İÇ HABERLER
okuma süresi: 4 dak.

Mete Hatay: Toprak başkadır, özel mülk başka

Mete Hatay: Toprak başkadır, özel mülk başka

Araştırmacı-Yazar Mete Hatay, mülkiyet meselesinin insan hakları temelinde ele alınması gerektiğini belirterek, Maraş ve kullanıcı bulunmayan Maronit mallarında iade adımları atılmasının hem mağduriyetleri azaltacağını hem de gelecekteki olası çözümün hukuki ve mali yükünü hafifleteceğini ifade etti.

Yayın Tarihi: 31/07/26 14:30
okuma süresi: 4 dak.
Mete Hatay: Toprak başkadır, özel mülk başka

Araştırmacı-Yazar Mete Hatay, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Kıbrıs'taki mülkiyet meselesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Hatay, mülkiyet sorununun kapsamlı çözüm sonrasına ertelenmesinin uzun yıllar Türk tarafının temel stratejisi olduğunu belirterek, bu yaklaşımın, "Toprak da mülkiyet de müzakere masasının parçasıdır; çözüm olmadan hiçbir şey iade edilmemelidir" anlayışına dayandığını ifade etti.

Mete Hatay, Loizidou kararı ile bu yaklaşımın hukuken sürdürülemeyeceğinin ortaya çıktığını savunarak, "Toprak ile özel mülkiyet aynı şey değildir. Toprak siyasal egemenlik ve kurucu devletin sınırlarıyla; özel mülkiyet ise bireyin hakkıyla ilgilidir" değerlendirmesinde bulundu.

Taşınmaz Mal Komisyonu'nun bireysel mağduriyetleri gidermek amacıyla kurulduğunu hatırlatan Hatay, komisyonun iade, maddi tazminat ve takas olmak üzere üç çözüm yolu öngördüğünü, ancak Türk tarafının maddi tazminat konusunda gerekli kaynakları ayırmadığını öne sürdü. Hatay, yükün yalnızca Türkiye'den aktarılan kaynaklarla karşılanmaya çalışıldığını ifade etti.

Başlangıçta üzerinde kullanıcı bulunmayan malların iadesine öncelik verileceğinin söylendiğini belirten Hatay, buna rağmen iadenin son derece sınırlı kaldığını ifade etti.

Hatay, üzerinde veya içerisinde kullanıcı bulunmayan ancak askeri bölgelerde yer alan Maronit malları ile Maraş'ın hâlâ "kapsamlı çözüm adına" bekletildiğini ileri sürerek, bu bölgelerde atılacak adımların en az 35-40 bin Maronit ve Rum göçmenin mülkiyet talebinin karşılanmasını sağlayabileceğini ifade etti. Üç Maronit köyünün askersizleşeceğini ve Maraş'ın kullanıma açılacağını belirten Hatay, buna rağmen konunun hâlâ bir insan hakkı ihlalinin giderilmesi olarak değil, "toprak tavizi" olarak görüldüğünü ifade etti.

Paylaşımında, "İçerisinde kullanıcı bulunmayan malını geri alıp kuzeyde yaşamak isteyen bir Kıbrıslı Rum varsa, sırf etnik kimliği nedeniyle buna itiraz edilmemelidir" ifadelerini kullanan Hatay, bunun özellikle Maronitler için tüm mallar bakımından geçerli olması gerektiğini kaydetti.

Hatay, özel mülkiyet hakkının tanınmasının o bölgenin egemenliğinin veya siyasal statüsünün devredilmesi anlamına gelmediğini savunarak, "Toprak başkadır, özel mülk başka" değerlendirmesinde bulundu.

İlk etapta Maraş ile yaklaşık 1,5 milyon dönümlük Rum mülkünün 6-7 bin dönümünün iade edilmesinin on binlerce kişinin mağduriyetini gidereceğini öne süren Hatay, bunun kuzeydeki mülkiyet yapısını kökten değiştirmeyeceğini, aksine gelecekteki çözümün hukuki, mali ve insani yükünü azaltacağını ifade etti.

Kıbrıs sorununun yalnızca bir emlak sorunu olmadığını vurgulayan Hatay, mülkiyet hakkının yerinden edilmiş insanların evlerine, köylerine ve geçmişlerine yeniden ulaşabilme hakkı olduğunu belirterek, insan haklarını pazarlık kozu olarak elde tutmanın çözüm stratejisi olmadığını, bunun yalnızca çözümsüzlüğün maliyetini büyüttüğünü, iki toplumlu ilişkileri zehirlediğini ve hukuku adeta bir silaha dönüştürdüğünü ifade etti.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.