İÇ HABERLER
okuma süresi: 10 dak.

Ahsen Nur Kilitçioğlu’nun toksikoloji raporu temiz çıktı: Dosya neden hala Başsavcılığa gönderilmedi?

Ahsen Nur Kilitçioğlu’nun toksikoloji raporu temiz çıktı: Dosya neden hala Başsavcılığa gönderilmedi?

Ahsen Nur Kilitçioğlu’nun toksikoloji raporu temiz çıktı. Kilitçioğlu'nun ölümüne ilişkin Adli Ölüm Tahkikatı dosyasının yaklaşık bir yıl geçmesine rağmen Başsavcılığa gönderilmemesi tepki çekti. Avukat Ayşe Sandallı, soruşturmanın gecikmeden ilerletilmesi gerektiğini belirterek, dosyada halen kritik eksiklikler bulunduğunu belirtti.

Yayın Tarihi: 01/06/26 11:47
okuma süresi: 10 dak.
Ahsen Nur Kilitçioğlu’nun toksikoloji raporu temiz çıktı: Dosya neden hala Başsavcılığa gönderilmedi?

Kamuoyuna mal olan ve üzerinden yaklaşık bir yıl geçmesine rağmen tartışılmaya devam eden Ahsen Nur Kilitçioğlu’nun ölümü, soruşturma sürecindeki belirsizlikler nedeniyle gündemdeki yerini koruyor. Ailenin ve hukuk çevrelerinin dosyanın ilerletilmesine yönelik çağrıları sürerken, gözler adli sürecin hangi aşamada olduğuna çevrilmiş durumda.

Avukat Ayşe Sandallı, Ahsen Nur Kilitçioğlu’nun ölümünün birinci yıl dönümünün ardından yaptığı açıklamada, soruşturma dosyasındaki gecikmeye dikkat çekti.

Sandallı, sürecin daha fazla gecikmeden Başsavcılığa sevk edilmesi gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Aradan geçen yaklaşık bir yıllık süreye rağmen Adli Ölüm Tahkikatı dosyasının halen Başsavcılığa gönderilmemiş olması kabul edilebilir değildir. Türkiye’den beklenen toksikoloji raporu aylar önce gelmiş olmasına rağmen sürecin ilerlememesi, soruşturmanın etkinliği ve şeffaflığı konusunda ciddi kaygılar yaratmaktadır.”

Sandallı, bayram döneminde Ahsen Kilitçioğlu’nun kız kardeşi Dolunay Yıldırım ve Toplumsal Mücadele Platformu’ndan Ece Balcı ile bir araya gelerek hukuki sürece ilişkin bilgi verdiklerini de aktardı.

 “Ahsen’in cep telefonu, aracının kontak anahtarı ve elektronik sigarası nerede?” diye soran Sandallı, dosyada hâlâ açıklığa kavuşturulmamış kritik unsurlar bulunduğunu söyledi.

Sandallı, Ahsen’e ait cep telefonunun, araç kontak anahtarının ve elektronik sigarasının olaydan sonra bulunamadığını, bazı tanık ifadelerinin ise aylar sonra alınmaya başlandığını belirtti.

Ayrıca Ahsen Nur Kilitçioğlu’nun şüpheli ölümü öncesinde eski sevgilisi olduğu ileri sürülen kişi hakkında geçmişte darp şikâyetinde bulunduğuna ilişkin iddiaların kamuoyuna yansıdığı hatırlatıldı.

Aile bireyleri ve bazı arkadaşlarının iddialarına göre Ahsen’in, hayattayken bir görüşüp bir ayrıldığı kişiyle Silver Beach’te buluştuğu, daha önce ise aynı kişi tarafından Mağusa’daki Çanakkale Göleti civarında, üzerinde yalnızca geceliği varken, arabasının anahtarı ve telefonuna el konularak gece yarısı tek başına bırakıldığı öne sürüldü.

 “Devletin etkin, bağımsız, hızlı ve şeffaf soruşturma yükümlülüğü var” diyen Sandallı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin yaşam hakkını düzenleyen 2’nci maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarına dikkat çekti.

Sandallı, devletin şüpheli ölümlerde etkin, bağımsız, hızlı ve şeffaf soruşturma yürütme yükümlülüğü bulunduğunu ifade etti.

