Hüseyin Macit Yusuf: AP’nin kararı bizim açımızdan yok hükmündedir
Ulusal Türk Kuruluşları Dünya Konseyi Başkanı Hüseyin Macit Yusuf, Avrupa Parlamentosu kararının yok hükmünde olduğunu dile getirerek, tepki gösterdi.
Ulusal Türk Kuruluşları Dünya Konseyi Başkanı Hüseyin Macit Yusuf, Avrupa Parlamentosu'nun, Kıbrıs tarihinin gerçeklerinden kopuk, tek yanlı ve ağır ithamlar içeren kararını kınadı ve “Bu karar bizim açımızdan yok hükmündedir” dedi.
Yusuf, Avrupa Parlamentosu’na; "Türk milletine ve Türk Silahlı Kuvvetleri’ne yönelik mesnetsiz suçlamalarınızı geri çekin. Kıbrıs Türk halkının yaşadığı katliamları görmezden gelmekten vazgeçin. Rum-Yunan tezlerini Avrupa kurumlarının kararı haline getirerek Kıbrıs meselesindeki uçurumu daha da derinleştirmeyin." çağrısı yaptı.
Ulusal Türk Kuruluşları Dünya Konseyi Başkanı Hüseyin Macit Yusuf yaptığı yazılı açıklamada, Avrupa Parlamentosu’nun, Kıbrıs’ta kadınların ve çocukların yaşadığı acıları araştırmak istiyorsa, 20 Temmuz 1974’ten başlamaması gerektiğini belirtti.
Kıbrıs Türk halkının 1963 yılından itibaren maruz bırakıldığı saldırıları, zorunlu göçleri, kuşatmaları, toplu mezarları ve katliamları görmezden gelen hiçbir kararın adaletle, insan haklarıyla veya tarihi gerçeklerle ilgisi olamayacağına işaret eden Yusuf, Avrupa Parlamentosu üyelerine, Kanlı Noel, küvetin içerisinde çocuklarıyla birlikte katledilen Binbaşı Nihat İlhan’ın eşi Mürüvvet İlhan ve üç çocuğu, Muratağa, Sandallar ve Atlılar’da bebeklerin, çocukların, kadınların ve yaşlıların bulunduğu Kıbrıslı Türklerin toplu halde katledilmesi yanında Taşkent'te yapılan katliam ve arkada bırakılan acıların neden görmezden gelindiğini sordu.
"ACININ MİLLİYETİ OLMAZ. ADALET İSE SEÇİCİ DAVRANAMAZ"
Yusuf, 1974 Türk Barış Harekâtı’nın işgal olmadığını, Türkiye’nin, 1960 Garanti Antlaşması’ndan doğan hak ve sorumlulukları çerçevesinde, 15 Temmuz 1974’te Yunan Cuntası ve EOKA-B tarafından gerçekleştirilen darbenin ardından adaya müdahale ettiğini belirtti.
Bu müdahalenin yalnızca Kıbrıs Türk halkını değil, Rumların da hayatını kurtardığını, Kıbrıs’a barış ve güvenlik getirdiğini ifade eden Yusuf, Avrupa Parlamentosu’nun 15 Temmuz darbesini, Akritas Planı’nı, EOKA ve EOKA-B terörünü, Kıbrıs Türk halkına yönelik toplu saldırıları ve katliamları yok sayarak Türk ordusunu suçlamasının, tarih yazmak değil tarihi siyasi amaçlarla yeniden kurgulamak olduğunu belirtti.
Avrupa Parlamentosu’nun Rum-Yunan propaganda mekanizmasının etkisi altına girdiğini ve Kıbrıs meselesinde tarafsızlığını ve güvenilirliğini ciddi biçimde zedelediğini belirten Yusuf, “Türkiye’den askerî arşivlerini açmasını isteyenler, aynı cesaretle Rum Milli Muhafız Ordusu’nun, EOKA ve EOKA-B yapılanmalarının arşivlerinin açılmasını da talep etmelidir” dedi.
Yusuf, ayrıca Muratağa, Sandallar, Atlılar ve Taşkent katliamlarının bütün belgelerinin uluslararası araştırmacıların önüne konulması, 1963-1974 yılları arasında kaybolan, katledilen ve toplu mezarlara gömülen Kıbrıslı Türklerin dosyalarının da aynı hassasiyetle incelenmesi gerektiğini ifade ederek, "Tek taraflı tarih adalet değildir. Tek taraflı hafıza ise propaganda aracıdır" dedi.
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.