Eşref Vaiz anlattı: Erdoğan’ın masasındaki 'gizli zarf' ve tarihi görüşme
Eski Sağlık Bakanı ve siyasetçi Eşref Vaiz, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı’nın “CTP ile AK Parti’nin arasını nasıl yaptılar, Eşref Vaiz anlatsın” sözleri üzerine Kıbrıs Postası’na konuştu. Vaiz, 2000'li yılların başında Ankara’da dönemin AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yapılan kritik görüşmenin perde arkasını anlattı; “Gizli zarf” çıkışıyla başlayan temasın, CTP’nin Türkiye ile ilişkilerinde yeni bir dönemin kapısını araladığını söyledi.
Eski Sağlık Bakanı Eşref Vaiz, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı’nın Kıbrıs Postası TV’de Gökhan Altıner’in programında sarf ettiği sözlere yanıt verdi. Arıklı’nın “sorun Eşref Vaiz’e, CTP’liler ile AK Parti ile arasını nasıl yaptılar da söylesin size” ifadelerini yine Kıbrıs Postası'na değerlendiren Vaiz, sürecin arka planında ideolojik dönüşüm, siyasi zorunluluk ve diplomatik stratejinin bulunduğunu vurguladı.

“ÖNYARGILAR BİZİ ZORLADI”
Vaiz, Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin (CTP) geçmişte Türkiye kökenli yurttaşlara ve emekçilere karşı mesafeli bir tutum sergilediğini kabul ederek, bunun ciddi bir çelişki yarattığını söyledi.
“Biz sol, sosyalist ve sosyal demokrat insanlardık. Ancak Türkiye’den gelenlere karşı soğuk davrandık. Oysa onlar emekçiydi. Bu çelişki bizi çok zorladı” diyen Vaiz, bu yaklaşımın parti içinde yoğun tartışmalara neden olduğunu ifade etti.
KRİZ DÖNEMİ VE OY KAYBI
CTP’nin doksanlı yılların sonunda ciddi bir siyasi kriz yaşadığını belirten Vaiz, Özker Özgür döneminde oy oranının yüzde yirmi beş civarında olduğunu, Mehmet Ali Talat’ın liderliğiyle birlikte bu oranın önce yüzde 13’e, ardından 2000 seçimlerinde yüzde 9,5 seviyesine kadar gerilediğini anlattı.
Bu düşüşün ardından parti içinde yeniden yapılanmaya gidildiğini, küskünlerin geri kazanılması ve farklı toplumsal kesimlerle temas kurulması yönünde adımlar atıldığını söyledi.
“YENİ STRATEJİYLE LEFKOŞA’YI KAZANDIK”
Vaiz, 2002 belediye seçimlerinde geliştirilen yeni stratejinin ilk somut sonucunun Lefkoşa’nın kazanılması olduğunu belirterek, oy oranının yüzde 36’ya yükseldiğini ifade etti.
Bu sürecin ardından erken seçim atmosferine girildiğini ve CTP’nin yeniden yükselişe geçtiğini kaydetti.
ANKARA İLE TEMAS ARAYIŞI
Türkiye’de Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) iktidara gelmesiyle birlikte Kıbrıs politikasında yeni bir söylemin ortaya çıktığını belirten Vaiz, “İlk kez muhafazakar bir hükümet açık şekilde federasyon diyordu. Bu bizi şaşırttı” dedi.
Bu gelişmenin ardından CTP’nin Ankara ile doğrudan temas kurma kararı aldığını, ancak başlangıçta resmi kanallardan randevu almakta zorlandıklarını söyledi.
15 DAKİKADA RANDEVU
Vaiz, gazeteci Cengiz Çandar’ın devreye girmesiyle sürecin hızlandığını belirterek, “Telefonu kapattıktan on beş dakika sonra randevu alındı” dedi.
Dönemin siyasi yasağı nedeniyle Recep Tayyip Erdoğan’ın parti genel başkanı, Abdullah Gül’ün ise başbakan olduğunu hatırlatan Vaiz, Ankara ziyaretinin oldukça riskli ve “engellenme ihtimali yüksek” bir girişim olduğunu dile getirdi.

