İÇ HABERLER
okuma süresi: 10 dak.

CTP'den “Toplum Güvenliği Eylem Planı” toplantısı: Ağır suçlarda ciddi artış var!

CTP'den “Toplum Güvenliği Eylem Planı” toplantısı: Ağır suçlarda ciddi artış var!

CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, ülkede ağır suçların niteliğinde ciddi artış yaşandığını belirterek, adam öldürmeye teşebbüs dosyalarının 2023’te 8’den 2025’te 14’e, ağır yaralama ve vahim darp dosyalarının ise 63’ten 113’e yükseldiğini açıkladı. İncirli, uyuşturucu, silah bulundurma ve cinsel istismar suçlarındaki artışa da dikkat çekerek, güvenlik politikalarının suç işlenmeden önce riskleri belirleyecek şekilde yeniden yapılandırılması gerektiğini söyledi.

Yayın Tarihi: 17/08/26 12:45
okuma süresi: 10 dak.
CTP'den “Toplum Güvenliği Eylem Planı” toplantısı: Ağır suçlarda ciddi artış var!

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP), toplumda son dönemde artan güvenlik sorunlarına ilişkin “Toplum Güvenliği Eylem Planı” gündemiyle Cumhuriyet Meclisi’nde basın toplantısı düzenledi.

Toplantıda konuşan CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, ülkedeki güvenlik sorunlarının değerlendirilmesi ve mevcut eksikliklerin giderilmesinin önemine dikkat çekti.

İncirli, toplum güvenliği konusunda yaşanan sorunların görmezden gelinerek veya hafife alınarak çözülemeyeceğini belirterek, güvenlik meselesinin yalnızca adli bir konu olarak ele alınmaması gerektiğini söyledi.

“GÜVENLİK KONUSU ADLİ DEĞİL, SİYASİ BİR MESELEDİR”

Güvenlik konusunun aynı zamanda siyasi bir mesele olduğunu ifade eden İncirli, mevcut tablonun yalnızca nüfusla ilgili olmadığını, yönetim kapasitesi ve toplum güvenliği açısından da değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

Toplam suç sayılarındaki düşüşün tek başına toplumun daha güvenli hale geldiğini göstermediğini belirten İncirli, suçların niteliği ve vahameti üzerinde durulması gerektiğini söyledi.

İncirli, halkı asıl tedirgin eden suç türlerinin ve toplumda güvenlik kaygısını artıran gelişmelerin rakamların ötesinde ele alınması gerektiğini vurguladı.

“ŞİDDET KÜLTÜRÜNÜN YAYGINLAŞTIĞINI GÖRÜYORUZ”

Toplumda şiddet kültürünün yaygınlaştığına dikkat çeken İncirli, bunun insanların günlük yaşamlarında doğrudan hissettiği bir mesele olmasa bile ciddi bir sorun olarak ele alınması gerektiğini ifade etti.

CTP’nin olağanüstü Genel Kurul çağrısını bu sorunların kapsamlı biçimde ele alınması amacıyla yaptığını belirten İncirli, konuyu çekiştirerek veya gündemi uzatarak siyasi bir tartışmaya dönüştürmek istemediklerini söyledi.

İncirli, hükümeti beklediklerini ancak buna karşın CTP’nin “şov yapmakla” suçlandığını belirterek, “Biz bu sorunun daha fazla ötelenmesini ve yapılması gerekenlerin daha fazla ihmal edilmesini doğru bulmuyoruz” mesajı verdi.

“HÜKÜMETİN MECLİS’E GELMEMESİ GERÇEĞİ ORTADAN KALDIRMAZ”

Hükümet milletvekillerinin olağanüstü toplantıya katılmamasına da değinen İncirli, hükümetin Meclis’e gelmemesinin ülkedeki güvenlik sorunlarını ortadan kaldırmadığını söyledi.

İncirli, mevcut sorunlarla yüzleşilmesi gerektiğini belirterek, “Bütün bunlarla yüzleşmemiz gerekiyor. Bunlarla yüzleşmediğimiz takdirde sorunları çözemeyiz” ifadelerini kullandı.