Sandallı, yalnızca Ahsen Nur Kilitçioğlu değil, kamuoyuna yansıyan diğer şüpheli kadın ölümlerine ilişkin dosyaların da ilerletilmesi gerektiğini vurguladı.

Sandallı, “Ahsen Nur Kilitçioğlu’nun yanı sıra, yine Silver Beach bölgesinde 14 Temmuz 2024’te ‘Künt Kafa Travması, Beyin Kanaması, Suda Boğulma, Asfiksi’ bulgularıyla ölü bulunan Güldeniz Özel, Mağusa’da yaşamını yitiren Buğra Nil Kaptan ve milliyetinden bağımsız olarak kamuoyunda tartışma yaratan diğer şüpheli kadın ölümlerine ilişkin Adli Ölüm Tahkikatı dosyalarının da bir an önce ilerletilmesi gerekmektedir. Toplum vicdanını yaralayan bu dosyalarda gecikme yaşanması kabul edilemez” dedi.

Açıklamada, Ahsen Nur Kilitçioğlu’nun ölümünün birinci yıl dönümünde kadınlara, kadın örgütlerine, insan hakları savunucularına ve kamuoyuna dayanışma çağrısı yapıldı.

Kadınların şüpheli ölümlerinin karanlıkta kalmaması, etkin soruşturma yürütülmesi ve adaletin sağlanması için toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı.

Ayrıca tüm soru işaretleri giderilene ve adalet sağlanana kadar hukuki mücadelenin sürdürüleceği ifade edildi.

Ne olmuştu?

26 yaşındaki Ahsen Nur Kilitçioğlu, 30 Mayıs 2025 tarihinde Gazimağusa’da Silver Beach’in yaklaşık bir kilometre kuzeyinde, sığ denizdeki kayalıklar arasında sabahın erken saatlerinde ölü bulunmuştu.

Polis, Kilitçioğlu’nun ölüm sebebinin “beyin kanaması ve suda boğulma” olduğunu açıklamıştı. Kamuoyunda ise olayın aydınlatılmasına yönelik çağrılar yapılmıştı.

SANDALLI'NIN TAM AÇIKLAMASI ŞÖYLE

“26 yaşındaki Ahsen Nur Kilitçioğlu’nun 30 Mayıs 2025 tarihinde Mağusa Silver Beach’te şüpheli şekilde hayatını kaybetmesinin üzerinden yaklaşık bir yıl geçti.

Kilitçioğlu, Silver Beach’in yaklaşık bir kilometre kuzeyinde, sığ denizdeki kayalıklar arasında, sabahın erken saatlerinde üzerinde yalnızca iç çamaşırları varken yüzüstü halde ölü bulunmuştu.

Otopsi sonucunda Ahsen’in ölümünün “beyin kanaması ve suda boğulma” sonucu meydana geldiği açıklanmıştı.

Raporda, vücudunda ölüm sonrası taş ve kayalara çarpmayla oluşabileceği değerlendirilen sıyrıklı plaklar bulunduğu; diz kapaklarında ise hem hayattayken düşme ya da sert cisimlere veya taşlara çarpma sonucu oluşabilecek, hem de ölüm sonrası meydana gelmiş olabilecek sıyrıklar tespit edildiği belirtilmişti.

Ayrıca beyin yüzeyinde az miktarda kanama görüldüğü kaydedilmişti. Raporda, akciğerlerde, soluk borusunda ve özellikle burun çevresinde canlı suda boğulmayı gösteren köpüklerin bulunduğu da belirtilmişti. Ahsen’in bulunduğu deniz kıyısında ve su içerisinde kaygan kaya plakalarının olduğu da tespit edilmişti.

TOKSİKOLOJİ RAPORU TEMİZ ÇIKTI

Türkiye’den beklenen adli toksikoloji raporu tahminen Ekim 2025’te KKTC makamlarına ulaştı. Raporda Ahsen Nur Kilitçioğlu’nun bedeninde uyuşturucu, alkol veya ilaç kullanımına ilişkin herhangi bir bulguya rastlanmadı.

