Tolga Atakan: Bilet fiyatlarına çözüm statü değişikliğinde değil
Eski Ulaştırma Bakanı Tolga Atakan, Ercan Havalimanı tartışmalarına dair bir açıklama yaptı. Atakan artan bilet fiyatlarına çözümün statü değişikliğinde değil "yıllık sefer/yolcu sayılarının ortaya koyularak bu noktada taşıyıcıların makul seviyelere çekilmesini sağlayacak adımların atılması" olduğunu ifade etti.
Eski Ulaştırma Bakanı Tolga Atakan, son günlerde yeniden gündeme gelen “Ercan Havalimanı iç hat statüsü” tartışmalarına ilişkin sosyal medya hesabından değerlendirmede bulundu.
Atakan, tartışmalarda sıkça kavram kargaşası yaşandığını belirterek, “Ercan Havalimanı iç hat statüsü altında uçulan bir meydan mı yapılacak, yoksa doğrudan iç hat gibi değerlendirilecek bir meydan mı olacak?” sorularının netleştirilmesi gerektiğini ifade etti.
Atakan, gerek özel işletme gerekse devlet kontrolündeki havalimanlarında, havayolu şirketlerine park, aydınlatma, yaklaşma gibi hizmetler için sefer başına ücretlendirme yapıldığını belirtti. Bu tarifelerin havalimanının konumu, büyüklüğü ve yolcu kapasitesi gibi birçok etkene göre değiştiğini ifade etti.
İç hat ve dış hat uçuşları bulunan meydanlarda farklı tarifeler uygulandığını hatırlatan Atakan, birçok havalimanında iç hat uçuşlarının nispeten daha düşük maliyetli olduğunu söyledi.
Türkiye’den Ercan Havalimanı’na yapılacak seferlerde “iç hat tarifesi” uygulanmasının tek başına maliyetleri düşürmeye ve bilet fiyatlarına yansımaya yeterli olmayacağını belirten Atakan, bu yaklaşımın gerçekçi olmadığını vurguladı.
Atakan, Türkiye’deki havalimanlarının büyük bölümünün özel işletmeciler tarafından yönetildiğini ve devletle yapılan anlaşmalar kapsamında yolcu ve uçuş garantileri bulunduğunu hatırlattı.
Olası bir uygulamada oluşacak maliyet farkının bir şekilde karşılanması gerektiğine dikkat çeken Atakan, bunun Türkiye Cumhuriyeti tarafından desteklenebileceğini ancak günlük uçuş sayıları dikkate alındığında önemli bir ekonomik yük ortaya çıkabileceğini ifade etti.
Atakan, iç hat ve dış hat uçuşlarının yapıldığı havalimanlarının uluslararası sivil havacılık kuralları çerçevesinde belirli standartlara ve güvenlik prosedürlerine tabi olduğunu vurguladı.
Uluslararası uçuşlarda ülke değişimi nedeniyle muhaceret, gümrük ve güvenlik uygulamalarının zorunlu olduğunu hatırlatan Atakan, bu altyapının eksiksiz şekilde sağlanmasının şart olduğunu ifade etti.
Batum–Artvin örneğini hatırlatan Atakan, İstanbul’dan Artvin’e uçan bir yolcunun Batum Havalimanı’na iniş yapması halinde Gürcistan’a giriş için sınır işlemlerini tamamlamak zorunda olduğunu, benzer şekilde EuroAirport modelinde de çoklu ülke kurallarının geçerli olduğunu belirtti.
Bu tür modellerin yalnızca uluslararası tanınırlığa sahip ülkeler arasında uygulanabildiğine dikkat çeken Atakan, gerekli sınır rejimi değişmeden Ercan Havalimanı için benzer bir uygulamanın teknik olarak mümkün olmadığını kaydetti.
Atakan, sivil havacılık sektöründe sigorta, jet yakıtı, personel maaşları ve diğer tüm gider kalemlerinin büyük ölçüde döviz üzerinden hesaplandığını belirterek, döviz kurlarındaki dalgalanmalar ve uluslararası krizlerin havayolu şirketleri için ciddi maliyet baskısı oluşturduğunu ifade etti.
Türkiye Cumhuriyeti’nde uygulanan “iç hat tavan fiyat” sisteminin birçok taşıyıcı açısından gelir kaybına yol açtığını dile getiren Atakan, şirketlerin bu kaybı telafi edebilmek için daha kârlı dış hatlara yöneldiğini söyledi.
KKTC’nin yıl boyunca yoğun talep gören bir destinasyon olduğunu vurgulayan Atakan, bu durumun havayolu şirketleri açısından kâr maksimizasyonu için avantajlı bir tablo oluşturduğunu kaydetti.
Atakan, mevcut fiyat türbülansının temel nedenlerinden birinin bu yapısal dengesizlikler olduğunu belirterek, iç hat tavan fiyat uygulamasının sektördeki fiyatlamayı doğrudan etkileyen unsurlar arasında yer aldığını ifade etti.
Atakan, ülkeye yapılan uçuşların daha makul seviyelere çekilebilmesi için Ercan Havalimanı’nın statüsünün değiştirilmesinin yeterli olmayacağını ifade ederek, yıllık sefer ve yolcu sayılarının net şekilde ortaya konulması gerektiğini söyledi.
Bu veriler üzerinden havayolu şirketlerinin daha dengeli bir fiyat politikasına yönlendirilebileceğini kaydeden Atakan, bu süreçte Türkiye Cumhuriyeti yetkili makamlarının da sürece katkı sağlamasının önem taşıdığını vurguladı.
Atakan ayrıca, mevcut koşullarda bir “milli havayolu” kurulmasının gerçekçi bir seçenek olmadığını belirterek, böyle bir girişimin sürdürülebilirliğine ilişkin ciddi soru işaretleri bulunduğunu ifade etti.
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.