Yusuf Avcıoğlu: Kıbrıs Türk halkı enerji denkleminin merkezinde olmalıdır
Halkın Partisi Enerji Komitesi Başkanı Yusuf Avcıoğlu, Doğu Akdeniz'deki enerji ve altyapı projelerinde Kıbrıs Türk tarafının etkin rol üstlenmesi gerektiğini belirtti.
Halkın Partisi Enerji Komitesi Başkanı Yusuf Avcıoğlu, Doğu Akdeniz'deki enerji denkleminde Kıbrıs Türk halkının merkezde yer alması gerektiğini belirterek, Türkiye-KKTC doğalgaz boru hattının gelecekte su ve veri koridorlarıyla entegre edilebileceğini savundu.
Yazılı açıklama yapan Avcıoğlu, Doğu Akdeniz'deki güç mücadelesinin hidrokarbon yataklarının paylaşılmasının ötesine geçerek kıtalararası veri hatları, enterkonnekte elektrik şebekeleri ve su iletim hatlarını kapsayan çok boyutlu bir yapıya evrildiğini ifade etti.
Bölgedeki jeopolitik ve jeoekonomik dönüşümler yaşanırken Kıbrıs Türk tarafının edilgen yapıdan sıyrılarak sahip olduğu coğrafi ve stratejik avantajlarla bölgesel krizleri çözebilecek aktörlerden biri konumuna yükselmesi gerektiğini belirten Avcıoğlu, Mısır üzerinden sıvılaştırılmış doğal gazın (LNG), Türkiye üzerinden inşa edilecek doğrudan boru hattıyla uzun vadede rekabet edemeyeceğini savundu.
"MISIR İLE LNG, TÜRKİYE ÜZERİNDEN DOĞRUDAN BORU HATTI İLE UZUN VADEDE REKABET EDEMEZ"
Türkiye'nin denizaltı doğalgaz boru hattı projesi kapsamında yayımladığı NAVTEX'in, adaya doğalgaz boru hattı hedefinin operasyonel aşamaya geçtiğini gösterdiğini kaydeden Avcıoğlu, buna karşılık Güney Kıbrıs'ın da Mısır'la yaptığı anlaşmalarla Kıbrıs açıklarındaki gazı LNG tesisleri üzerinden Avrupa pazarına ulaştırmayı hedeflediğini belirtti.
Bu yöntemin yüksek işletme maliyetleri ile sıvılaştırma ve yeniden gazlaştırma süreçlerindeki enerji kayıpları nedeniyle ciddi ekonomik yük oluşturduğunu ifade eden Avcıoğlu, ticari gerçekler ve finansal fizibilitenin, Mısır ile LNG projesinin Türkiye üzerinden inşa edilecek doğrudan boru hattı seçeneğiyle uzun vadede rekabet edemeyeceğini ortaya koyduğunu öne sürdü.
"KITALARARASI GÜÇ ODAKLARININ ÇIKARLARI VE ALTYAPI ÇEKİŞMELERİ"
Avcıoğlu, bölgedeki altyapı projelerinin küresel aktörlerin enerji ve ticaret koridoru stratejileriyle doğrudan bağlantılı olduğunu belirterek, ABD, Avrupa Birliği, İsrail, Yunanistan, Mısır ve Güney Kıbrıs'ın farklı projeler geliştirdiğini, ancak tarafların gaz, elektrik ve su alanındaki yeni çözüm arayışlarının küresel aktörleri uzlaşı noktasına getirebileceğini savundu.
"NVIDIA’NIN VERİ MERKEZİ YÜKÜ, GÜNEY KIBRIS’I ELEKTRİK, SU VE AĞIR AB EMİSYON CEZALARI SARMALINA DAHA DA MAHKÛM EDİYOR"
Güney Kıbrıs'ın NVIDIA ile imzaladığı veri merkezi anlaşmasının elektrik ve su tüketimini önemli ölçüde artıracağını belirten Avcıoğlu, veri merkezlerinin ihtiyaç duyacağı enerji ve su nedeniyle elektrik tüketimi, fuel-oil kullanımı ve emisyon cezalarının artacağını ifade etti.
Kuzey Kıbrıs'ta ise santral kapasitesi, yenilenebilir enerji, depolama ve iletim yatırımlarının ertelenmesinin enerji arz güvenliğini olumsuz etkilediğini savunan Avcıoğlu, Teknecik Elektrik Santrali'ndeki plansızlık ve kalitesiz yakıt kullanımının çevre ve halk sağlığını tehdit etmeye devam ettiğini kaydetti.
