Şahap Aşıkoğlu: Guterres Kıbrıs’a çözüm için değil, Doğu Akdeniz için geldi
Kıbrıs Postası’na değerlendirmelerde bulunan Şahap Aşıkoğlu, Guterres’in asıl motivasyonunun Doğu Akdeniz’de giderek derinleşen jeopolitik kırılganlık ve Türkiye–İsrail rekabeti olduğunu, mevcut uluslararası konjonktürde Kıbrıs’ın artık yalnızca iki toplum arasındaki bir sorun olmaktan çıktığını ifade etti.
Kıbrıs Postası’na değerlendirmelerde bulunan eski müsteşar Şahap Aşıkoğlu, son altı aydır Kıbrıs’ın artık yalnızca Kıbrıs sorunuyla açıklanabilecek bir ada olmadığını anlatmaya çalıştığını belirterek, Doğu Akdeniz’de enerji, deniz yetki alanları, uluslararası ticaret yolları ve güvenlik başlıklarının Kıbrıs’ı jeopolitik bir merkez haline getirdiğini söyledi.
Aşıkoğlu, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Kıbrıs ziyaretini de bu çerçevede değerlendirdiğini belirterek, adada Guterres’in ziyaretini gerektirecek ortak bir çözüm zemini veya güçlü bir siyasi iradenin bulunmadığını savundu.
Aşıkoğlu’na göre Guterres’in ziyaretinin temel mesajı, çözümsüz Kıbrıs sorununun artık yalnızca toplumlar arası bir anlaşmazlık olmaktan çıktığı yönünde oldu.
Aşıkoğlu, Guterres’in aslında Doğu Akdeniz’de büyüyen jeopolitik risklere dikkat çektiğini savunarak, Türkiye–İsrail rekabeti, Türkiye–AB ilişkileri ve bölgesel askeri dengelerin Kıbrıs üzerinden yeni kırılganlıklar üretebileceği uyarısında bulunduğunu ifade etti.
“ÖNCE ŞAM, SONRA LEFKOŞA TESADÜF DEĞİL”
Guterres’in önce Şam’a ardından Kıbrıs’a gelmesini de aynı jeopolitik çerçevede değerlendiren Aşıkoğlu, NATO’nun güney kanadında Türkiye–İsrail geriliminin giderek arttığını, Genel Sekreter’in asıl motivasyonunun da bu gelişmeler olduğunu düşündüğünü belirtti.
Ziyaretin diplomatik açıdan önemli ancak sınırlı bir ilerleme sağladığını ifade eden Aşıkoğlu, Guterres’in görev süresinin son döneminde Doğu Akdeniz’de büyüyen gerilimi Kıbrıs üzerinden yumuşatmaya çalıştığını ileri sürdü.
“KIBRIS ARTIK BÖLGESEL GÜVENLİĞİN PARÇASI”
Aşıkoğlu, Guterres’in New York’ta yaptığı açıklamalara da dikkat çekerek, Kıbrıs’ta çözüm arayışını acil hale getiren unsurun yalnızca adanın iç dinamikleri değil, hızla değişen bölgesel güvenlik ortamı olduğunu söyledi.
Kendi değerlendirmelerinin de bu yönde olduğunu belirten Aşıkoğlu, Guterres’in ifadelerinin bu analizi doğruladığını savundu.
“ÖNCE GÜVENLİK, SONRA KIBRIS DOSYASI”
Sürecin bundan sonraki aşamasına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Aşıkoğlu, önceliğin NATO’nun güney kanadındaki güvenlik mimarisinin yeniden şekillendirilmesi olacağını düşündüğünü ifade etti.
ABD açısından İsrail–Yunanistan–Güney Kıbrıs hattı ile Türkiye’nin stratejik konumunun ayrı dosyalar halinde ele alınacağını savunan Aşıkoğlu, Suriye, ticaret yolları, enerji ve deniz güvenliği gibi başlıklarda belirli uzlaşılar sağlandıktan sonra Kıbrıs dosyasının daha güçlü biçimde gündeme geleceğini ileri sürdü.
DÖRT OLASI SENARYO
Aşıkoğlu, önümüzdeki yaklaşık 18 aylık süreçte Kıbrıs ve Doğu Akdeniz için dört temel senaryonun öne çıkabileceğini değerlendirdi.
Bunların; mevcut statükonun güncellenmesi, Türkiye’nin bazı enerji ve güvenlik mekanizmalarına entegre edilmesi, bölgesel bloklaşmanın sertleşmesi ve güvenlik, enerji ile mülkiyet başlıklarını kapsayan kapsamlı bir Kıbrıs çözümü olduğunu belirten Aşıkoğlu, son seçeneğin mevcut koşullarda “neredeyse yok denecek kadar zayıf” bir ihtimal olduğunu ifade etti.
“ASIL ÖLÇÜ SİYASİ EŞİTLİK VE KARAR MEKANİZMALARINDA GÜÇ”
Değerlendirmesinin sonunda Türkiye’nin Doğu Akdeniz denkleminde dışlanamayacak kadar önemli bir aktör olduğunu vurgulayan Aşıkoğlu, Kıbrıs Türk tarafı açısından temel ölçütün ise siyasi eşitlik, enerji kaynaklarında ortak haklar ve karar alma mekanizmalarında gerçek güç paylaşımı olması gerektiğini belirtti.
Aşıkoğlu, bu unsurların bulunmaması halinde ortaya çıkabilecek yeni statükonun gelecek nesiller açısından kayıp oluşturacağı görüşünü dile getirdi.
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.