İÇ HABERLER
okuma süresi: 5 dak.

Şahap Aşıkoğlu: Yeni statüko ya masada kurulacak ya sahada zorlanacak

Şahap Aşıkoğlu: Yeni statüko ya masada kurulacak ya sahada zorlanacak

Eski müsteşar Şahap Aşıkoğlu, Kıbrıs Postası’na yaptığı özel değerlendirmede Doğu Akdeniz’de değişen dengelerin Kıbrıs sorununu yeni bir evreye taşıdığını ifade ederek yeni statükonun ya masada ya da sahada zorlanacağını, Kıbrıs Türklerini yok sayan mimarinin sürdürülemeyeceğini söyledi.

Yayın Tarihi: 26/06/26 21:20
okuma süresi: 5 dak.
Şahap Aşıkoğlu: Yeni statüko ya masada kurulacak ya sahada zorlanacak

Eski Müsteşar Şahap Aşıkoğlu, Kıbrıs Postası’na yaptığı özel değerlendirmede, önümüzdeki dönemde başlayabilecek yeni Kıbrıs müzakerelerinin geçmiş süreçlerden farklı bir zeminde şekilleneceğini ifade ederek, Doğu Akdeniz’de enerji, güvenlik ve jeopolitik dengelerin değiştiğini savundu.

Aşıkoğlu, ortaya çıkan yeni bölgesel denklem içerisinde Kıbrıs’ın artık yalnızca iki toplum arasındaki bir mesele olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek şu değerlendirmelerde bulundu:

“2026’daki Kıbrıs pazarlıkları 2017 Crans-Montana’nın basit devamı değildir. Cumhurbaşkanı Sayın Tufan Erhürman’ın yürüteceği görüşmelerde bütün ülkelerin olduğu masa çok katmanlı olacak.”

Aşıkoğlu, bu nedenle mevcut durumun sürdürülemeyeceğini savunarak değerlendirmesine şöyle devam etti:

“Tam da bunun için artık şimdiki statüko değişmek zorundadır. Bu yeni mimarinin arkasındaki stratejik akıl şunu dayatıyor: gaz çıkarılmalı, yeni ticari yol işler hale getirilmeli, İsrail Doğu Akdeniz’de güvenlik ve lojistik merkezlerden biri olarak güçlendirilmelidir. Şimdiki statüko bunlara cevap vermiyor.”

“ÖNÜMÜZDE ÜÇ YOL VAR”

Yeni görüşmelerin nasıl ilerleyebileceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Aşıkoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Yeni görüşmeler nasıl ilerler; Yapılacak görüşmelerde maalesef artık önümüzde üç yol var. Bu üç olasılıktan biri olmak zorunda ve ne olacaksa artık hiçbir şey bugünkü gibi kalmayacak.”

BİRİNCİ YOL: BÜYÜK UZLAŞMA

Aşıkoğlu, ilk senaryoyu şu sözlerle anlattı:

“Birinci yol büyük uzlaşmadır.”

“Bu yol zor ama en rasyonel yoldur. Türkiye, Kıbrıs Türkleri, Rum tarafı, Yunanistan, ABD, AB ve İsrail aynı anda şu gerçeği kabul eder: Kıbrıs Türklerini yok sayan enerji ve güvenlik mimarisi sürdürülemez; Türkiye’yi dışlayan koridor kırılgandır, Rum tarafının güvenlik kaygıları da görmezden gelinemez. Bunun ışığında herkesi tam tatmin etmese de yeni bir statükoya geçiş olur gaz çıkar. Doğu Akdeniz’in nimetlerinden şanslı ülkeler faydalanır.”

“Bu yol barış ve çözüm üretir.”

İKİNCİ YOL: ŞİMDİKİ STATÜKO

Aşıkoğlu ikinci olasılığı ise şöyle değerlendirdi:

“İkinci yol şimdiki statükodur.”

“Taraflar görüşür. BM toplantılar yapar. Geçiş kapıları, mayın temizliği, teknik komiteler ve güven artırıcı önlemler konuşulur. Ama ana meseleler çözülmez. Rum tarafı dış dünyada güçlenmeye devam eder.”

“Bu yol bir süre yönetilebilir. Ama sonsuza kadar değil. Üçüncü yol ile kesişir.”

ÜÇÜNCÜ YOL: SERT GERİLİM

Aşıkoğlu üçüncü ihtimali şu sözlerle anlattı:

“Üçüncü yol sert gerilimdir.”

“Eğer Rum tarafı ABD ve İsrail destekli enerji-güvenlik mimarisini Kıbrıs Türklerini tamamen dışlayarak ilerletirse, Türkiye bunu stratejik kuşatma olarak okuyacaktır. Eğer İsrail-Türkiye gerilimi aynı anda tetiklenirse, bölge kontrollü diplomasiden askeri caydırıcılık dönemine geçebilir.”

Bölgedeki askeri hareketlilik ve olası risklere de dikkat çeken Aşıkoğlu şu ifadeleri kullandı:

“Kimse açık savaş istemez. Ama tarih bize şunu öğretir: Savaşlar her zaman istenerek çıkmaz. Bazen yanlış hesap, aşırı özgüven, dışlama, prestij kaygısı ve kriz yönetimi eksikliği bir araya gelir. Bu kadar askeri yığınağın olduğu yerde bir kıvılcımın çıkması gayet normal olandır.”

“YENİ STATÜKO YA MASADA KURULACAK YA SAHADA ZORLANACAK”

Değerlendirmesinin sonuç bölümünde Doğu Akdeniz’de yeni bir dönemin başladığını savunan Aşıkoğlu şu görüşleri dile getirdi:

“Sonuç: Yeni Statüko Ya Masada Kurulacak Ya Sahada güç kullanımıyla zorlanacak.”

“Doğu Akdeniz’de eski statüko bitiyor. Bu artık açık.”

“Soru şudur: Yeni statüko masada mı kurulacak, sahada mı zorlanacak?”

Aşıkoğlu, bölgesel gelişmelerin zamanlamasına da dikkat çekerek şu değerlendirmeyi yaptı:

“Bu yasanın zamanlaması rastlantı değildir.

ABD, Doğu Akdeniz’de enerji ve güvenlik mimarisini kendi müttefikleri üzerinden kurumsallaştırarak Türkiye karşısında elini güçlendirmektedir. Bu çerçeve, ileride Kıbrıs pazarlıklarında tarafların önüne yeni statüko zemini olarak konulabilir.”

Kıbrıs tarihine ve büyük güç dengelerine işaret eden Aşıkoğlu şöyle devam etti:

“Tarih bize şunu gösteriyor: Kıbrıs’ta sahadaki krizler çoğu zaman masada daha önce çizilmiş büyük güç dengelerinin sonucudur.”

“NATO kendine bağlı ülkelerin savaşmasına izin vermeyecektir…”

Aşıkoğlu değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı: “Doğu Akdeniz’de oyun değişmiştir.”

“Bu kez Kıbrıs oyunun kenarında değil, tam merkezindedir.”

“Ve bu kez yapılacak hata sadece diplomatik değil, tarihî bir bedel doğuracaktır.”

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.