TDP'den 7 maddelik acil eylem planı: Tartışılması gereken kişinin kimliği değil, sistemin çöküşüdür!
TDP Genel Başkanı Zeki Çeler, ülkede izinsiz statüde bulunan kişilere ilişkin tartışmalarda asıl sorunun devletin takip mekanizmasının işlememesi olduğunu söyledi. Çeler, çalışma izinleri ve muhaceret sistemine yönelik 7 maddelik acil eylem planını açıklayarak, 48 saat içinde kriz masası kurulması ve en geç 90 gün içinde tek merkezli dijital statü takip sisteminin hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.
Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Başkanı Zeki Çeler, çalışma veya eğitim amacıyla ülkeye gelen kişilerin izin süreleri sona erdikten sonra devlet tarafından etkin şekilde takip edilememesinin artık basit bir idari aksaklık değil, kamu güvenliği, çalışma yaşamı, yükseköğretim ve insan haklarını ilgilendiren ciddi bir devlet sorunu haline geldiğini söyledi.
Çeler, çalışma izinleri, muhaceret kayıtları, üniversiteler ve polis arasında sağlıklı veri paylaşımı bulunmadığını belirterek, “Devlet limanda giriş kaydı oluşturup daha sonra insanı sistemden kaybeden bir yapı olamaz.” dedi.
"TARTIŞILMASI GEREKEN KİŞİNİN KİMLİĞİ DEĞİL, SİSTEMİN ÇÖKÜŞÜDÜR"
Boğazköy’de Hasan Düzgen’in yaşamını yitirdiği trafik kazasının ardından zanlının 2023 yılından bu yana ülkede izinsiz statüde bulunduğuna ilişkin mahkeme bilgilerini hatırlatan Çeler, tartışmanın kişilerin milliyeti üzerinden yürütülmesini doğru bulmadıklarını ifade etti.
“Asıl sorgulanması gereken; bu kişinin üç yılı aşkın süre boyunca sistem dışında nasıl kaldığı, hangi kurumun alarm vermesi gerekirken vermediğidir.” diyen Çeler, suçun milliyetinin olmadığını, devlet ihmallerinin de kimlik tartışmalarıyla örtülemeyeceğini söyledi.
"SORUN OPERASYON EKSİKLİĞİ DEĞİL, TAKİP SİSTEMİNİN OLMAYIŞIDIR"
Son günlerde yapılan polis denetimlerinde onlarca kişinin izinsiz statüde bulunduğunun ortaya çıktığını anımsatan Çeler, bazı mahkeme dosyalarında bin günü, hatta iki bin günü aşan izinsiz ikamet sürelerinin yer aldığını belirtti.
“Bir insanın 2 bin 699 gün boyunca sistem dışında kalabilmesi yalnızca bireysel ihlalle açıklanamaz. Bu, kurumsal takip mekanizmasının işlemediğinin göstergesidir.” ifadelerini kullandı.
"AF ÇIKARMAK ÇÖZÜM DEĞİLDİR"
2024 yılında çıkarılan çalışma affı sonrasında bu kişilerin nasıl statü dışına düştüğüne ilişkin veri toplanacağının açıklandığını hatırlatan Çeler, buna rağmen yeni muhaceret affı çıkarıldığını belirterek hükümete şu soruları yöneltti:
“Toplanan veriler nerede? Hangi şirketler hakkında işlem yapıldı? Kaç işverene yaptırım uygulandı? Kaç aracının faaliyeti durduruldu?”
Çeler, “Af çıkarmak sistem kurmak değildir.” dedi.
TDP'DEN 7 MADDELİK ACİL EYLEM PLANI
Çeler, çözüm için hazırladıkları yedi maddelik acil eylem planını da kamuoyuyla paylaştı.
Plana göre;
• Yeni yabancı işgücü ön izinleri 30 gün süreyle geçici olarak durdurulacak.
• Çalışma, Muhaceret, Polis, Sosyal Sigortalar ve üniversiteleri kapsayan tek merkezli dijital statü takip sistemi kurulacak.
• İşverenlere 72 saat içinde zorunlu bildirim yükümlülüğü getirilecek.
• İşçi getirme sadece devlet eliyle yapılacak.
• Çalışanlar kendi çalışma izinlerini ve sosyal güvenlik durumlarını dijital sistem üzerinden takip edebilecek.
• Üniversiteler ile eğitim aracıları da aynı takip sistemine dahil edilecek.
• Kurumlar arası ortak ve sürekli denetim modeli yeniden hayata geçirilecek.
"48 SAATTE KRİZ MASASI, 90 GÜNDE SİSTEM"
Hükümete çağrıda bulunan Çeler, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı’nın 48 saat içinde ortak kriz masası kurması, ilk 30 gün içinde mevcut kayıtların karşılaştırılması ve en geç 90 gün içerisinde tek merkezli dijital statü takip sisteminin devreye alınması gerektiğini söyledi.
“İnsanları hedef göstermek kolaydır. Devlet kurmak, kayıt tutmak, denetlemek ve hesap sormak ise siyasi irade gerektirir. Biz insanları değil, insanları sistem dışına iten bu düzeni hedef alıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.