saat nöbetçi doktor bulunması gerekliliğini belirttiğini mahkemenin bilgisine getirdi.

DOKTOR MAHKEMEYE TUTARSIZ BİLGİLER VERDİ

Öte yandan Avukat Karabetça, Dr. Yazman'ın savunması sırasında mahkemeye tutarsız bilgiler verdiğini de ileri sürdü.

Karabetça, tanıkların verdikleri şahadetler neticesinde Yazman'ın mahkeme tarafından 'yetersiz ve kusurlu' bulunduğunu söyledi.

SAĞLIK BAKANLIĞI ALEYHİNE AÇILAN ENDER DAVALARDAN BİRİ

Avukat Boysan Boyra da dava ile ilgili Kıbrıs Postası'na verdiği bilgide, bugüne kadar mahkemede sonuçlanan çok az sağlık davası olduğunu belirtti.

Boyra, bunun nedenini doktor ve hastane hatalarının ispatlanamayan zor davalar olmasına ve bu tip davaların kanıtlanabilmesi için gerekli olan tanıkların zor bulunabilmesine bağladı.

Birçok doktorun diğer doktorların aleyhine tanıklık yapmaktan kaçındığını söyleyen Boyra, bu nedenle bu tür davalara ender rastlandığını kaydetti.

DOKTORUN KUSURLU BULUNDUĞU İLK DAVA

Boyra, "bu tür davalarda sonuçlanamama ihtimalinin yüksek olduğunu bilmemize rağmen ofisimiz cesaretle davayı açmıştır. Bu kazandığımız ikinci sağlık davamız oldu" diye konuştu.

Sağlık Bakanlığı aleyhine açılan pek az dava içerisinde doktorun kusurlu bulunduğu ilk dava olduğunu belirten Av. Boyra, şöyle konuştu:

"Bu davanın kazanılması bizde büyük bir ümit yaratmıştır. Bir zamanlar doktorlara veya sağlık sistemine karşı dava açmak ve kazanmak hayaldi, şimdi ise gerçek oldu."

Boysan Boyra Nursel Karabetça
#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.