KSP'den NATO sonrası açıklama: Savaş politikalarına ve militarizme hayır
KSP, Ankara'da gerçekleştirilen NATO Zirvesi'nin ardından yayımladığı açıklamada NATO'yu "emperyalist savaş politikalarının aracı" olarak nitelendirdi. Açıklamada, artan silahlanma politikalarının halkların refahı yerine savaş sanayiini güçlendirdiği belirtilirken, Kıbrıs'ın askeri rekabetin bir parçası haline getirilmesine de tepki gösterildi.
Kıbrıs Sosyalist Partisi (KSP), Ankara'da gerçekleştirilen NATO Zirvesi'nin ardından yazılı bir açıklama yayımlayarak NATO'nun izlediği politikalara yönelik eleştirilerde bulundu.
Merkez Komitesi adına Mehmet Birinci imzasıyla yayımlanan açıklamada, NATO'nun halklara güvenlik ve barış getiren bir yapı olmadığı, aksine emperyalist savaş politikalarının, silahlanma yarışının ve bölgesel paylaşım hesaplarının temel araçlarından biri olduğu ileri sürüldü.
Açıklamada, zirve öncesi ve sırasında Türkiye'de uygulandığı belirtilen yasaklar, gözaltılar ve baskıların, NATO'nun demokrasi ve özgürlük söylemiyle çeliştiği savunularak, savaş politikalarının sürdürülebilmesi adına temel demokratik hakların askıya alındığı iddia edildi.
KSP, zirvede öne çıktığını belirttiği "NATO 3.0" yaklaşımının daha fazla silahlanma, daha yüksek askeri harcamalar ve yoğun militarizm anlamına geldiğini öne sürdü. Savunma bütçelerindeki artışın eğitime, sağlığa, sosyal güvenliğe ve emekçilerin yaşam koşullarına ayrılması gereken kaynakların savaş sanayiine aktarılması sonucunu doğuracağı ifade edilen açıklamada, bunun bedelini işçi sınıfı ve emekçilerin ödeyeceği görüşü dile getirildi.
Açıklamada, NATO içerisindeki görüş ayrılıklarının da örgütün ortak değerler etrafında birleşen bir yapı olmadığını gösterdiği savunularak, ittifakın pazarlar, enerji yolları, silah ihaleleri ve jeostratejik nüfuz alanları üzerinden rekabet eden emperyalist güçlerin oluşturduğu bir yapı olduğu iddia edildi.
Türkiye'nin NATO'nun yeni savaş stratejileriyle uyumlu hareket ettiği öne sürülen açıklamada, savaş sanayiine yönelik kısıtlamaların kaldırılması, askeri harcamaların artırılması ve savaş ekonomisinden daha fazla pay alınmasına yönelik politikaların emekçi halkların değil, egemen sınıfların çıkarlarına hizmet ettiği ileri sürüldü. NATO Zirvesi'nin yalnızca askeri kararların alındığı bir toplantı olmadığı, aynı zamanda uluslararası savaş sanayii ile bölgesel iktidar bloklarının çıkar paylaşımına sahne olduğu görüşü paylaşıldı.
KSP açıklamasında Kıbrıs'a ilişkin değerlendirmelere de yer verildi. Adanın emperyalist askeri planların, üs siyasetinin, enerji ve güvenlik rekabetinin bir parçası haline getirilmesinin Kıbrıs halklarının yararına olmadığı savunularak, NATO'nun Doğu Akdeniz'de genişleyen rolünün Kıbrıs sorununu çözmek yerine daha fazla uluslararasılaştırdığı, militarize ettiği ve halkların iradesini dışlayan bir zemin oluşturduğu iddia edildi.
Parti, Kıbrıs'ın geleceğinin savaş bloklarının, garantörlük rejimlerinin, yabancı askeri üslerin ve emperyalist pazarlıkların konusu olmaması gerektiğini belirtti.
Açıklamanın sonunda KSP, halkların güvenliğinin NATO'da, silahlanmada veya emperyalist bloklarda değil; halkların kardeşliği, eşitlik, anti-emperyalist dayanışma ve sosyal adalette bulunduğunu savundu.
Parti ayrıca işçileri, emekçileri, gençleri, kadınları, sendikaları, barış yanlısı kesimleri ve ilerici toplumsal grupları NATO'nun savaş politikalarına, militarizme, silahlanma yarışına ve savaş ekonomisine karşı ortak mücadele yürütmeye çağırdı.
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.