İÇ HABERLER
okuma süresi: 6 dak.

Mine Atlı, cinsel istismar davası sürecini anlattı: En büyük zorluk zanlının başka ülkeye kaçma tehlikesiydi

Mine Atlı, cinsel istismar davası sürecini anlattı: En büyük zorluk zanlının başka ülkeye kaçma tehlikesiydi

KAYAD aktivisti Avukat Mine Atlı, Lapta'daki çocuklara yönelik cinsel istismar soruşturmasında zanlının "Kıbrıs Cumhuriyeti" kimliği nedeniyle başka bir ülkeye kaçma ihtimalinin sürecin en büyük zorluğunu oluşturduğunu söyledi.

Yayın Tarihi: 16/07/26 16:46
okuma süresi: 6 dak.
Mine Atlı, cinsel istismar davası sürecini anlattı: En büyük zorluk zanlının başka ülkeye kaçma tehlikesiydi
Erge TEKSAMANCI
Özel Haber

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Merkezi Yürütme Kurulu üyesi ve KAYAD aktivisti Avukat Mine Atlı Kıbrıs Postası TV’de Canan Onurer’in sunduğu “Sabahın Haberleri” programına konuk oldu.

Avukat Mine Atlı, Lapta'da çocuklara yönelik cinsel istismar soruşturmasının 13 Haziran'da polise intikal ettiğini belirterek, sürecin hem Kuzey hem de Güney ayağında önemli zorluklarla karşılaşıldığını aktardı. Atlı, cinsel şiddet vakalarında kadın beyanının esas alınarak etkin soruşturma yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

"KONU POLİS'E 13 HAZİRAN'DA GİTTİ"

Gündemde olan, Lapta'da çocuklara yönelik cinsel istismar davasının süreciyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Atlı, konunun 13 Haziran'da polise gittiğini ifade etti. Çocukların annesinin olayı çocuklarından öğrendikten sonra ilk olarak zanlıyla yüzleşmek istediğini aktaran Atlı, yüzleşmenin ardından polise gidildiğini ifade etti. Mine Atlı ayrıca, söz konusu annenin KAYAD ile 23 Haziran'da iletişime geçtiğini aktardı.

"HER KARAKOLDA KADINLARA YÖNELİK DESTEK VERECEK KADIN ÖRGÜTÜ TEMSİLCİSİ BULUNMASINI ARZU EDERİZ"

Avukat Mine Atlı, İngiltere'yi örnek göstererek, her karakolda kadınlara yönelik destek verecek kadın örgütü temsilcisi bulunmasını arzuladıklarını belirtti. Güney Kıbrıs'ta da çocukların ifade verme sürecinde Hope isimli bir sivil örgütün desteği bulunduğunu ibelirten Atlı, çocukların ifadesinin bu örgütün binalarında alındığını aktardı. 

"KAYAD OLARAK EN BÜYÜK GAYEMİZ POLİS İLE ETKİN İŞBİRLİĞİ"

"Biz polis karakoluna girdiğimizde kesinlikle düşman gibi algılanıyoruz. Bir böyle olmasını arzulamıyoruz" diyen Atlı, polis içerisinde görevini layığı ile yapan kimselerin standartlaştırılması gerektiğini ifade etti. Atlı, KAYAD olarak en büyük gayelerinin polis ile etkin bir iş birliği yapabilmek olduğunu söyledi.

"SÜREÇTEKİ EN BÜYÜK ZORLUK ZANLININ BAŞKA ÜLKEYE KAÇMA TEHLİKESİYDİ"

Atlı, anne ve çocukların polis giderek ifade vermesiyle eş zamanlı olarak zanlının da eşyalarını toplayıp Güney Kıbrıs'a geçtiğini ifade etti. Annenin ifade ile KAYAD'a ulaşması arasında geçen 10 güne de değinen Atlı, bu süreç içerisinde polisten ve özel avukatlardan anneye yöneltilen tek sözün "Adam Güney'e kaçtı, yapabilecek bişey yok" olduğunu ifade etti. Atlı, şahsın "Kıbrıs Cumhuriyeti" kimliği bulunması sebebiyle bu süreçteki en büyük zorluğun başka bir ülkeye kaçma tehlikesi olduğunu kaydetti. 