İSTANBUL AYAĞI VE MEDYA TEMASLARI
Ankara’ya gitmeden önce İstanbul’da önemli gazetecilerle görüştüklerini belirten Vaiz, Mehmet Ali Birand ve Sami Kohen ile temas kurduklarını, Hürriyet gazetesi tesislerinde Birleşmiş Milletler yetkilileriyle telekonferans gerçekleştirdiklerini söyledi.
Bu görüşmelerin heyetin Ankara temaslarına psikolojik ve diplomatik hazırlık sağladığını ifade etti.
RECEP TAYYİP ERDOĞAN İLE KRİTİK GÖRÜŞME
Vaiz, AK Parti Genel Merkezi’nde yaşanan kritik görüşmenin detaylarını da paylaştı. Randevunun ilk etapta sistemde görünmemesi nedeniyle kısa süreli bir kriz yaşandığını belirten Vaiz, daha sonra içeri alındıklarını söyledi.
Görüşmede söze kendisinin başladığını aktaran Vaiz, Erdoğan’ın masasındaki “gizli” ibareli bir zarfa dikkat çektiğini ve bu zarfın içeriğinde CTP hakkında olumsuz değerlendirmeler bulunduğunu ifade etti.
“Rumcu, vatan haini, malları satacak gibi ithamların yer aldığını söyledim. Bunun doğru olmadığını anlattım. Aynı şekilde AK Parti hakkında da ‘iktidara gelince şeriat getirecek’ denildiğini hatırlattım” diyen Vaiz, bu karşılaştırmanın görüşmenin seyrini değiştirdiğini vurguladı.
“NE PARANI NE MEMURUNU” PANKARTI MASAYA GELDİ
Vaiz, görüşme sırasında Cumhuriyetçi Türk Partisi'ne yönelik hazırlanan bilgi notlarında yer alan bir başka iddianın da gündeme geldiğini anlattı. Erdoğan'ın, "Bir şey daha yazıyor, onu söylemedin" dediğini aktaran Vaiz, bunun üzerine "Ben görmedim ki, tahmin ettim" yanıtını verdiğini söyledi.
Erdoğan'ın bu kez, dönemin ortak mitinglerinde açılan "Ne paranı ne memurunu" yazılı pankartı hatırlattığını belirten Vaiz, söz konusu pankartın eylem komitesinin bilgisi ve onayı dışında açıldığını savundu. Vaiz, pankarta izin verilmediğini ve kısa süre içinde kaldırıldığını ifade ederek, yaşanan olayın bir provokasyon olduğunu Erdoğan'a aktardığını söyledi.
Bu açıklamanın ardından görüşmenin olumlu bir atmosferde devam ettiğini belirten Vaiz, Erdoğan'ın daha sonra odadaki büyükelçileri ve kendisini dışarı çıkardığını, Mehmet Ali Talat ile baş başa görüşmeye geçtiğini kaydetti. Bu görüşmenin ardından ise Erdoğan'ın dönemin Başbakanı Abdullah Gül ile temas kurulmasını sağladığını ifade etti.

GÜL İLE GÖRÜŞMEYE ANINDA BAĞLANTI
Vaiz, görüşmenin ardından Erdoğan’ın doğrudan dönemin Başbakanı Abdullah Gül’ü aradığını ve “yanımda Kıbrıs’tan ana muhalefet var, hemen görüşmeniz lazım” diyerek temas sağladığını belirtti.
Gül ile yapılan görüşmenin daha mesafeli geçtiğini ancak bu temasın Ankara ile ilişkiler açısından kritik bir eşik olduğunu söyledi.
“İLİŞKİLERİ YENİDEN KURDUK”
Vaiz, bu görüşmenin ardından CTP’nin Türkiye ile ilişkilerinde yeni bir dönemin başladığını ifade ederek, “Daha önce Tansu Çiller döneminde Demokrat Parti (DP) olmadan bizimle görüşülmezdi. Bu tablo değişti” dedi.
CTP’ye yönelik “parti satıldı” eleştirilerini de değerlendiren Vaiz, bunun yüzeysel bir yaklaşım olduğunu savundu. “Bu bir politik ve diplomatik stratejiydi. Ön yargıları kırma çabasıydı. Kısmen de başarılı olduk” ifadelerini kullandı.
“ÖNYARGILAR HALA TAM KIRILMADI”
Vaiz, 2008 sonrasında Türkiye ile ilişkilerde yeniden bir mesafe oluştuğunu belirterek, özellikle federasyon söylemi üzerinden yeni gerilimler yaşandığını söyledi.
“Alnımızda önyargısal bir damga var, kolay silinmiyor. Ama biz ilişkileri doğru zeminde kurmaya çalıştık” diyen Vaiz, sürecin hala tamamlanmadığını vurguladı.
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.