"LÜBNAN İMZASI TAKTİKSEL HAMLEDİR; KRONİK OLARAK SORUNLU BİR ŞEBEKE TEK BAŞINA KIBRIS’A ÇÖZÜM OLAMAZ"
Avcıoğlu, Güney Kıbrıs'ın Lübnan ile elektrik şebekelerini denizaltı kablosuyla bağlama girişiminin tek başına frekans kararlılığına çözüm üretemeyeceğini savunurken, Türkiye ile KKTC arasında enterkonnekte elektrik şebekesi kurulmasına yönelik adımların ise ENTSO-E engeline takıldığını belirtti.
"KAYRAKTEPE, BOTAŞ VE İTÜ ÜÇGENİNDE YENİ BİR KORİDOR MU DOĞUYOR? SİLİFKE-YENİ ERENKÖY HATTI YENİ ENERJİ ÜSSÜ OLABİLİR"
Türkiye-KKTC doğalgaz boru hattının yalnızca enerji projesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Avcıoğlu, projenin Kayraktepe Barajı ve HES Projesi ekseninde şekillenebileceğini savundu.
BOTAŞ'ın Silifke doğalgaz ana omurgası hattı ile Kayraktepe Barajı'nın stratejik konumuna dikkat çeken Avcıoğlu, bu noktadan Akdeniz'e uzanacak bir hattın KKTC'de Yeni Erenköy'deki İTÜ Kuzey Kıbrıs Kampüsü arazisine ulaşmasının ihtimal dahilinde olduğunu belirtti.
Kayraktepe Barajı'ndan sağlanacak suyun ikinci bir denizaltı boru hattıyla Kıbrıs'a taşınmasının adaya ilave 150 ila 200 milyon metreküp su kapasitesi sağlayabileceğini öne süren Avcıoğlu, bunun doğalgaz hattının ilerleyen aşamalarda su ve veri hatlarıyla birleşerek Silifke-Yeni Erenköy hattında entegre bir koridora dönüşebileceğini ifade etti.
Avcıoğlu, gelecekte gaz, su ve veri koridorunun Yeni Erenköy'ü lojistik üs konumuna taşıyabileceğini de savundu.
"KIBRIS EKONOMİLERİNİ ULUSLARARASI PAZARDAN İZOLE EDECEK AĞIR CBAM TEHDİDİNE KARŞI ÇÖZÜM SU VE FREKANS TAKASIDIR"
Avrupa Birliği'nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'nın (CBAM) her iki tarafın ekonomisi açısından ciddi risk oluşturduğunu belirten Avcıoğlu, yüksek karbonlu enerjiyle üretilen ürünlerin uluslararası pazarlarda rekabet etmekte zorlanacağını ifade etti.
Bu noktada çözümün su ve frekans takasına dayalı bölgesel ortaklık modeli olduğunu savunan Avcıoğlu, Türkiye'den adaya ulaştırılacak ikinci su hattının Güney Kıbrıs'taki veri merkezlerinin soğutma sistemlerinde kullanılabileceğini, bunun karşılığında ise Güney Kıbrıs'ın Türkiye-KKTC enterkonnekte hattı üzerindeki ENTSO-E siyasi blokajının kaldırılmasına destek verebileceğini öne sürdü.
İsrail ve Güney Kıbrıs'ın da su karşılığında Doğu Akdeniz gazının Türkiye üzerinden Avrupa'ya taşınmasına onay verebileceğini savunan Avcıoğlu, bunun Washington ve Brüksel'in maliyet etkin enerji stratejileriyle de örtüşeceğini ileri sürdü.
"GELECEĞİN KÜRESEL ENERJİ KORİDORLARINA SEYİRCİ KALMAMAK İÇİN İÇERİDE MEVZUAT, TARİFE VE ŞEBEKE ALTYAPISINI ACİLEN MODERNİZE ETMELİYİZ"
Açıklamasının sonunda Kıbrıs Türk tarafının enerji mevzuatı, tarife yapıları ve şebeke altyapısını hızla modernize etmesi gerektiğini belirten Avcıoğlu, doğalgaz boru hattı öncesinde yasal ve kurumsal altyapının tamamlanması, uluslararası masaya ise eşit söz hakkına dayalı su, enerji ve veri entegre paketinin rasyonel mühendislik projeleriyle konulması gerektiğini ifade etti. Ayrıca, bu projelerin liyakatli kadrolarla hayata geçirilememesi halinde Kıbrıs Türk halkının küresel enerji koridorlarında yalnızca seyirci konumunda kalacağını savundu.
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.