“NÜFUS KONUSU UZUN ZAMANDIR TAHMİNLERLE YÜRÜTÜLÜYOR”

Nüfus konusuna da değinen İncirli, uzun zamandır nüfusun tahminlerle yürütüldüğünü ve ülkede kaç kişinin yaşadığının kesin olarak bilinmediğini savundu.

Bunun bütünlüklü bir devlet politikasıyla ele alınmadığını belirten İncirli, kurumların birbirinden habersiz ve denetimsiz şekilde hareket ettiği bir alan oluştuğunu söyledi.

Nüfusun bilinmemesinin doğrudan doğruya yönetim kapasitesi ve toplum güvenliği sorununa dönüştüğünü ifade eden İncirli, konuya bütünlüklü bir yaklaşımla eğilmek gerektiğini kaydetti.

“KAÇ KİŞİNİN, HANGİ STATÜYLE YAŞADIĞI BİLİNMELİ”

İncirli, ülkede kaç kişinin yaşadığının yanı sıra bu kişilerin hangi statüyle, nerede ve hangi amaçla bulunduğunun da bilinmesi gerektiğini söyledi.

Ülkede bulunan kişilerin yasal statülerinin devam edip etmediğinin de takip edilmesi gerektiğini belirten İncirli, hükümetin bu konularda yeterli bilgiye sahip olmamasının yönetim kapasitesi açısından önemli bir sorun oluşturduğunu ifade etti.

Nüfus ve nüfus hareketlerinin doğru biçimde takip edilmesinin yalnızca istatistik açısından değil, kamu hizmetlerinin planlanması ve toplum güvenliğinin sağlanması açısından da gerekli olduğunu vurguladı.

“SUÇ İŞLENMEDEN ÖNCE RİSKLER BELİRLENMELİ”

İncirli, suçların ardından faillerin yakalanması konusunda polisin başarılı çalışmalar yaptığını belirtti.

Ancak güvenlik politikasının yalnızca suç işlendikten sonra faillerin yakalanmasına odaklanmaması gerektiğini ifade eden İncirli, suç işlenmeden önce risklerin belirlenmesi ve önleyici çalışmaların yürütülmesi gerektiğini söyledi.

Bunun için yapısal değişikliklere ihtiyaç olduğunu belirten İncirli, “Suç işlenmeden önce riskler belirlenmeli ve önüne geçilmelidir” ifadelerini kullandı.

İncirli, ağır suçlarda artış yaşandığını ve bu durumun yok sayılmaması gerektiğini belirterek, ülkede yılda yaklaşık 54 bin dava süreci bulunduğunu söyledi. Bu davaların yaklaşık 47 bininin trafik suçlarından oluştuğunu belirten İncirli, trafiğin de ülkenin en önemli sorunlarından biri olduğunu ifade etti.

Adli suçların sayısının yaklaşık 5 bin 700 olduğunu belirten İncirli, suçların niteliği açısından ciddi bir artış yaşandığını ve rakamların da bunu ortaya koyduğunu söyledi.

AĞIR SUÇLARDA ARTIŞ

Halkı asıl tedirgin eden verilerin ağır suçlardaki artış olduğunu belirten İncirli, 2023 yılında 8 adam öldürmeye teşebbüs dosyası bulunduğunu, bu sayının 2025 yılında 14’e yükseldiğini açıkladı.

Ağır yaralama ve vahim darp dosyalarının da 63’ten 113’e çıktığını belirten İncirli, silah bulundurma suçlarında da benzer şekilde yaklaşık iki katlık artış yaşandığını söyledi.

Cinsel istismara yönelik suçlarda da artış olduğunu ifade eden İncirli, paylaşılan rakamların vaka sayısı değil, dosyalama sayısı olduğuna dikkat çekti.

Bu nedenle söz konusu verilerin “buzdağının görünen kısmı” olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirten İncirli, suçların niteliğindeki değişimin toplum açısından daha önemli bir gösterge olduğunu vurguladı.