Buna rağmen Ahsen Nur Kilitçioğlu’na ilişkin Adli Ölüm Tahkikatı dosyası hâlâ Başsavcılığa gönderilmedi.

Ailenin avukatlarından Ayşe Sandallı, Ahsen’in ölümünün birinci yıl dönümünün hemen ardından yaptığı açıklamada, soruşturma dosyasının daha fazla gecikmeye mahal verilmeden Başsavcılığa sevk edilmesi gerektiğini vurguladı. Sandallı, bayramda Ahsen Kilitçioğlu’nun kız kardeşi Dolunay Yıldırım ve Toplumsal Mücadele Platformu’ndan Ece Balcı ile bir araya gelerek bundan sonraki hukuki sürece ilişkin bilgi verdi.

Sandallı, 'Aradan geçen yaklaşık bir yıllık süreye rağmen Adli Ölüm Tahkikatı dosyasının halen Başsavcılığa gönderilmemiş olması kabul edilebilir değildir. Türkiye’den beklenen toksikoloji raporu aylar önce gelmiş olmasına rağmen sürecin ilerlememesi, soruşturmanın etkinliği ve şeffaflığı konusunda ciddi kaygılar yaratmaktadır' dedi.

Açıklamada ayrıca, Ahsen Nur Kilitçioğlu’nun şüpheli ölümü öncesinde eski sevgilisi olduğu ileri sürülen kişi hakkında geçmişte darp şikâyetinde bulunduğuna ilişkin iddiaların kamuoyuna yansıdığı hatırlatıldı.

Dosyada hâlen açıklığa kavuşturulmamış birçok kritik unsur bulunduğu vurgulandı.

Ahsen’e ait cep telefonunun, araç kontak anahtarının ve elektronik sigarasının olaydan sonra bulunamadığı; bazı tanık ifadelerinin ise aylar sonra alınmaya başlandığı belirtildi.

Aile bireyleri ve bazı arkadaşlarının iddialarına göre Ahsen, hayattayken bir görüşüp bir ayrıldığı kişiyle Silver Beach’te buluşuyordu. Ailesi, Ahsen’in bir keresinde aynı kişi tarafından Mağusa’daki Çanakkale Göleti civarında, üzerinde yalnızca geceliği varken, arabasının anahtarı ve telefonuna el konularak gece yarısı tek başına bırakıldığını öne sürüyor.

Açıklamada, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin yaşam hakkını düzenleyen 2. maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarına da dikkat çekildi. Devletin şüpheli ölümlerde etkin, bağımsız, hızlı ve şeffaf soruşturma yürütme yükümlülüğü bulunduğu ifade edildi.

Sandallı, Ahsen Nur Kilitçioğlu’nun yanı sıra son yıllarda kamuoyuna yansıyan diğer şüpheli kadın ölümlerine ilişkin dosyaların da ilerletilmesi gerektiğini belirtti.

Ayşe Sandallı, ‘Ahsen Nur Kilitçioğlu’nun yanı sıra, yine Silver Beach bölgesinde 14 Temmuz 2024’te ‘Künt Kafa Travması, Beyin Kanaması, Suda Boğulma, Asfiksi’ bulgularıyla ölü bulunan Güldeniz Özel, Mağusa’da yaşamını yitiren Buğra Nil Kaptan ve milliyetinden bağımsız olarak kamuoyunda tartışma yaratan diğer şüpheli kadın ölümlerine ilişkin Adli Ölüm Tahkikatı dosyalarının da bir an önce ilerletilmesi gerekmektedir. Toplum vicdanını yaralayan bu dosyalarda gecikme yaşanması kabul edilemez’ dedi.

Açıklamada, Ahsen Nur Kilitçioğlu’nun ölümünün birinci yıl dönümüne birkaç gün kala tüm kadınlara, kadın örgütlerine, insan hakları savunucularına ve kamuoyuna dayanışma çağrısı yapıldı.

Kadınların şüpheli ölümlerinin karanlıkta kalmaması, etkin soruşturma yürütülmesi ve adaletin sağlanması için toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı.

Açıklamada ayrıca, tüm soru işaretleri giderilene ve adalet sağlanana kadar hukuki mücadelenin sürdürüleceği belirtildi."

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.