"KAMPANYA YÜRÜTÜLEBİLMESİNİN SEBEBİ ÇOCUKLARIN BİREYSEL OLARAK SOSYAL MEDYADAN BAŞLATTIKLARI KAMPANYA"

Ben Kıbrıs'ta ne istersem yaparım" zihniyetindeki kişlerle muhattap olmak durumunda kaldıklarını belirten Mine Atlı, bununla birlikte uzun süredir kendilerine ulaşan kişiler için kampanyaya çıkılamadığını ifade etti. Atlı, öte yandan KAYAD'ın bu olay konusunda bir kampanya yürütebilmesinin de çocukların bireysel olarak sosyal medyadan başladttığı kampanyaya bağlı olduğuna işaret etti. Atlı, bunun sonrasında kampanyayı KAYAD'ın devraldığını aktardı.

"ZANLININ STOP LİSTESİNE KONMASI UZUN SÜRDÜ"

Sürecin Güney ayağının zorlu geçtiğini vurgulayan Atlı, sürece iki toplumlu teknik komitenin ve Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Mehmet Dana'nın destekleri bulunmasaydı yol katedilemeyeceğini belirtti. Atlı, zanlının "stop" listelerine konulması sürecinin uzun sürdüğünü kaydetti. Atlı, bu süreçte polisle birlikte şahsın "kapısına gitmenin" şahsın kaçma ihtimali açısından tehlikeli olması nedeniyle bunu yapmadıklarını aktararak sürecin zorlu olduğuna dikkat çekti.

"MAHKEME ANNENİN İFADESİNİ YETERSİZ BULDU, ÇOCUKLARDAN İFADE İSTEDİ"

Takibindeki tutukluluk sürecinin de zorlu olduğunu ifade eden Atlı, Güney'deki mahkemenin, annenin ifadesini yetersiz bulduğunu ifade etti. Mahkemenin, çocukların da ifadesini istediğini belirten Atlı, çocuklardan birinin pasaprtunun bulunamaması nedeniyle geçişte zorluk yaşandığını ve İngiliz Elçiliği ile Müsteşar Dana'nın yardımlarıyla sorunun aşıldığını ifade etti. Çocukların 2 kere ifade vermesini arzu etmediklerini ama zornda kalındığını ifade eden Atlı, ifadelerin 1 gün ardından ise tutuklama emrinin çıkarıldığını aktardı.

"ZANLININ PİLE KAPISINDAN TESLİM OLMASI BİLİNÇLİ BİR TERCİH OLABİLİR"

Atlı, Güney'de gerçekleşen ilk baskında zanlının evinde bulunamadığını fakat 1 gün ardından, 2. baskın hazırlıkları sürerken şahısın Kuzey sınırında teslim olduğunu belirtti. Zanlının kendisini Pile'den teslim ederek Rum polisi ile temas etmemesinin de bilinçli bir tercih olabileceğini aktaran Atlı, çocukların verdiği ifade sonrasında meselenin ayrıca "Kıbrıs Cumhuriyeti"nin de yetki alanına giren bir vaka haline geldiğini vurguladı.

"KADIN BEYANI ESAS ALINMALI"

Polis kuvvetlerinin kadın beyanını esas alarak etkin bir tahkikat gerçekleştirmesinin, ihbar kötü niyetliyse bile bunun ortaya çıkmasını sağlayacağını ifade eden Atlı, polise cinsel şiddet suçlarında kadın beyanını esas alarak etkin tahkikat yürütme çağrısında bulundu.

"2 ÇOCUK İLE BAŞLAYAN KAMPANYA 7 ÇOCUĞA ÇIKTI" 

2 çocuk ile başlayan kampanya sürecinin, ardından kendilerine ulaşan 5 diğer çocukla toplam 7 çocuğa yükseldiğini aktaran Atlı, İngiltere'de bulunan çocuğun ifadesinin alınabilmesi konusunda Polis Genel Müdürü Ali Adalıer'in desteğine teşekkür etti.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.