“EN ÇARPICI ARTIŞ UYUŞTURUCUDA”

İncirli, en çarpıcı artışın ise uyuşturucu suçlarında görüldüğünü söyledi.

Uyuşturucuyla ilgili dava sayısının 364’ten 500’e yükseldiğini belirten İncirli, sahtecilik suçlarında da artış yaşandığını ifade etti.

Suça itilen çocukların işlediği suç oranlarının da yükseldiğini belirten İncirli, bu başlıkların toplumun özellikle hassasiyet gösterdiği konular arasında yer aldığını söyledi.

“CEZAEVİNDEKİLERİN YÜZDE 30’U KKTC VATANDAŞI”

Cezaevinde bulunan kişilerin uyruklarına ilişkin tartışmalara da değinen İncirli, cezaevindeki kişilerin yaklaşık yüzde 30’unun KKTC vatandaşı olduğunu belirtti.

Bu verilerin yabancı düşmanlığı üzerinden okunmaması gerektiğini vurgulayan İncirli, konunun kayıt dışılık ve muhaceret sistemindeki zaafiyetler çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

İncirli, cezaevindeki hükümlü ve tutuklu sayısının da cezaevi kapasitesini aştığını ifade etti.

“ÜLKEYE KİM GELİR, KİM GİDER BİLİNMİYOR”

Güvenlik sorunuyla mücadelenin bütünlüklü bir yaklaşım gerektirdiğini belirten İncirli, bunun aynı zamanda kayıt dışılıkla mücadele anlamına geldiğini söyledi.

Ülkeye kimlerin geldiğinin, kimlerin ayrıldığının ve ülkede kimlerin yaşadığının ve ne yaptığının bilinmesi gerektiğini ifade eden İncirli, bu bilgilerin kamu yönetimi açısından temel bir gereklilik olduğunu kaydetti.

CTP olarak bu konuları Meclis’te konuşmayı tercih ettiklerini belirten İncirli, ancak hükümet milletvekillerinin bugün Meclis’e gelmediğini söyledi.

İncirli, güvenlik sorunlarının çözümü için ağır suçlardaki artışın, kayıt dışılığın, muhaceret sistemindeki sorunların ve nüfus yönetimindeki eksikliklerin birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı.

“RİSKLER ÖNCEDEN BELİRLENMELİ”

CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, toplum güvenliğinin sağlanması için çalışan bir dijital devlet yapısının oluşturulması gerektiğini belirterek, risklerin önceden belirlenebileceği ve buna göre güvenlik önlemlerinin alınabileceği bir sistem kurulması gerektiğini söyledi.

Bu kapsamda ilk çalışmalarından birinin nüfus sayımı olacağını ifade eden İncirli, nüfusun doğru ve güncel biçimde bilinmesinin güvenlik ve kamu yönetimi açısından temel öneme sahip olduğunu kaydetti.

“MAKS PROJESİ ÖNEMLİ, ANCAK KAYIT DIŞILARI DA SAYMALIYIZ”

İncirli, Mekânsal Adres Kayıt Sistemi (MAKS) projesinin önemli bir çalışma olduğunu belirterek, projenin ilerlemesi için çaba göstereceklerini ifade etti.

Ancak mevcut sistemin yalnızca kayıtlı kişileri sayabildiğine dikkat çeken İncirli, asıl ihtiyacın kayıt dışı kişilerin de tespit edilmesini sağlayacak kapsamlı bir sisteme sahip olmak olduğunu söyledi.

İncirli, “Nihai hedefimiz kapsamlı bir nüfus sayımı yapmak ve nüfusu bir daha saymayı gerektirmeyen çağdaş bir sistem kurarak bunu sayabilir hale gelmektir” dedi.

Nüfusun düzenli ve güvenilir biçimde takip edilebildiği çağdaş bir dijital devlet altyapısının oluşturulmasının, hem kamu hizmetlerinin planlanması hem de toplum güvenliği açısından önemli olduğunu vurguladı.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.